TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
güzel {s} adrett {adj}
güzel {s} angenehm {adj}
güzel {s} Bilderbuch {adj}
güzel {s} doli {adj}
güzel {s} [sp]fair {adj}
güzel {s} feenhaft {adj}
güzel {a} gefällig {a}
güzel {i} die Grazie {f}
güzel {s} gut {adj}
güzel {s} herrlich {adj}
güzel {s} holdselig {adj}
güzel {s} hübsch {adj}
güzel {s} lieblich {adj}
güzel {a} wesentlich {a}
güzel {s} schön {adj}
güzel {s} wirtlich {adj}
güzel {s} wohlklingend {adj}
güzel ama pahalı {allg} zwar schön aber teuer {allg}
güzel ancak soğuk {s} puppenhaft {adj}
güzel ancak soğuk surat {i} das Puppengesicht {n}
güzel avrat otu {i} die Tollkirsche {f}
güzel biçimli {s} formschön {adj}
güzel bir yer {allg} eine schöne Gegend {allg}
güzel buluşları olan {s} einfallsreich {adj}
güzel çiçek {i} das Blümchen {n}
güzel göğüslü {s} schönbusig {adj}
güzel hava {allg} schönes Wetter {allg}
güzel kadın {i} die Grazie {f}
güzel kadın {i} das Persönchen {n}
güzel kadın {allg} schöne Frau {allg}
güzel kadın {i} die Schönheit {f}
güzel kadın boynu {i} [hayb]der Schwanenhals {m}
güzel kız {allg} fabelhaftes Mädchen {allg}
güzel kız {allg} hübsches Mädchen {allg}
güzel kız {allg} schönes Mädchen {allg}
güzel kız {i} die Schönheit {f}
güzel kız {i} [anat]der Zahn {m}
güzel kokan {s} balsamisch {adj}
güzel kokan {s} wohlriechend {adj}
güzel kokmak {itr} duften {itr}
güzel kokmak {allg} süß riechen {allg}
güzel koku {i} das Aroma {n}
güzel koku {i} die Blume {f}
güzel koku {i} der Duft {m}
güzel koku {i} der Geruch {m}
güzel koku {i} das Odeur {n}
güzel koku {i} das Parfüm {n}
güzel koku {i} der Wohlgeruch {m}
güzel koku {allg} würziger Duft {allg}
güzel koku sürmek {itr} parfümieren {itr}
güzel koku veren sprey {i} das Desodorans {n}
güzel koku veren sprey {i} das Desodorant {n}
güzel koku yaymak {itr} duften {itr}
güzel kokular saçan {s} duftend {adj}
güzel kokulu {s} aromatisch {adj}
güzel kokulu {s} duftend {adj}
güzel kokulu {s} wohlriechend {adj}
güzel kokulu madde {i} der Duftstoff {m}
güzel konuşan {s} beredsam {adj}
güzel konuşan {s} beredt {adj}
güzel konuşan kişi {i} der Rhetoriker {m}
güzel konuşma {i} die Beredsamkeit {f}
güzel konuşma {i} die Beredtheit {f}
güzel konuşma {i} die Deklamation {f}
güzel konuşma sanatı {i} die Redekunst {f}
güzel konuşma sanatı {i} die Rhetorik {f}
güzel konuşma sanatı ile ilgili {s} rhetorisch {adj}
güzel konuşmak {v} deklamieren {v}
güzel laflarla kandırmak {fi} abspeisen {v}
güzel manzara {i} die Natur {f}
güzel müzik {allg} zarte Musik {allg}
güzel oda hizmetçisi kadın {i} das Kammerkätzchen {n}
güzel okuma {i} die Deklamation {f}
güzel okumak {v} deklamieren {v}
güzel olmayan {s} unästhetisch {adj}
güzel olmayan {s} unschön {adj}
güzel olurdu {allg} das wäre schön {allg}
güzel sanatlar {allg} bildende Künste {allg}
güzel sanatlar {allg} die bildenden Künste {allg}
güzel sanatlar {allg} die schönen Künste {allg}
Indirekte Treffer
alkollü veya alkolsüz olarak pazarlanan güzel kokulu sıvı {i} das Eau de Toilette {n}
biçimi güzel {s} wohl geformt {adj}
bugün hava güzel {allg} heute ist es schön {allg}
burası çok güzel çiçek kokuyor {allg} es duftet hier nach Blumen {allg}
burası güzel {allg} hier ist es schön {allg}
cennet gibi güzel yer {i} das Eden {n}
çok çok güzel {s} wunderschön {adj}
çok güzel {s} vorzüglich {adj}
çok güzel {s} wundervoll {adj}
çok güzel {s} bildhübsch {adj}
çok güzel {allg} recht hübsch {allg}
çok güzel {s} wunderbar {adj}
çok güzel {s} charmant {adj}
çok güzel {s} vortrefflich {adj}
çok güzel {s} ätherisch {adj}
çok güzel {s} pikobello {adj}
çok güzel {s} wonniglich {adj}
çok güzel {s} brillant {adj}
çok güzel {s} unbeschreiblich {adj}
çok güzel {s} allerliebst {adj}
çok güzel {s} picobello {adj}
çok güzel {s} wonnig {adj}
çok güzel {s} blendend {adj}
çok güzel {s} Super {adj}
çok güzel {a} wunderschön {a}
çok güzel {s} himmlisch {adj}
çok güzel {allg} wie im Bilderbuch {allg}
çok güzel {s} bildschön {adj}
çok güzel {allg} sehr schön {allg}
çok güzel {s} wunderhübsch {adj}
çok güzel {s} doli {adj}
çok güzel bir kız {i} die Schöne {f}
çok güzel kadın {allg} blendende Frau {allg}
çok güzel! {allg} echt schön {allg}
çok güzel! {allg} das macht Spass {allg}
daha da güzel hale getirmek {v} verschönern {v}
elle çizilmiş kadar güzel {s} bildschön {adj}
elle yapılmış kadar güzel {s} Bilderbuch {adj}
en güzel yaşta {allg} im besten Alter {allg}
fotoğrafta güzel çıkan {s} [fot]bildwirksam {adj}
gelişi güzel {a} wahllos {a}
gelişi güzel {allg} aufs Geratewohl {allg}
gelişi güzel {allg} auf gut Glück {allg}
güzel ama pahalı {allg} zwar schön aber teuer {allg}
güzel ancak soğuk {s} puppenhaft {adj}
güzel ancak soğuk surat {i} das Puppengesicht {n}
güzel avrat otu {i} die Tollkirsche {f}
güzel biçimli {s} formschön {adj}
güzel bir yer {allg} eine schöne Gegend {allg}
güzel buluşları olan {s} einfallsreich {adj}
güzel çiçek {i} das Blümchen {n}
güzel göğüslü {s} schönbusig {adj}
güzel hava {allg} schönes Wetter {allg}
güzel kadın {i} die Schönheit {f}
güzel kadın {allg} schöne Frau {allg}
güzel kadın {i} das Persönchen {n}
güzel kadın {i} die Grazie {f}
güzel kadın boynu {i} [hayb]der Schwanenhals {m}
güzel kız {i} die Schönheit {f}
güzel kız {allg} schönes Mädchen {allg}
güzel kız {allg} hübsches Mädchen {allg}
güzel kız {allg} fabelhaftes Mädchen {allg}
güzel kız {i} [anat]der Zahn {m}