TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
düşmek {allg} ab sein {allg}
düşmek {fi} abfallen {v}
düşmek {fi} abnehmen {v}
düşmek {fi} absinken {v}
düşmek {fi} abstürzen {v}
düşmek {fi} aufschlagen {v}
düşmek {fi} ausgehen {v}
düşmek {fi} dahinsinken {v}
düşmek {fi} deszendieren {v}
düşmek {fi} Erlöschen {v}
düşmek {itr} fallen {itr}
düşmek {itr} geraten {itr}
düşmek {fi} Haar ausfallen {v}
düşmek {fi} herfallen {v}
düşmek {fi} heruntergehen {v}
düşmek {fi} hinfliegen {v}
düşmek {fi} hinstürzen {v}
düşmek {fi} hinunterfallen {v}
düşmek {a} [den]in {a}
düşmek {allg} irgendwohin hauen {allg}
düşmek {fi} Licht einfallen {v}
düşmek {fi} mit dem Preis zurückgehen {v}
düşmek {fi} niedergehen {v}
düşmek {fi} obliegen {v}
düşmek {itr} plauzen {itr}
düşmek {itr} prasseln {itr}
düşmek {itr} segeln {itr}
düşmek {itr} sinken {itr}
düşmek {itr} stürzen {itr}
düşmek {v} überkippen {v}
düşmek {fi} verfallen {v}
düşmek {allg} zu Fall kommen {allg}
düşmek {fi} zusammensinken {v}
Indirekte Treffer
adam başına düşmek {allg} auf jeden Einzelnen kommen {allg}
ağına düşmek {fi} jemandem ins Netz gehen {v}
alım gücü düşmek {itr} verarmen {itr}
aniden düşmek {fi} aufklatschen {v}
aralıktan düşmek {fi} durchfallen {v}
ardına düşmek {fi} nachgehen {v}
ardına düşmek {fi} hinterher sein {v}
ardına düşmek {allg} hinter jdm hergehen {allg}
aşağı düşmek {itr} etwas abschließen {itr}
aşağı düşmek {fi} hinunterfallen {v}
aşağı düşmek {fi} hineinfallen {v}
aşağı düşmek {fi} herunterfallen {v}
aşağı düşmek {fi} runterfallen {v}
aşağı düşmek {fi} absinken {v}
aşağı düşmek {fi} hinunterstürzen {v}
aşağıya düşmek {fi} herunterfallen {v}
aşağıya düşmek {fi} herabfallen {v}
ayağı kayarak düşmek {fi} ausrutschen {v}
bayılıp yere düşmek {fi} umklappen {v}
bir duruma düşmek {allg} in eine Lage geraten {allg}
bir hale düşmek {allg} in einen Zustand geraten {allg}
bir pusuya düşmek {allg} in einen Hinterhalt geraten {allg}
bir şeyi hesaptan düşmek {fi} ausbuchen {v}
bir şeyin peşine düşmek {allg} nachlaufen {allg}
bir şeyin üstüne düşmek {itr} überlagern {itr}
bir şeyin üstüne düşmek {fi} entgegenstürzen {v}
bir şeyin üzerine düşmek {fi} auffallen {v}
birden düşmek {fi} aufklatschen {v}
birinin ağına düşmek {fi} jemandem ins Netz gehen {v}
birinin gözünden düşmek {allg} bei jemandem unten durch sein {allg}
birinin tuzağına düşmek {fi} jemandem ins Netz gehen {v}
birisinin eline düşmek {allg} in die Hände geraten {allg}
birisinin eline düşmek {allg} ausgeliefert sein {allg}
birisinin payına düşmek {allg} zufallen {allg}
birisinin payına düşmek {adv} zuteil werden {adv}
birisinin peşine düşmek {allg} nachlaufen {allg}
birisinin tuzağına düşmek {allg} ins Netz gehen {allg}
bitap düşmek {fi} schlappmachen {v}
bitkin düşmek {fi} verausgaben {v}
bitkin düşmek {fi} abkämpfen {v}
bitkin düşmek {allg} auszehren {allg}
bitkin düşmek {fi} schlapp werden {v}
bitkin düşmek {fi} herunterkommen {v}
bitkin düşmek {allg} fix und fertig {allg}
çelişkiye düşmek {itr} widersprechen {itr}
çelişkiye düşmek {fi} widersprechen {v}
çiçekleri düşmek {fi} abblühen {v}
çiy düşmek {itr} [metr]tauen {itr}
çok zor bir duruma düşmek {allg} in eine Zwickmühle geraten {allg}
cumbadak düşmek {fi} plumpsen {v}
değeri düşmek {allg} im Wert sinken {allg}
dehşete düşmek {fi} entsetzen {v}
delikten düşmek {fi} durchfallen {v}
dengesini kaybederek yere düşmek {fi} umklappen {v}
denk düşmek {fi} bieten {v}
denk düşmek {v} entsprechen {v}
dile düşmek {allg} beredet werden {allg}
dile düşmek {allg} ins Gerede kommen {allg}
dile düşmek {fi} in Verruf geraten {v}
dillere düşmek {allg} ins Gerede kommen {allg}
dört ayak üstüne düşmek {allg} die Treppe hinauffallen {allg}