TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
şüyu {i} die Anteiligkeit {f}
suyu ayrıştırılarak yoğunlaştırılan süt {i} die Kondensmilch {f}
suyu bitmez tükenmez {s} unversiegbar {adj}
suyu bol {s} wasserreich {adj}
suyu boşaltmak {fi} ausspritzen {v}
suyu çamurdan arındırmak {v} schlämmen {v}
suyu çekilmek {itr} verdorren {itr}
suyu çekilmek {fi} versiegen {v}
suyu çıkmış {s} ausgerungen {adj}
suyu çok {s} wasserreich {adj}
suyu demir oranı bakımından yüksek olan kaplıca {i} das Stahlbad {n}
suyu havuzdan boşaltmak {allg} Wasser aus Brunnen ablassen {allg}
suyu kırmızı renkli portakal {i} [bitk]die Blutapfelsine {f}
suyu kırmızı renkli portakal {i} die Blutorange {f}
suyu süzüp kurutma aracı {i} das Entwässerungsmittel {n}
suyu verilmiş çelik {i} der Selbsthärter {m}
suyun acılığını ölçen alet {i} der Hydrodimeter {m}
suyun akarken çıkardığı ses {i} der Klatsch {m}
suyun akışı {allg} Laufen des Wassers {allg}
suyun arıtılmasında geride kalan artık {i} der Klärschlamm {m}
suyun başını tutmak {allg} an der Quelle sitzen {allg}
suyun boşaltılması {i} die Entwässerung {f}
suyun çekilmesi {i} die Dehydrierung {f}
suyun çekilmiş olması hali {i} das Niedrigwasser {n}
suyun derinliğini ölçmek {v} [den]loten {v}
suyun döküldüğü yer {i} der Abzug {m}
suyun donma noktası {i} [fiz]der Nullpunkt {m}
suyun emilmesi {i} die Dehydrierung {f}
suyun içinde oynamak {itr} pudeln {itr}
suyun içinde oynamak {itr} spritzen {itr}
suyun içine koymak {v} [den]befluten {v}
suyun sebebiyet verdiği zarar {i} der Wasserschaden {m}
suyun sertliğini giderme {i} die Wasserenthärtung {f}
suyun üstüne çıkmak {fi} auftauchen {v}
suyun yolunu kesmek {v} stauen {v}
suyuna gitmek {itr} scharwenzeln {itr}
suyunu alma {i} [kim]die Dehydratation {f}
suyunu almak {v} dehydratisieren {v}
suyunu almak {v} entwässern {v}
suyunu boşaltma {i} die Entwässerung {f}
suyunu boşaltmak {fi} aussaugen {v}
suyunu boşaltmak {v} entwässern {v}
suyunu çekme {v} lenzen {v}
suyunu çıkarmak {v} entsaften {v}
suyunu gidermek {v} dehydratisieren {v}
suyunu sıkmak {v} entsaften {v}
Indirekte Treffer
ağız gargara suyu {i} das Mundwasser {n}
ağzının suyu akmak {itr} sabbern {itr}
altın suyu {i} das Königwasser {n}
altın suyu {i} das Goldwasser {n}
altın suyu {i} das Goldbad {n}
armut suyu {i} der Birnensaft {m}
aşırı tuzlu kaynak suyu {i} die Sole {f}
bağırsak suyu {i} der Darmsaft {m}
baryum hidroksit suyu {i} [kim]die Barytlauge {f}
bel suyu {i} das Sperma {n}
besleme suyu analizi {i} die Speisewasseruntersuchung {f}
besleme suyu arıtması {i} die Speisewasserreinigung {f}
besleme suyu borusu {i} die Speisewasserleitung {f}
besleme suyu deposu {i} der Speisewasserbehälter {m}
besleme suyu hazırlaması {i} die Speisewasseraufbereitung {f}
besleme suyu pompası {i} die Speisewasserpumpe {f}
besleme suyu regülatörü {i} der Speisewasserregler {m}
besleme suyu saati {i} der Speisewassermesser {m}
besleme suyu temizleyicisi {i} der Speisewasserreiniger {m}
besleme suyu tertibatı {i} die Speisevorrichtung {f}
bulaşık suyu {i} die Wassersuppe {f}
bulaşık suyu {i} der Drank {m}
bulaşık suyu {i} das Spülicht {n}
bulaşık suyu {i} die Brühe {f}
bulaşık suyu {i} das Gesöff {n}
bulaşık suyu {i} das Aufwaschwasser {n}
bulaşık suyu {i} das Gelabber {n}
bulaşık suyu {i} das Abwaschwasser {n}
bulaşık suyu {allg} fades Getränk {allg}
bulaşık suyu gibi {s} wässerig {adj}
çalkama suyu {i} das Spülwasser {n}
çamaşır suyu {i} das Fleckwasser {n}
çamaşır suyu {i} die Eau de Javelle {f}
çamaşır suyu {i} die Bleichlauge {f}
cenin suyu {i} [hek]das Fruchtwasser {n}
damla suyu {i} das Tropfwasser {n}
deniz suyu {i} das Meerwasser {n}
deniz suyu {i} das Meereswasser {n}
deniz suyu {i} das Seewasser {n}
deniz suyu haslığı {i} die Meerwasserechtheit {f}
doğal meyve suyu üretim yeri {i} die Süßmosterei {f}
domates suyu {i} der Tomatensaft {m}
dümen suyu {i} [den]das Kielwasser {n}
dümen suyu {i} der Sog {m}
ekmek suyu {i} der Brottrunk {m}
elma suyu {i} der Most {m}
elma suyu {i} der Apfelsaft {m}
er suyu {i} das Sperma {n}
et suyu {i} die Kloßbrühe {f}
et suyu {i} die Fleischbrühe {f}
et suyu {i} die Brühe {f}
et suyu {i} die Bouillon {f}
et suyu gibi {s} brühig {adj}
et suyu özütü {i} der Fleischextrakt {m}
et suyu ve köklerle birlikte pişirilen patates yemeği {ç} die Bouillonkartoffeln {pl}
frenküzümü suyu {i} der Johannisbeersaft {m}
gargara suyu {i} das Gurgelwasser {n}
göl suyu {i} das Süßwasser {n}
gübre suyu {i} die Jauche {f}
hidrat suyu {i} das Hydratwasser {n}
içilemeyen kullanım suyu {i} das Brauchwasser {n}
içme suyu {i} das Frischwasser {n}
içme suyu {i} das Trinkwasser {n}
içme suyu darboğazı {i} die Trinkwasserknappheit {f}
içme suyu sağlanması {i} die Trinkwasserversorgung {f}
içme suyu sıkıntısı {i} die Trinkwasserknappheit {f}
içme suyu temini {i} die Trinkwasserversorgung {f}
imamın aptes suyu {i} die Brühe {f}
imbik suyu {allg} destilliertes Wasser {allg}
ıslatma suyu {i} [tek]das Imbibitionswasser {n}
kan suyu {i} das Blutserum {n}
kaplıca suyu {i} der Brunnen {m}
kayısı suyu {i} der Aprikosensaft {m}
kaynak suyu {i} das Quellwasser {n}
kaynak suyu {i} das Quellenwasser {n}
kaynak suyu {i} das Grundwasser {n}
kazan besleme suyu {i} [tek]das Speisewasser {n}
kazan besleme suyu {i} das Kesselspeisewasser {n}
kazan besleme suyu kontrolü {i} die Kesselspeisewasseruntersuchung {f}
kazan besleme suyu pompası {i} die Kesselspeisewasserpumpe {f}