TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
ticareti durdurma {allg} [tic]Aussetzung des Handels {allg}
ticareti endeksleme {allg} [tic]Indexierung des Außenwerts {allg}
ticareti verglendirme {i} [tic]die Gewerbebesteuerung {f}
ticareti yapılabilir {allg} [tic]für den Handel geeignet {allg}
ticareti yapılabilir {a} [tic]handelsfähig {a}
ticareti zorlaştırma {i} [tic]die Handelserschwerung {f}
ticaretin canlanması {i} [tic]die Geschäftsbelebung {f}
ticaretin sınırlandırılması {i} [tic]die Handelsbeschränkung {f}
ticaretini yapmak {fi} [tic]in etw machen {v}
Indirekte Treffer
aracılık ticareti {i} [tic]der Zwischenhandel {m}
aracılık yüklenim ticareti {i} [tic]das Emissionsübernahmegeschäft {n}
çiçek ticareti {i} [tic]der Blumenhandel {m}
değerli maden ticareti {i} [tic]der Edelmetallhandel {m}
değiş-tokuş ticareti {i} [tic]der Tauschhandel {m}
deniz ticareti {i} [tic]die Handelsschifffahrt {f}
deri ticareti {i} [bas]der Lederhandel {m}
din ticareti yapmak {itr} [din]frömmeln {itr}
döviz ticareti {i} [tic]der Devisenhandel {m}
gübre ticareti {i} die Düngerwirtschaft {f}
hammadde ticareti {i} der Produktenhandel {m}
hayvan ticareti {i} der Viehhandel {m}
hububat ticareti {i} [tic]die Getreidewirtschaft {f}
hurda mal ticareti {i} [tic]der Rohproduktenhandel {m}
ihracat ticareti {i} [tic]der Exporthandel {m}
insan ticareti {i} der Menschenhandel {m}
kadın ticareti {i} [huk]der Prostitutionshandel {m}
kadın ticareti {i} der Mädchenhandel {m}
karayolu ticareti hukuku {i} [huk]das Landhandelsrecht {n}
kıyı ticareti {i} der Küstenhandel {m}
kıyı ticareti {i} die Küstenfahrt {f}
köle ticareti {i} der Sklavenhandel {m}
komisyon ticareti {i} [tic]das Auftragsgeschäft {n}
komisyonculuk ticareti {i} der Zwischenhandel {m}
kömür ticareti {i} der Kohlenhandel {m}
köşebaşı ticareti {i} der Freiverkehrshandel {m}
kürk ticareti {i} der Pelzhandel {m}
melas ticareti {i} [tic]der Melassehandel {m}
menkul değerler ticareti {i} [tic]der Effektenhandel {m}
organ ticareti {i} der Organhandel {m}
pamuk ticareti {i} der Baumwollhandel {m}
pancar tohumu ticareti {i} der Rübensamenhandel {m}
para ticareti {i} der Geldhandel {m}
silah ticareti {i} [tic]der Waffenhandel {m}
şişe ticareti {i} [tic]der Flaschenhandel {m}
sınır ticareti {i} [tic]der Grenzhandel {m}
sömürge ticareti {i} [pol]der Kolonialhandel {m}
tahıl ticareti {i} die Getreidewirtschaft {f}
takas ticareti {i} die Naturalwirtschaft {f}
takas ticareti {i} der Tauschhandel {m}
tarım ürünleri ticareti {i} der Agrarhandel {m}
tarımsal ürünler ticareti {i} der Landwarenhandel {m}
taşımacılık ticareti {i} [tic]das Beförderungsgeschäft {n}
ticareti durdurma {allg} [tic]Aussetzung des Handels {allg}
ticareti endeksleme {allg} [tic]Indexierung des Außenwerts {allg}
ticareti verglendirme {i} [tic]die Gewerbebesteuerung {f}
ticareti yapılabilir {a} [tic]handelsfähig {a}
ticareti yapılabilir {allg} [tic]für den Handel geeignet {allg}
ticareti zorlaştırma {i} [tic]die Handelserschwerung {f}
toprak ürünleri ticareti {i} [tic]der Produktenhandel {m}
transit ticareti {i} [tic]der Durchfuhrhandel {m}
uyuşturucu ticareti {i} [tic]der Drogenhandel {m}
uyuşturucu ticareti {i} [tic]der Rauschgifthandel {m}
vadeli işlem güvencesi ticareti {i} [tic]das Kursabsicherungsgeschäft {n}
yabancı para ile yapılan döviz ticareti {i} [tic]der Usancenhandel {m}
yarı işlenmiş mal ticareti {i} [tic]der Rohproduktenhandel {m}
yedek parça ticareti {i} [tic]der Ersatzteilhandel {m}
yumurta ticareti {i} [tic]der Eierhandel {m}
yün ticareti {i} [tic]der Wollhandel {m}
zeytin ticareti {i} [tic]der Olivenhandel {m}