TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
özgü {a} besondere {a}
özgü {s} charakteristisch {adj}
özgü {a} eigen {a}
özgü {s} eigentümlich {adj}
özgü {a} für {a}
özgül {a} spezifisch {a}
özgül ağırlık {allg} spezifisches Gewicht {allg}
özgül direnç {allg} spezifischer Widerstand {allg}
özgül dönme {allg} spezifische Drehung {allg}
özgül dönme sayısı {allg} spezifische Drehzahl {allg}
özgül hacim {allg} spezifisches Volumen {allg}
özgül ısı {allg} spezifische Wärme {allg}
özgül oluşturulmuş sabit kıymetler {allg} selbsterstellte Anlagen {allg}
özgüllük {i} die Eigenschaft {f}
özgün {a} authentisch {a}
özgün {s} kunstvoll {adj}
özgün {s} Original {adj}
özgün {allg} originär {allg}
özgün {s} originell {adj}
özgün baskı {i} [bas]die Schwarzweißkunst {f}
özgün baskı sanatı {i} [bas]die Radierung {f}
özgün esere uygun olarak {s} werkgetreu {adj}
özgün sanat eseri {i} der Kunstprodukt {m}
özgün sanat eseri {i} das Kunstwerk {n}
özgünlük {i} die Originalität {f}
özgür {s} eigenstaatlich {adj}
özgür {s} eigenständig {adj}
özgür {s} frei {adj}
özgür {s} ledig {adj}
özgür {a} selbständig {a}
özgür {s} unabhängig {adj}
özgür {s} unbenommen {adj}
özgür {s} ungebunden {adj}
özgür bırakma {i} die Entledigung {f}
özgür bırakma {i} die Erlösung {f}
özgür bırakmak {v} enthaften {v}
özgür düşünceli {i} der Freidenker {m}
özgür düşünceli {s} freidenkerisch {adj}
özgür düşünceli {i} der Freigeist {m}
özgür düşünceli {s} freigeistig {adj}
özgür düşünen {s} freigeistig {adj}
özgür irade {allg} freier Wille {allg}
özgür kılma {i} die Emanzipation {f}
özgür kılmak {fi} emanzipieren {v}
özgür olmama {i} die Dependenz {f}
özgür olmama {i} die Unselbständigkeit {f}
özgür olmayan {s} unfrei {adj}
özgür olmayan {s} unselbständig {adj}
özgürce {a} frei {a}
özgürce {s} leger {adj}
özgürce hareket edebilme {i} die Bewegungsfreiheit {f}
özgürlüğe karşı işlenen suç {i} das Freiheitsdelikt {n}
özgürlüğü {i} [din]die Religionsfreiheit {f}
özgürlüğü bağlayıcı ceza {i} die Freiheitsstrafe {f}
özgürlüğün kısıtlanması {i} die Freiheitsberaubung {f}
özgürlüğüne kavuşmak {fi} loskommen {v}
özgürlüğüne kavuşturma {i} die Emanzipation {f}
özgürlüğüne kavuşturmak {fi} emanzipieren {v}
özgürlüğünü kısıtlamak {fi} kurzhalten {v}
özgürlük {i} die Freiheit {f}
özgürlük {allg} höchste Staatsgewalt {allg}
özgürlük {i} die Selbständigkeit {f}
özgürlük {i} die Unabhängigkeit {f}
özgürlük {i} die Ungebundenheit {f}
özgürlük arzusu {allg} Drang zur Freiheit {allg}
özgürlük hakları {i} das Freiheitsrecht {n}
özgürlük kısıtlaması {i} [huk]der Freiheitsentzug {m}
özgürlük savaşçısı {i} der Freiheitskämpfer {m}
özgürlük savaşı {i} der Freiheitskrieg {m}
özgürlük simgesi şapka {i} die Freiheitsmütze {f}
özgürlükçü {s} freiheitlich {adj}
özgürlükçü {s} freiheitsliebend {adj}
özgürlükçü {s} freisinnig {adj}
özgürlükçü {s} liberal {adj}
özgürlükçülük {i} der Freisinn {m}
özgürlükçülük {i} die Liberalität {f}
özgürlükten mahrum etme {i} die Freiheitsberaubung {f}
özgürlükten yoksun kılma {i} die Freiheitsentziehung {f}
özgürlükten yoksun kılma suçu {i} die Freiheitsberaubung {f}
özgüven {i} das Selbstbewusst sein {n}
Indirekte Treffer
akşama özgü {s} abendlich {adj}
Almanlara özgü {i} das Deutschtum {n}
Anadolu'ya özgü {s} anatolisch {adj}
anaya özgü {s} mütterlich {adj}
Asur'a özgü {s} assyrisch {adj}
Asya'ya özgü {s} asiatisch {adj}
Avustralya'ya özgü bir silah {i} der Bumerang {m}
bayanlara özgü {s} [hayb]weiblich {adj}
Belçika'ya özgü {s} belgisch {adj}
belirli alana özgü harita {i} die Spezialkarte {f}
belli bir cinsiyete özgü {s} geschlechtsspezifisch {adj}
Bengal'e özgü {s} bengalisch {adj}
beyine özgü {s} [hek]zerebral {adj}
bir gruba vs özgü tını {i} [müz]der Sound {m}
bir grubun diline özgü {s} idiomatisch {adj}
bir grubun kendine özgü sözcüklerinden ve deyimlerinden oluşan özel dil {i} [dilb]die Sondersprache {f}
bir kültüre özgü sanatsal öğeler {i} die Folklore {f}
Britanya'ya özgü {s} britisch {adj}
büyükşehire özgü {s} großstädtisch {adj}
çarlığa özgü {s} zaristisch {adj}
çobana özgü {s} pastoral {adj}
erkeğe özgü {s} viril {adj}
Ermeni'ye özgü {s} armenisch {adj}
eski Yunan ve Roma kültürlerine özgü biçim ve kuralların aynen taklit edilmesi {i} der Klassizismus {m}
geceye özgü {s} nächtlich {adj}
halka özgü {s} völkisch {adj}
halka özgü {s} volkstümlich {adj}
Hırvatlara özgü {s} kroatisch {adj}
ibadete özgü {s} kultisch {adj}
İngilizlere özgü {i} der Anglizismus {m}
kadına özgü {s} fraulich {adj}
kadına özgü {s} damenhaft {adj}
kadına özgü spor {i} der Frauensport {m}
kadınlara özgü işler {i} die Frauenarbeit {f}
kendine özgü {s} unverwechselbar {adj}
kendine özgü {s} eigen {adj}
kendine özgü {s} typisch {adj}
kendine özgü {adv} besonders {adv}
kendine özgü {s} profiliert {adj}
kendine özgü {s} Original {adj}
kendine özgü {s} Wesenseigen {adj}
kendine özgü {s} eigenartig {adj}
kendisine özgü {s} unverwechselbar {adj}
kişiye özgü {s} persönlich {adj}
kişiye özgü {s} personell {adj}
Koreye özgü {s} koreanisch {adj}
krala özgü {s} königlich {adj}
Macaristan'a özgü {s} ungarisch {adj}
Moğollara özgü göz çekikliği {i} die Mongolenfalte {f}
Noele özgü {s} weihnachtlich {adj}
önceden sipariş verenlere özgü indirimli fiyat {i} der Subskriptionspreis {m}
piskoposa özgü {s} [din]bischöflich {adj}
sadece ona özgü {s} ureigen {adj}
Seylan adasına özgü {s} ceylonesisch {adj}
şeytana özgü {s} [din]diabolisch {adj}
Suriye'ye özgü {s} syrisch {adj}
türe özgü {s} artspezifisch {adj}
türe özgü {s} spezifisch {adj}
ürüne özgü {s} [tic]produktspezifisch {adj}
Vatikan'a özgü {s} vatikanisch {adj}
Vietnam'a özgü {s} vietnamesisch {adj}
yaratığa özgü {s} kreatürlich {adj}
yöreye özgü {s} heimisch {adj}
yöreye özgü {s} [bitk]einheimisch {adj}
yöreye özgü olan {s} ortsüblich {adj}