TürkischDeutsch 
Indirekte Treffer
bir şeyden alınmış olmak {allg} einer Sache entstammen {allg}
bir şeyden alma {i} die Entnahme {f}
bir şeyden anlam çıkarmak {fi} heraushören {v}
bir şeyden anlamak {allg} von einer Sache verstehen {allg}
bir şeyden anlamak {v} beherrschen {v}
bir şeyden ayrılmak {allg} von etw abkommen {allg}
bir şeyden ayrılmamak {allg} an etw festhalten {allg}
bir şeyden bahsetmek {allg} von etwas handeln {allg}
bir şeyden başlamak {fi} ausgehen {v}
bir şeyden bir miktar sahip olmak {allg} angehaucht sein {allg}
bir şeyden bir şey çıkarmak {allg} einer Sache etwas entziehen {allg}
bir şeyden bir şey elde etmek {allg} aus gewinnen {allg}
bir şeyden bıkmak {allg} Leid sein {allg}
bir şeyden bıkmak {allg} einer Sache müde sein {allg}
bir şeyden bıkmak {allg} etwas satt haben {allg}
bir şeyden bıkmak {allg} satt bekommen {allg}
bir şeyden bıkmış olmak {allg} die Nase voll haben {allg}
bir şeyden çekinmek {allg} zurückhalten {allg}
bir şeyden çekinmek {v} fliehen {v}
bir şeyden çekinmek {fi} ausweichen {v}
bir şeyden çıkar sağlamak {allg} Vorteil aus einer Sache ziehen {allg}
bir şeyden çıkar sağlamak {allg} aus etw Nutzen ziehen {allg}
bir şeyden ders çıkarmak {allg} eine Lehre aus etw ziehen {allg}
bir şeyden dolayı utanmak {allg} schämen {allg}
bir şeyden dolayı yakınmak {allg} über etw jammern {allg}
bir şeyden faydalanmak {allg} von etw Gebrauch machen {allg}
bir şeyden faydalanmak {allg} zu Hilfe nehmen {allg}
bir şeyden faydalanmak {allg} von haben {allg}
bir şeyden faydalanmak {allg} aus etw Kapital schlagen {allg}
bir şeyden hareket etmek {allg} davon ausgehen {allg}
bir şeyden hareket etmek {fi} ausgehen {v}
bir şeyden hoşlanmak {allg} an etwas ergötzen {allg}
bir şeyden hoşlanmak {fi} an etw Gefallen finden {v}
bir şeyden hoşlanmak {v} gustieren {v}
bir şeyden hoşlanmak {s} abgewinnen {adj}
bir şeyden hoşlanmak {v} goutieren {v}
bir şeyden hoşlanmak {fi} Geschmack finden an etw {v}
bir şeyden hoşlanmak {allg} lieben {allg}
bir şeyden hoşlanmamak {allg} nicht leiden können {allg}
bir şeyden hoşlanmamak {allg} abgeneigt sein {allg}
bir şeyden hoşlanmamak {allg} einer Sache abgeneigt sein {allg}
bir şeyden hoşlanmaya başlamak {allg} an etw Geschmack finden {allg}
bir şeyden hoşnut olmak {fi} dreinfinden {v}
bir şeyden ileri gelmek {itr} Beruhen {itr}
bir şeyden iyi anlamak {allg} einer Sache Kenner sein {allg}
bir şeyden iyi anlayan {i} der Kenner {m}
bir şeyden iyice faydalanmak {fi} ausnutzen {v}
bir şeyden iyice faydalanmak {fi} ausnützen {v}
bir şeyden kaçmak {allg} vor etw fliehen {allg}
bir şeyden kaynaklanmak {fi} herrühren {v}
bir şeyden kısmak {allg} mit etw knausern {allg}
bir şeyden korkma {i} [hek]die Angstneurose {f}
bir şeyden korkmak {allg} vor etw Angst haben {allg}
bir şeyden korkmak {fi} fürchten vor etw {v}
bir şeyden korkmak {allg} befürchten {allg}
bir şeyden kurtulmak {allg} einer Sache entledigen {allg}
bir şeyden kurtulmak {fi} abwerfen {v}
bir şeyden kurtulmak {fi} loswerden {v}
bir şeyden kurtulmak {allg} los sein {allg}
bir şeyden kurtulmak {allg} erheben {allg}
bir şeyden kurtulmak {itr} entgehen {itr}
bir şeyden kurtulmak {allg} vom Halse schaffen {allg}
bir şeyden kurtulmak {allg} einer Sache enthoben sein {allg}
bir şeyden öte {allg} über etw hinaus {allg}
bir şeyden payını almak {fi} abkriegen {v}
bir şeyden rahatsız olmak {allg} stören {allg}
bir şeyden rahatsızlık duymak {allg} stoßen {allg}
bir şeyden sakınmak {allg} meiden {allg}
bir şeyden sakınmak {fi} ausweichen {v}
bir şeyden silme {i} die Streichung {f}
bir şeyden sonuç çıkarmak {v} aus schlussfolgern {v}
bir şeyden sonuç çıkarmak {v} ersehen {v}
bir şeyden sonuçlar çıkarmak {allg} Schlüsse ziehen aus etw {allg}
bir şeyden şüphelenmek {fi} anzweifeln {v}
bir şeyden şüphelenmek {allg} mit Argwohn betrachten {allg}
bir şeyden tiksinmek {itr} widerstreben {itr}
bir şeyden uzak bulunmak {allg} einer Sache entrückt sein {allg}
bir şeyden uzak durmak {allg} meiden {allg}
bir şeyden uzak kalmak {allg} fernhalten {allg}
bir şeyden vazgeçememek {allg} nicht missen können {allg}