TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
ters {s} barsch {adj}
ters {a} entgegengesetzt {a}
ters {a} gegensätzlich {a}
ters {i} das Gegenteil {n}
ters {s} grantig {adj}
ters {s} griesgrämig {adj}
ters {i} die Losung {f}
ters {s} mürrisch {adj}
ters {s} paradox {adj}
ters {adv} quer {adv}
ters {s} überzwerch {adj}
ters {s} umgekehrt {adj}
ters {s} unfreundlich {adj}
ters {s} unwirsch {adj}
ters {s} verkehrt {adj}
ters {s} verquer {adj}
ters {s} widrig {adj}
ters {öt} zuwider {prp}
ters {i} [mat]die Inverse {f}
ters akım {i} [elek]der Gegenstrom {m}
ters akım göstergesi {i} der Rücklaufzeiger {m}
ters akım kumandası {i} die Rücklaufsteuerung {f}
ters akım soğutucusu {i} der Rücklaufkühler {m}
ters akımlı soğutma {i} die Rücklaufkühlung {f}
ters akıntı {i} die Gegenströmung {f}
ters akış sistemi {i} das Gegenstromprinzip {n}
ters apre {i} die Linksappretur {f}
ters bakiye {i} der Gegensaldo {m}
ters cevap {adv} abweisend {adv}
ters çevirme {i} die Inversion {f}
ters çevirmek {fi} umkehren {v}
ters çıkmak {itr} misslingen {itr}
ters damping {allg} negatives Dumping {allg}
ters damping {allg} umgekehrtes Dumping {allg}
ters davranmak {fi} umspringen {v}
ters döndürme {i} die Verkehrung {f}
ters dönmüş gemi {adv} [den]kieloben {adv}
ters durum {i} die Quere {f}
ters düşmek {fi} entgegenstehen {v}
ters falso {i} [sp]das Kontraeffekt {n}
ters giden {s} ungeraten {adj}
ters gitme {mn} Schlamassel {mn}
ters gitmek {fi} danebengehen {v}
ters gitmek {fi} schief gehen {v}
ters hareket düzeni {i} das Kehrgetriebe {n}
ters insan {i} der Griesgram {m}
ters işlem {i} das Gegengeschäft {n}
ters istikamette araç süren kimse {i} der Geisterfahrer {m}
ters istikamette araç süren kimse {i} die Geisterfahrerin {f}
ters ışıkta çekim {i} die Gegenaufnahme {f}
ters kanca {i} der Widerhaken {m}
ters kayıt {i} die Gegenbuchung {f}
ters kayıt {i} der Gegeneintrag {m}
ters mekik {i} [sp]die Wiege {f}
ters olan insan {i} der Griesgram {m}
ters örgü {i} die Linke Masche {f}
ters repo {i} der Deport {m}
ters taraf {i} die Gegenseite {f}
ters taraf {i} die Kehrseite {f}
ters taraf {i} das Kehrwert {n}
ters taraf {i} die Rückseite {f}
ters tarafından uyanmak {allg} mit dem linken Bein zuerst aufgestanden sein {allg}
ters tarafmdan kalkmış olmak {allg} mit dem falschen Bein zuerst aufgestanden sein {allg}
ters tuz kristali {allg} reziprokes Salzpaar {allg}
ters yazı {i} die Spiegelschrift {f}
ters yön {i} die Gegenläufigkeit {f}
ters yön {i} die Gegenrichtung {f}
ters yön {i} die Quere {f}
ters yönde giden sürücü {i} der Geisterfahrer {m}
ters yün örme {s} kraus {adj}
ters yüz {i} die Rückseite {f}
ters yüz apresi {i} die Rückenappretur {f}
ters yüz etmek {fi} umkrempeln {v}
ters yüz etmek {fi} umstülpen {v}
tersane {i} [den]das Dock {n}
tersane {i} das Marinearsenal {n}
tersane {i} [den]die Werft {f}
tersane havuzu {i} [den]das Dock {n}
tersane isçisi {i} der Dockarbeiter {m}
tersane isçisi {i} der Docker {m}
Indirekte Treffer
akarsularda ters akıntı {i} [coğ]der Rücklauf {m}
akarsuların ters akışı {i} [coğ]der Rückfluss {m}
ayna görüntüsü gibi ters biçimde {s} spiegelbildlich {adj}
aynadaki akis gibi ters {s} seitenverkehrt {adj}
bir işin ters gitmesi {allg} schief laufen {allg}
devresel ters güdüm {allg} konjunkturelle Gegensteuerung {allg}
doğum esnasında ceninin ters durumu {i} [hek]die Steißlage {f}
düz veya ters okunduğunda aynı anlamı veren ses dizisi {i} das Palindrom {n}
göreve ters düşen {s} dienstwidrig {adj}
hayatın gerçeklerine ters düşen {s} lebensfremd {adj}
işin ters gitmesi {fi} schief gehen {v}
işlerin ters gitmesi {i} das Pech {n}
kumaşın ters tarafı {i} die Geweberückseite {f}
kumaşın ters yüzü {i} die Geweberückseite {f}
kumaşın ters yüzü {i} die Abseite {f}
kumaşın ters yüzü {i} die Abrechte {f}
madalyanın ters yüzü {allg} die Kehrseite der Medaille {allg}
şeytana çarığı ters giydirmek {allg} mit allem Wassern gewaschen sein {allg}
şeytana külahı ters giydiren {adv} ausgefuchst {adv}
şeytana külahını ters giydirecek yapıda bir kişi {i} der Satansbraten {m}
şeytana külahını ters giydiren {s} ausgekocht {adj}
sorumluluk hislerine ters düşen {s} pflichtwidrig {adj}
sözü ters çevirmek {v} Drehen {v}
temelden ters {s} grundverkehrt {adj}
ters akım {i} [elek]der Gegenstrom {m}
ters akım göstergesi {i} der Rücklaufzeiger {m}
ters akım kumandası {i} die Rücklaufsteuerung {f}
ters akım soğutucusu {i} der Rücklaufkühler {m}
ters akımlı soğutma {i} die Rücklaufkühlung {f}
ters akıntı {i} die Gegenströmung {f}
ters akış sistemi {i} das Gegenstromprinzip {n}
ters apre {i} die Linksappretur {f}
ters bakiye {i} der Gegensaldo {m}
ters cevap {adv} abweisend {adv}
ters çevirme {i} die Inversion {f}
ters çevirmek {fi} umkehren {v}
ters çıkmak {itr} misslingen {itr}
ters damping {allg} umgekehrtes Dumping {allg}
ters damping {allg} negatives Dumping {allg}
ters davranmak {fi} umspringen {v}
ters döndürme {i} die Verkehrung {f}
ters dönmüş gemi {adv} [den]kieloben {adv}
ters durum {i} die Quere {f}
ters düşmek {fi} entgegenstehen {v}
ters falso {i} [sp]das Kontraeffekt {n}
ters giden {s} ungeraten {adj}
ters gitme {mn} Schlamassel {mn}
ters gitmek {fi} schief gehen {v}
ters gitmek {fi} danebengehen {v}
ters hareket düzeni {i} das Kehrgetriebe {n}
ters insan {i} der Griesgram {m}
ters işlem {i} das Gegengeschäft {n}
ters istikamette araç süren kimse {i} die Geisterfahrerin {f}
ters istikamette araç süren kimse {i} der Geisterfahrer {m}
ters ışıkta çekim {i} die Gegenaufnahme {f}
ters kanca {i} der Widerhaken {m}
ters kayıt {i} der Gegeneintrag {m}
ters kayıt {i} die Gegenbuchung {f}
ters mekik {i} [sp]die Wiege {f}
ters olan insan {i} der Griesgram {m}
ters örgü {i} die Linke Masche {f}