TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
görüşme {i} die Audienz {f}
görüşme {i} die Begegnung {f}
görüşme {i} die Beratschlagung {f}
görüşme {i} die Beratung {f}
görüşme {i} die Besprechung {f}
görüşme {i} das Bewerbungsgespräch {n}
görüşme {i} die Debatte {f}
görüşme {i} der Diskurs {m}
görüşme {i} die Diskussion {f}
görüşme {i} die Erörterung {f}
görüşme {i} das Gespräch {n}
görüşme {i} die Gesprächsrunde {f}
görüşme {i} das Interview {n}
görüşme {i} die Konferenz {f}
görüşme {i} der Meinungsaustausch {m}
görüşme {i} die Rücksprache {f}
görüşme {i} der Termin {m}
görüşme {i} das Treffen {n}
görüşme {i} die Unterhandlung {f}
görüşme {i} die Unterredung {f}
görüşme {i} die Verhandlung {f}
görüşme {i} die Zusammenkunft {f}
görüşme konusu {i} der Gesprächsstoff {m}
görüşme konusu {i} das Gesprächsthema {n}
görüşme odası {i} das Beratungszimmer {n}
görüşme odası {i} der Besprechungsraum {m}
görüşme odası {i} das Besprechungszimmer {n}
görüşme odası {i} das Sprechzimmer {n}
görüşme saati {i} [hek]die Ordination {f}
görüşme saati {i} die Sprechstunde {f}
görüşme salonu {i} der Beratungssaal {m}
görüşme ücreti {i} die Gesprächsgebühr {f}
görüşme yapılan kişi {i} der Gesprächspartner {m}
görüşme yapmak {v} interviewen {v}
görüşmeci {i} die Delegierte {f}
görüşmeci {i} der Delegierter {m}
görüşmeci {i} der Unterhändler {m}
görüşmeci {i} die Unterhändlerin {f}
görüşmede hazır olan kişiler {i} der Gesprächsteilnehmer {m}
görüşmek {fi} abhandeln {v}
görüşmek {fi} ansprechen {v}
görüşmek {fi} aushandeln {v}
görüşmek {itr} beratschlagen {itr}
görüşmek {fi} bereden {v}
görüşmek {v} besprechen {v}
görüşmek {itr} debattieren {itr}
görüşmek {fi} diskutieren {v}
görüşmek {fi} durchsprechen {v}
görüşmek {allg} einander sehen {allg}
görüşmek {v} erörtern {v}
görüşmek {allg} bereden {allg}
görüşmek {allg} besprechen {allg}
görüşmek {allg} Gespräch führen {allg}
görüşmek {allg} in Kontakt stehen {allg}
görüşmek {itr} konferieren {itr}
görüşmek {öt-e} [dilb]mit jdm sprechen {prp-d}
görüşmek {itr} ratschlagen {itr}
görüşmek {fi} ringen {v}
görüşmek {fi} beraten {v}
görüşmek {fi} besprechen {v}
görüşmek {fi} unterreden {v}
görüşmek {fi} Sprechen {v}
görüşmek {itr} tagen {itr}
görüşmek {itr} unterhandeln {itr}
görüşmek {fi} verhandeln {v}
görüşmek {fi} verkehren mit {v}
görüşmek {v} wälzen {v}
görüşmek {fi} zusammenkommen {v}
görüşmek {fi} Zusammentreffen {v}
görüşmek istemek {itr} Verlangen {itr}
görüşmek üzere {allg} auf Wiedersehen {allg}
görüşmek üzere {allg} bis bald {allg}
görüşmek üzere! {allg} bis nachher {allg}
görüşmelere başlamak {allg} ins Gespräch kommen {allg}
görüşmeleri yeniden başlatmak {v} flottmachen {v}
görüşmelerin kesilmesi {allg} Abbruch von Verhandlungen {allg}
görüşmeye açık {s} gesprächsbereit {adj}
görüşmeye çağırmak {fi} zusammenrufen {v}
görüşmeye hazır {s} gesprächsbereit {adj}
görüşmeye katılmak {fi} mitreden {v}
Indirekte Treffer
acele görüşme teklifi {i} der Dringlichkeitsantrag {m}
acil görüşme talebi {i} [pol]der Dringlichkeitsantrag {m}
aynı anda iletişim araçları yardımıyla birkaç kişi ile birlikte görüşme yayını {i} die Konferenzsendung {f}
ayrıntılı görüşme {i} die Rücksprache {f}
baş başa görüşme {i} das Tete-a-tete {n}
bilgi edinmek için görüşme {i} das Informationsgespräch {n}
bilimsel görüşme {i} die Kontroverse {f}
bir görüşme yapmak {allg} ein Gespräch führen {allg}
bir konu hakkında görüşme {i} das Interview {n}
bireysel görüşme {allg} individuelles Interview {allg}
detaylı görüşme {i} die Rücksprache {f}
en üst düzeyde görüşme {allg} Besprechung auf höchster Ebene {allg}
fiyat üzerin görüşme yapmak {fi} aushandeln {v}
görüşme konusu {i} das Gesprächsthema {n}
görüşme konusu {i} der Gesprächsstoff {m}
görüşme odası {i} das Beratungszimmer {n}
görüşme odası {i} das Sprechzimmer {n}
görüşme odası {i} das Besprechungszimmer {n}
görüşme odası {i} der Besprechungsraum {m}
görüşme saati {i} die Sprechstunde {f}
görüşme saati {i} [hek]die Ordination {f}
görüşme salonu {i} der Beratungssaal {m}
görüşme ücreti {i} die Gesprächsgebühr {f}
görüşme yapılan kişi {i} der Gesprächspartner {m}
görüşme yapmak {v} interviewen {v}
hapishanede görüşme yasağı {i} die Kontaktsperre {f}
ikili görüşme {i} die Zwiesprache {f}
ikili görüşme {i} das Zwiegespräch {n}
ivedilikle görüşme {i} [pol]die Dringlichkeitsdebatte {f}
öncelikle görüşme {i} [pol]die Dringlichkeitsdebatte {f}
özel görüşme {i} das Privatgespräch {n}
Papa'nın bir kimseyi baş başa görüşme için kabul etmesi {i} die Privataudienz {f}
telefonla şehiriçi görüşme {i} das Stadtgespräch {n}
ticari görüşme {i} [tic]die Handelsverhandlung {f}
toplu görüşme {i} die Podiumsdiskussion {f}
üçlü görüşme {i} die Dreierkonferenz {f}
velilerle görüşme günü {i} der Elternsprechtag {m}