DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
die Frist {f} ecel {i}
die Frist {f} müddet {i}
die Frist {f} mühlet {i}
die Frist {f} önel {i}
die Frist {f} süre {i}
die Frist {f} vade {i}
Frist bestimmen {allg} süre belirlemek {allg}
Frist bewilligen {allg} süre tanımak {allg}
Frist einhalten {allg} süreye uymak {allg}
Frist einhalten {allg} verilen süreye uymak {allg}
Frist gewähren {allg} mehil vermek {allg}
Frist gewähren {allg} süre tanımak {allg}
Frist gewähren {allg} süre vermek {allg}
Frist hemmen {allg} süreyi durdurmak {allg}
Frist hemmen {allg} süreyi tatil etmek {allg}
Frist setzen {allg} mühlet koymak {allg}
Frist setzen {allg} süre belirlemek {allg}
Frist setzen {allg} süre koymak {allg}
Frist setzen {allg} zaman sınırlaması koymak {allg}
Frist stellen {allg} süre belirlemek {allg}
Frist überschreiten {allg} süreyi geçirmek {allg}
Frist verlängern {allg} müddeti uzatmak {allg}
Frist verlängern {allg} süre uzatmak {allg}
der Fristablauf {m} muacceliyet {i}
der Fristablauf {m} süre bitimi {i}
der Fristablauf {m} süre sonu {i}
der Fristablauf {m} sürenin bitmesi {i}
der Fristablauf {m} sürenin dolması {i}
der Fristablauf {m} vade bitimi {i}
der Fristablauf {m} [Handel]vade sonu {i}
der Fristablauf {m} vadenin dolması {i}
der Fristbeginn {m} sürenin başlangıcı {i}
die Fristbewilligung {f} süre verme {i}
die Fristeinlage {f} vadeli mevduat {i}
fristen {v} ertelemek {v}
fristen {v} kıt kanaat geçinmek {v}
fristen {v} zamanını doldurmak {v}
fristgebunden {adv} süresi gelmemiş {adv}
fristgebunden {adv} zamanı gelmemiş {adv}
fristgebundene Schuld {allg} vadesi gelmemiş olan borç {allg}
fristgemäß {adv} süresi içinde {adv}
fristgemäß {a} zamanında {a}
fristgemäß kündigen {allg} tarihine uygun feshetmek {allg}
fristgemäße Kündigung {allg} tarihine uygun feshi ihbar {allg}
fristgerecht {adj} süre içinde {s}
fristgerecht {adj} [Jur.]süresi dolduğu için {s}
fristgerecht {a} süreye uygun {a}
fristgerecht {adj} vadesinde {s}
fristgerecht {adj} verilen sürede {s}
das Fristgesuch {n} [Jur.]vadenin uzatılması isteği {i}
die Fristgewährung {f} süre verme {i}
die Fristigkeit {f} müddet {i}
die Fristigkeit {f} zaman {i}
die Fristigkeit {f} süre {i}
fristlos {a} bildirmeden {a}
fristlos {adj} derhal {s}
fristlos {a} habersiz {a}
fristlos {adj} hemen {s}
fristlos {a} ihbarsız {a}
fristlos {allg} müddetsiz {allg}
fristlos {adj} süresiz {s}
fristlos kündigen {allg} geçerlilik süresini dikkate almadan feshetmek {allg}
fristlos kündigen {allg} önceden bildirmeden feshetmek {allg}
fristlose Kündigung {allg} [Jur.]bildirimsiz işten çıkarma {allg}
fristlose Kündigung {allg} sözleşme süresini dikkate almadan işten çıkarma {allg}
die Fristsetzung {f} müddet koyma {i}
die Fristsetzung {f} süre koyma {i}
die Fristtage {pl} atıfet mehili {ç}
die Fristtage {pl} atıfet müddeti {ç}
die Fristüberschreitung {f} süreyi geçirme {i}
die Fristung {f} erteleme {i}
die Fristung {f} tehir {i}
die Fristung {f} vade koyma {i}
die Fristung {f} vade uzatma {i}
die Fristverlängerung {f} müddeti temdit etme {i}
die Fristverlängerung {f} süreyi uzatma {i}
die Fristverlängerung {f} vade uzatma {i}
die Fristversäumnis {f} sürenin kaçırılması {i}
das Fristversäumnis {n} süreyi geçirme {i}
das Fristversäumnis {n} temerrüt {i}
Indirekte Treffer
das Ablauf der Frist {allg} sürenin bitimi {allg}
Ablauf der Frist {allg} önelin bitmesi {allg}
Ablauf der Frist {allg} vadenin sonu {allg}
Ablauf der Frist {allg} muacceliyet {allg}
Ablauf der Frist {allg} vadenin dolması {allg}
Ablauf der Frist {allg} mehil sonu {allg}
Ablauf der Frist {allg} sürenin sona ermesi {allg}
Ablauf der Frist {allg} bitim {allg}
Ablauf der Frist hemmen {v} kesin mehil vermek {fi}
Ablauf der Frist hemmen {v} süreyi uzatmak {fi}
angemessene Frist {allg} uygun süre {allg}
angemessene Frist {allg} uygun müddet {allg}
Aufschub einer Frist {allg} vadenin temdidi {allg}
Aufschub einer Frist {allg} sürenin uzatılması {allg}
außerordentliche Frist {allg} olağanüstü süre {allg}
begrenzte Frist {allg} sınırlı süre {allg}
bei Ablauf dieser Frist {allg} bu sürenin bitmesinden sonra {allg}
die Frist verlängern {allg} süreyi uzatmak {allg}
eine Frist einräumen {allg} süre vermek {allg}
eine Frist einräumen {allg} mühlet vermek {allg}
Einhaltung der Frist {allg} süreye uyma {allg}
Frist bestimmen {allg} süre belirlemek {allg}
Frist bewilligen {allg} süre tanımak {allg}
Frist einhalten {allg} verilen süreye uymak {allg}
Frist einhalten {allg} süreye uymak {allg}
Frist gewähren {allg} mehil vermek {allg}
Frist gewähren {allg} süre vermek {allg}
Frist gewähren {allg} süre tanımak {allg}
Frist hemmen {allg} süreyi tatil etmek {allg}
Frist hemmen {allg} süreyi durdurmak {allg}
Frist setzen {allg} mühlet koymak {allg}
Frist setzen {allg} zaman sınırlaması koymak {allg}
Frist setzen {allg} süre koymak {allg}
Frist setzen {allg} süre belirlemek {allg}
Frist stellen {allg} süre belirlemek {allg}
Frist überschreiten {allg} süreyi geçirmek {allg}
Frist verlängern {allg} süre uzatmak {allg}
Frist verlängern {allg} müddeti uzatmak {allg}
gesetzliche Frist {allg} yasal süre {allg}
innerhalb der angegebenen Frist {allg} verilen süre içinde {allg}
kurze Frist {allg} kısa süre {allg}
vereinbarte Frist {allg} kararlaştırılan süre {allg}
vereinbarte Frist {allg} anlaşmalı süre {allg}