TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
sözünü bitirmek {fi} ausreden {v}
sözünü bitirmek {fi} aussprechen {v}
sözünü dinlemek {fi} auf jemanden hören {v}
sözünü dinleten {s} tonangebend {adj}
sözünü dinletme {i} die Durchsetzung {f}
sözünü dinletmek {fi} durchsetzen {v}
sözünü dinletmek {fi} durchsetzen {v}
sözünü esirgemeden {adv} rundweg {adv}
sözünü esirgemeden konuşmak {fi} offenes Wort reden {v}
sözünü esirgememek {allg} gerade heraussagen {allg}
sözünü esirgememek {allg} kein Blatt vor den Mund nehmen {allg}
sözünü esirgememek {allg} kein Blatt vor Mund nehmen {allg}
sözünü etmemek {itr} schweigen {itr}
sözünü geçirme kabiliyeti {i} die Durchsetzungsfähigkeit {f}
sözünü geçirmek {allg} seinen Kopf durchsetzen {allg}
sözünü geri almak {allg} Behauptung zurücknehmen {allg}
sözünü tutmak {fi} einhalten {v}
sözünü tutmak {fi} sein Wort halten {v}
sözünü tutmama {i} der Wortbruch {m}
sözünü tutmamak {allg} dem Versprechen zuwiderhandeln {allg}
sözünü tutmamak {fi} sein Versprechen brechen {v}
sözünü tutmayan {s} wortbrüchig {adj}
sözünü yerine getirmek {fi} sein Versprechen einlösen {v}
sözünün eri {s} wacker {adj}
sözünün eri adam {allg} ein Mann von Wort {allg}
sözünün eri olmayan {s} wortbrüchig {adj}
sözünüze inanarak {allg} auf Ihr Wort hin {allg}
Indirekte Treffer
bir şeyin sözünü etmek {allg} ein Thema anschneiden {allg}
birinin sözünü kesmek {fi} Einhalt gebieten {v}
birinin sözünü kesmek {fi} dazwischenrufen {v}
birinin sözünü kesmek {fi} abschneiden {v}
birinin sözünü kesmek {v} unterbrechen {v}
birinin sözünü kesmek {allg} jemandem das Wort abschneiden {allg}
birinin sözünü kesmek {fi} jemanden unterbrechen {v}
birisinin sözünü dinlemek {allg} auf jdn hören {allg}
birisinin sözünü kabaca kesmek {allg} über den Mund fahren {allg}
birisinin sözünü kesmek {allg} in die Rede fallen {allg}
birisinin sözünü kesmek {allg} das Wort abschneiden {allg}
birisinin sözünü kesmek {allg} ins Wort fallen {allg}
protesto ederek sözünü kesmek {fi} ausschreien {v}
şeref sözünü bozma {i} die Ehrverletzung {f}
sözünü bitirmek {fi} ausreden {v}
sözünü bitirmek {fi} aussprechen {v}
sözünü dinlemek {fi} auf jemanden hören {v}
sözünü dinleten {s} tonangebend {adj}
sözünü dinletme {i} die Durchsetzung {f}
sözünü dinletmek {fi} durchsetzen {v}
sözünü dinletmek {fi} durchsetzen {v}
sözünü esirgemeden {adv} rundweg {adv}
sözünü esirgemeden konuşmak {fi} offenes Wort reden {v}
sözünü esirgememek {allg} gerade heraussagen {allg}
sözünü esirgememek {allg} kein Blatt vor Mund nehmen {allg}
sözünü esirgememek {allg} kein Blatt vor den Mund nehmen {allg}
sözünü etmemek {itr} schweigen {itr}
sözünü geçirme kabiliyeti {i} die Durchsetzungsfähigkeit {f}
sözünü geçirmek {allg} seinen Kopf durchsetzen {allg}
sözünü geri almak {allg} Behauptung zurücknehmen {allg}
sözünü tutmak {fi} sein Wort halten {v}
sözünü tutmak {fi} einhalten {v}
sözünü tutmama {i} der Wortbruch {m}
sözünü tutmamak {fi} sein Versprechen brechen {v}
sözünü tutmamak {allg} dem Versprechen zuwiderhandeln {allg}
sözünü tutmayan {s} wortbrüchig {adj}
sözünü yerine getirmek {fi} sein Versprechen einlösen {v}