DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
der Sand {m} kum {i}
der Sandaal {m} kum balığı {i}
die Sandale {f} açık ayakkabı {i}
die Sandale {f} sandal {i}
die Sandalette {f} hafif ve üzeri açık ayakkabı {i}
die Sandalette {f} sandalet {i}
die Sandaufbereitung {f} kum hazırlama {i}
das Sandbad {n} kum banyosu {i}
die Sandbahn {f} kumlu pist {i}
die Sandbank {f} kumluk {i}
die Sandbank {f} kumsal {i}
die Sandboa {f} [Zoo]kum boası {i}
der Sandboden {m} kumlu toprak {i}
der Sanddorn {m} [Bot.]yaban iğdesi {i}
der Sandelbaum {m} [Bot.]sandal ağacı {i}
das Sandelholz {n} sandal {i}
das Sandelholz {n} sandal ağacı {i}
das Sandelholz {n} sandal ağacı kerestesi {i}
das Sandelholz {n} sandalağacı {i}
das Sandelöl {n} sandal ağacı yağı {i}
der Sander {m} [Geo]buzul devrinden kalma kum kaplı alanlar {i}
der Sanderling {m} ak kumkuşu {i}
der Sanderling {m} çakıl kuşu {i}
der Sanderling {m} çulluk {i}
der Sanderling {m} deniz çulluğu {i}
der Sanderling {m} kumkuşu {i}
der Sandfänger {m} kum tutucu {i}
sandfarben {adj} bej {s}
sandfarben {adj} kum rengi {s}
sandfarbig {adj} bej {s}
sandfarbig {adj} kum rengi {s}
das Sandfilter {n} kum filtresi {i}
die Sandform {f} kum kalıbı {i}
der Sandformer {m} kum kalıpçısı {i}
die Sandformerei {f} kum kalıp modelhanesi {i}
die Sandgarnele {f} deniz tekesi {i}
die Sandgarnele {f} karides {i}
der Sandguss {m} kum dökümü {i}
die Sandhose {f} hortumlu huni şeklinde havaya yükselen kumlar {i}
sandig {adj} kum gibi {s}
sandig {adj} kum gibi ince {s}
sandig {adj} kumlu {s}
der Sandkasten {m} çocukların oynaması için kum sandığı {i}
der Sandkasten {m} [Tec]kum sandığı {i}
das Sandkorn {n} kum tanesi {i}
der Sandkuchen {m} bir cins kek {i}
der Sandmann {m} gözlere kum serperek çocukları uyutan masal cücesi {i}
das Sandmännchen {n} gözlere kum serperek çocukları uyutan masal cücesi {i}
das Sandpapier {n} zımpara kağıdı {i}
der Sandregenpfeifer {m} cılıbıt {i}
der Sandregenpfeifer {m} düdükçün {i}
der Sandregenpfeifer {m} halkalı cılıbıt {i}
der Sandregenpfeifer {m} yağmurcun {i}
der Sandsack {m} kum torbası {i}
der Sandspierling {m} kum balığı {i}
der Sandstein {m} kefeki taşı {i}
der Sandstein {m} kum taşı {i}
der Sandstein {m} kumtaşı {i}
sandstrahlen {v} kum püskürtme cihazıyla işlemek {v}
das Sandstrahlgebläse {n} yüksek basınçlı kum püskürtme cihazı {i}
das Sandstrahlgebläse {n} kum püskürtme körüğü {i}
der Sandstrand {m} kumsal {i}
der Sandsturm {m} kum fırtınası {i}
die Sanduhr {f} kum saati {i}
die Sanduhr {f} kum saati {i}
das Sandwich {n} sandviç {i}
die Sandwichbauweise {f} [Tec]farklı kalınlık ve malzemeden oluşan iki maddenin üst üste getirilerek sıkıştırılması {i}
die Sandwichbauweise {f} [Tec]sandviç tipi imalat {i}
die Sandwüste {f} [Geol]kum çölü {i}
der Sandzucker {m} iri taneli şeker {i}
Indirekte Treffer
der auf Sand bauen {allg} çürük tahtaya basmak {allg}
den Kopf in den Sand stecken {allg} Devekuşu gibi başını kuma gömmek {allg}
den Kopf in den Sand stecken {allg} gerçekleri görmek istememek {allg}
etwas in den Sand setzen {allg} bir şeye boşuna para yatırmak {allg}
etwas in den Sand setzen {allg} başarısız olmak {allg}
jemandem Sand in die Augen streuen {allg} göz boyamak {allg}
jemandem Sand in die Augen streuen {allg} birinin gözünü boyamak {allg}
wie Sand am Meer {allg} sayısız {allg}
wie Sand am Meer {allg} denizdeki kum kadar {allg}