TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
sevk {i} die Abfertigung {f}
sevk {i} die Abfuhr {f}
sevk {i} die Abführung {f}
sevk {i} die Absendung {f}
sevk {i} die Beförderung {f}
sevk {i} der Drang {m}
sevk {i} die Entsendung {f}
sevk {i} die Expedition {f}
sevk {i} die Förderung {f}
sevk {i} die Führung {f}
sevk {i} die Leitung {f}
sevk {i} die Lieferung {f}
sevk {i} der Transport {m}
sevk {i} die Überführung {f}
sevk {i} die Überweisung {f}
sevk {i} der Versand {m}
sevk {i} die Versendung {f}
şevk {i} die Begeisterung {f}
şevk {i} der Eifer {m}
şevk {i} die Extase {f}
şevk {allg} Lust und Liebe {allg}
sevk ambargosu {i} die Liefersperre {f}
sevk belgesi {i} der Lieferschein {m}
sevk belgesi {i} der Schutzbrief {m}
sevk belgesi {i} der Versandschein {m}
sevk damgası {i} der Aufgabestempel {m}
sevk eden {i} [tic]der Förderer {m}
sevk edilebilir {s} lenkbar {adj}
sevk edilebilirlik {i} die Lenkbarkeit {f}
sevk edilme {i} die Versendung {f}
sevk etme {i} die Beförderung {f}
sevk etme {i} die Einweisung {f}
sevk etme {i} die Zufuhr {f}
sevk etmek {fi} abführen {v}
sevk etmek {fi} absenden {v}
sevk etmek {fi} aufgeben {v}
sevk etmek {fi} aufliefern {v}
sevk etmek {v} befördern {v}
sevk etmek {v} bereden {v}
sevk etmek {v} bringen {v}
sevk etmek {fi} einweisen {v}
sevk etmek {v} expedieren {v}
sevk etmek {itr} fördern {itr}
sevk etmek {v} führen zu {v}
sevk etmek {fi} heranschaffen {v}
sevk etmek {fi} herleiten {v}
sevk etmek {fi} hinbringen {v}
sevk etmek {fi} hinführen {v}
sevk etmek {fi} leiten {v}
sevk etmek {v} lenken {v}
sevk etmek {fi} liefern {v}
sevk etmek {allg} durchhelfen {allg}
sevk etmek {v} spedieren {v}
sevk etmek {v} transmittieren {v}
sevk etmek {fi} überführen {v}
sevk etmek {v} überliefern {v}
sevk etmek {fi} versenden {v}
sevk etmek {fi} vorsitzen {v}
sevk etmek {v} weisen {v}
sevk etmek {itr} wirtschaften {itr}
sevk etmek {fi} zufertigen {v}
sevk etmek {fi} zuführen {v}
sevk etmek {fi} zuleiten {v}
sevk etmek {fi} zuschicken {v}
sevk etmek {fi} zuweisen {v}
sevk evrakı {ç} die Versandpapiere {pl}
sevk helezonu {i} die Hubschnecke {f}
sevk helezonu {i} die Rübenschnecke {f}
sevk irsaliyesi {i} der Aufgabeschein {m}
sevk irsaliyesi {i} das Begleitpapier {n}
sevk irsaliyesi ibrazı olmaksızın ödenen akreditif {i} [tic]das Barakkreditiv {n}
sevk kağıdı {i} die Überweisung {f}
sevk kağıdı {i} [hek]der Überweisungsschein {m}
sevk kanalı {i} der Abführungskanal {m}
sevk kanalı {i} der Ableitungskanal {m}
sevk kanalı {i} [tek]die Leitschaufel {f}
şevk kırılması {allg} fehlender Eifer {allg}
sevk limanı {i} [tic]der Abladungshafen {m}
sevk maddesi {i} [huk]die Gesetzliche Grundlage {f}
sevk maddesi {i} [huk]die Einschlägige Gesetzesstelle {f}
Indirekte Treffer
başka bir yola sevk etmek {fi} umleiten {v}
bir noktaya sevk etmek {fi} hinlenken {v}
bir noktaya sevk etmek {fi} hinleiten {v}
birini kasıtlı olarak yanlış yöne sevk etmek {allg} jemanden an der Nase herumführen {allg}
emekliye sevk etmek {v} pensionieren {v}
evrakta sevk etme notu {i} der Leitvermerk {m}
hastaneye sevk {i} die Krankenhauseinweisung {f}
hava yoluyla sevk belgesi {i} der Luftfrachtbegleitschein {m}
helezoni sevk edici {i} der Schneckenförderer {m}
işletmenin sevk ve idaresi {i} [tic]die Betriebsführung {f}
karakola sevk etmek {fi} sistieren {v}
kayığı kürekle sevk etmek {itr} paddeln {itr}
küspe sevk helezonu {i} die Schnitzelschnecke {f}
kuzeye sevk etme {i} die Nordung {f}
kuzeye sevk etmek {v} norden {v}
oksijen sevk etme {i} die Sauerstoffzuführung {f}
petrol sevk borusu {i} die Ölleitung {f}
pnömat sevk tesisatı {allg} pneumatische Förderanlage {allg}
posta ile sevk yapan firma {i} das Versandgeschäft {n}
posta ile sevk yapan firma {i} das Versandhaus {n}
sarkaç sevk bileziği {i} der Schwingförderungsring {m}
sarkaç sevk borusu {i} das Schwingförderungsrohr {n}
sarkaç sevk tesisi {i} die Schwingförderung {f}
savaşın sevk ve idaresi {i} [ask]die Kriegführung {f}
şevk {i} die Extase {f}
şevk {i} der Eifer {m}
şevk {i} die Begeisterung {f}
şevk {allg} Lust und Liebe {allg}
sevk ambargosu {i} die Liefersperre {f}
sevk belgesi {i} der Versandschein {m}
sevk belgesi {i} der Schutzbrief {m}
sevk belgesi {i} der Lieferschein {m}
sevk damgası {i} der Aufgabestempel {m}
sevk eden {i} [tic]der Förderer {m}
sevk edilebilir {s} lenkbar {adj}
sevk edilebilirlik {i} die Lenkbarkeit {f}
sevk edilme {i} die Versendung {f}
sevk etme {i} die Zufuhr {f}
sevk etme {i} die Einweisung {f}
sevk etme {i} die Beförderung {f}
sevk etmek {itr} wirtschaften {itr}
sevk etmek {fi} aufliefern {v}
sevk etmek {fi} herleiten {v}
sevk etmek {fi} überführen {v}
sevk etmek {fi} zuschicken {v}
sevk etmek {fi} abführen {v}
sevk etmek {fi} einweisen {v}
sevk etmek {v} lenken {v}
sevk etmek {v} weisen {v}
sevk etmek {fi} heranschaffen {v}
sevk etmek {v} transmittieren {v}
sevk etmek {fi} zuleiten {v}
sevk etmek {v} bringen {v}
sevk etmek {fi} leiten {v}
sevk etmek {fi} vorsitzen {v}
sevk etmek {v} führen zu {v}
sevk etmek {v} spedieren {v}
sevk etmek {fi} zuführen {v}
sevk etmek {v} bereden {v}
sevk etmek {fi} hinführen {v}
sevk etmek {fi} versenden {v}
sevk etmek {fi} aufgeben {v}
sevk etmek {itr} fördern {itr}