TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
doldurmak {fi} absitzen {v}
doldurmak {fi} anschütten {v}
doldurmak {fi} anstopfen {v}
doldurmak {fi} auffüllen {v}
doldurmak {fi} aufgeben {v}
doldurmak {fi} ausfüllen {v}
doldurmak {fi} auspolstern {v}
doldurmak {fi} ausschütten {v}
doldurmak {fi} ausstopfen {v}
doldurmak {v} bauchen {v}
doldurmak {v} begichten {v}
doldurmak {v} beschütten {v}
doldurmak {fi} eingießen {v}
doldurmak {fi} einschenken {v}
doldurmak {v} erfüllen {v}
doldurmak {v} füllen {v}
doldurmak {v} [tek]laden {v}
doldurmak {fi} nachgießen {v}
doldurmak {v} stopfen {v}
doldurmak {v} verhetzen {v}
doldurmak {fi} voll machen {v}
doldurmak {fi} zuschütten {v}
doldurmak {fi} zuwerfen {v}
Indirekte Treffer
ağzına kadar doldurmak {fi} Anfüllen {v}
ağzına kadar doldurmak {v} voll gießen {v}
ağzına kadar doldurmak {v} voll füllen {v}
ağzına kadar doldurmak {fi} ausschütten {v}
akü doldurmak {fi} aufladen {v}
akümülatörü doldurmak {allg} den Akkumulator laden {allg}
aküyü doldurmak {allg} Batterie aufladen {allg}
alabileceğinden fazlasını doldurmak {v} überfüllen {v}
ambarı doldurmak {allg} Lager aufstocken {allg}
ambarı doldurmak {allg} Lager auffüllen {allg}
benzin deposunu doldurmak {fi} auftanken {v}
benzin doldurmak {v} betanken {v}
bir kaba su doldurmak {fi} durchwässern {v}
bir şeyi bir şeye doldurmak {allg} in füllen {allg}
bir şeyi tamamen doldurmak {fi} durchfluten {v}
bir şeyin içine bir şey doldurmak {fi} einfüllen {v}
bir şeyin içini doldurmak {v} bepolstern {v}
bir şeyle doldurmak {allg} mit etw füllen {allg}
bir yılını doldurmak {fi} jähren {v}
boşlukları doldurmak {itr} [ask]aufschließen {itr}
çalışma yerlerini doldurmak {fi} Arbeitsplätze besetzen {v}
çeşme akarken suyunu doldurmak {allg} sein Schäfchen ins trockene bringen {allg}
cezasını doldurmak {v} absitzen {v}
depoyu doldurmak {fi} [oto]auftanken {v}
depoyu ful doldurmak {fi} [oto]voll tanken {v}
derzlerini doldurmak {v} [tek]verfugen {v}
fıçıyı doldurmak {allg} den Fass vollschöpfen {allg}
form doldurmak {allg} Formular ausfüllen {allg}
form doldurmak {fi} ausschreiben {v}
form doldurmak {fi} ausfüllen {v}
görevini doldurmak {fi} ableisten {v}
haddinden fazla doldurmak {v} überfüllen {v}
haddinden fazla doldurmak {v} überbelegen {v}
harçla doldurmak {fi} ausschmieren {v}
havayla doldurmak {fi} durchwehen {v}
hayvanın içini doldurmak {fi} ausstopfen {v}
içini doldurmak {fi} zuschütten {v}
içini doldurmak {v} farcieren {v}
içini pamukla doldurmak {fi} auswattieren {v}
içki doldurmak {v} schenken {v}
insan doldurmak {v} bevölkern {v}
işkembeyi doldurmak {allg} den Bauch vollschlagen {allg}
kaba akıtarak doldurmak {fi} ausgießen {v}
keçe ile doldurmak {fi} ausfilzen {v}
kıtıkla doldurmak {fi} polstern {v}
kupon doldurmak {itr} tippen {itr}
küpünü doldurmak {allg} sein Schäfchen ins trockene bringen {allg}
kürekle çukuru doldurmak {fi} zuschaufeln {v}
macunla doldurmak {fi} auskitten {v}
midesini tıka basa doldurmak {fi} den Magen überladen {v}
ölmüş hayvının içini doldurmak {v} präparieren {v}
ortamı kötü kokularla doldurmak {v} verpesten {v}
oto depoyu doldurmak {fi} tanken {v}
parlak ışıkla doldurmak {fi} durchstrahlen {v}
poliçe doldurmak {v} [tic]trassieren {v}
sayfanın tamamını çizerek doldurmak {v} voll zeichnen {v}
sayfanın tamamını yazıyla doldurmak {v} voll schreiben {v}