TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
meyve {i} die Frucht {f}
meyve {i} die Nachspeise {f}
meyve {i} der Nachtisch {m}
meyve {i} [bitk]das Obst {n}
meyve ağacı {i} der Fruchtbaum {m}
meyve ağacı {i} [bitk]der Obstbaum {m}
meyve asidi {i} die Fruchtsäure {f}
meyve bahçesi {i} der Obstgarten {m}
meyve bıçağı {i} das Obstmesser {n}
meyve çayı {i} [mutf]der Früchtetee {m}
meyve çekirdeği {i} der Obstkern {m}
meyve çekirdek yuvası {i} [bitk]der Griebs {m}
meyve çeperi {i} das Perikarp {n}
meyve dondurması {i} das Fruchteis {n}
meyve içeren {a} fruchtig {a}
meyve katkılı akide şekeri {i} der Drops {m}
meyve kıtlığı {i} der Obstmangel {m}
meyve konservesi {i} die Obstkonserve {f}
meyve koparıcısı {i} der Obstpflücker {m}
meyve kürü günü {i} der Safttag {m}
meyve kürü yapılan gün {i} der Safttag {m}
meyve kurusu {i} das Backobst {n}
meyve kurusu {i} das Dörrobst {n}
meyve özü {i} der Nektar {m}
meyve özütü {i} der Sirup {m}
meyve plantasyonu {i} die Obstplantage {f}
meyve salatası {i} der Obstsalat {m}
meyve salatası {i} das Tuttifrutti {n}
meyve satıcısı {i} der Obsthändler {m}
meyve şekeri {i} der Fruchtzucker {m}
meyve şekeri {i} die Fruktose {f}
meyve sıkma aleti {i} die Kelter {f}
meyve sıkma aleti {i} die Presse {f}
meyve sıkma makinesi {i} die Fruchtpresse {f}
meyve sıkma presi {i} die Saftpresse {f}
meyve sırası {i} die Fruchtfolge {f}
meyve suyu {i} der Fruchtsaft {m}
meyve suyu {i} der Obstsaft {m}
meyve suyu {i} der Saft {m}
meyve suyu {mn} Sorbett {mn}
meyve suyu çıkarma aleti {i} der Entsafter {m}
meyve suyu çıkarmak {v} mosten {v}
meyve suyu çıkarmak {itr} saften {itr}
meyve suyu kürü {i} das Saftfasten {n}
meyve suyu üretimi {i} die Süßmostgewinnung {f}
meyve tadında {s} fruchtig {adj}
meyve tarlası {i} die Obstplantage {f}
meyve toplama zamanı {i} die Obsternte {f}
meyve toplamak {v} pflücken {v}
meyve toplayıcısı {i} der Obstpflücker {m}
meyve ürünü {i} die Obsternte {f}
meyve vaya sebze kabuğu {i} der Balg {m}
meyve veren {s} Frucht tragend {adj}
meyve verir hale gelmek {itr} [bitk]ansetzen {itr}
meyve vermek {itr} erfolgen {itr}
meyve vermek {allg} Früchte bringen {allg}
meyve vermek {itr} fruchten {itr}
meyve veya sebze toplayıcısı kişi veya alet {i} der Pflücker {m}
meyve-yaprak {i} [bitk]das Fruchtblatt {n}
meyveci {i} der Obsthändler {m}
meyveci {i} die Obsthändlerin {f}
meyvecilik {i} der Obstbau {m}
meyvecilik {i} die Pomologie {f}
meyvecilik bilgisi {i} die Pomologie {f}
meyvelenmek {fi} ansetzen {v}
meyveler {ç} die Früchte {pl}
meyveleri ayıklamak {fi} auspflücken {v}
meyveli {allg} Frucht- {allg}
meyveli {a} fruchtbar {a}
meyveli {a} fruchtig {a}
meyveli {allg} Obst- {allg}
meyveli {a} tragend {a}
meyveli ağaç {i} [bitk]der Obstbaum {m}
meyveli dondurma {i} das Fruchteis {n}
meyveli jöle {i} das Fruchtgelee {n}
meyveli şeker {i} der Fruchtbonbon {m}
meyveli süt {i} das Milchmixgetränk {n}
meyveli süt {i} der Milchshake {m}
meyveli turta {i} der Obstkuchen {m}
meyveli turta {i} der Strudel {m}
Indirekte Treffer
ağaçtan düşen meyve {i} das Fallobst {n}
ağaçtan meyve koparmak {fi} auspflücken {v}
artık meyve vermemek {allg} abtragen {allg}
buzlu meyve {mn} Sorbett {mn}
çekirdekli meyve {i} [bitk]das Steinobst {n}
çekirdekli meyve {i} [bitk]die Steinfrucht {f}
çekirdekli meyve {i} das Kernobst {n}
çekirdekli meyve {i} [bitk]die Kernfrucht {f}
doğal meyve suyu üretim yeri {i} die Süßmosterei {f}
erken meyve veren bir erik cinsi {i} [bitk]die Krieche {f}
fırında pişirilmiş meyve {i} das Backobst {n}
güneşte kızartılmış meyve {i} das Backobst {n}
ham meyve {s} grün {adj}
ham meyve {allg} grünes Obst {allg}
ilk meyve {i} das Erstling {n}
karışık meyve {i} das Tuttifrutti {n}
kuru meyve {i} das Trockenobst {n}
kuru meyve {i} das Dörrobst {n}
kurutulmuş meyve {i} das Dörrobst {n}
kurutulmuş meyve {i} die Dörrfrucht {f}
kurutulmuş meyve tüccari {i} der Dörrfruchthändler {m}
meyve ağacı {i} [bitk]der Obstbaum {m}
meyve ağacı {i} der Fruchtbaum {m}
meyve asidi {i} die Fruchtsäure {f}
meyve bahçesi {i} der Obstgarten {m}
meyve bıçağı {i} das Obstmesser {n}
meyve çayı {i} [mutf]der Früchtetee {m}
meyve çekirdeği {i} der Obstkern {m}
meyve çekirdek yuvası {i} [bitk]der Griebs {m}
meyve çeperi {i} das Perikarp {n}
meyve dondurması {i} das Fruchteis {n}
meyve içeren {a} fruchtig {a}
meyve katkılı akide şekeri {i} der Drops {m}
meyve kıtlığı {i} der Obstmangel {m}
meyve konservesi {i} die Obstkonserve {f}
meyve koparıcısı {i} der Obstpflücker {m}
meyve kürü günü {i} der Safttag {m}
meyve kürü yapılan gün {i} der Safttag {m}
meyve kurusu {i} das Dörrobst {n}
meyve kurusu {i} das Backobst {n}
meyve özü {i} der Nektar {m}
meyve özütü {i} der Sirup {m}
meyve plantasyonu {i} die Obstplantage {f}
meyve salatası {i} das Tuttifrutti {n}
meyve salatası {i} der Obstsalat {m}
meyve satıcısı {i} der Obsthändler {m}
meyve şekeri {i} die Fruktose {f}
meyve şekeri {i} der Fruchtzucker {m}
meyve sıkma aleti {i} die Presse {f}
meyve sıkma aleti {i} die Kelter {f}
meyve sıkma makinesi {i} die Fruchtpresse {f}
meyve sıkma presi {i} die Saftpresse {f}
meyve sırası {i} die Fruchtfolge {f}
meyve suyu {i} der Obstsaft {m}
meyve suyu {i} der Fruchtsaft {m}
meyve suyu {mn} Sorbett {mn}
meyve suyu {i} der Saft {m}
meyve suyu çıkarma aleti {i} der Entsafter {m}
meyve suyu çıkarmak {itr} saften {itr}
meyve suyu çıkarmak {v} mosten {v}
meyve suyu kürü {i} das Saftfasten {n}
meyve suyu üretimi {i} die Süßmostgewinnung {f}
meyve tadında {s} fruchtig {adj}
meyve tarlası {i} die Obstplantage {f}
meyve toplama zamanı {i} die Obsternte {f}
meyve toplamak {v} pflücken {v}
meyve toplayıcısı {i} der Obstpflücker {m}
meyve ürünü {i} die Obsternte {f}
meyve vaya sebze kabuğu {i} der Balg {m}
meyve veren {s} Frucht tragend {adj}
meyve verir hale gelmek {itr} [bitk]ansetzen {itr}
meyve vermek {itr} fruchten {itr}
meyve vermek {allg} Früchte bringen {allg}
meyve vermek {itr} erfolgen {itr}
meyve veya sebze toplayıcısı kişi veya alet {i} der Pflücker {m}
meyve-yaprak {i} [bitk]das Fruchtblatt {n}