DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
die Dauer {f} beka {i}
die Dauer {f} dayanıklı olma {i}
die Dauer {f} devam {i}
die Dauer {f} devamlı olma {i}
die Dauer {f} müddet {i}
die Dauer {f} sürek {i}
die Dauer {f} uzun süre {i}
die Dauer {f} uzun zaman {i}
die Dauer {f} süre {i}
Dauer der Arbeitslosigkeit {allg} işsizlik süresi {allg}
Dauer der Beschäftigung {allg} çalışma süresi {allg}
Dauer der Beschäftigung {allg} çalıştırma süresi {allg}
Dauer der Beschäftigung {allg} istihdam süresi {allg}
Dauer der Betriebszugehörigkeit {allg} fabrikada çalışma süresi {allg}
Dauer der Betriebszugehörigkeit {allg} işletmede çalışma süresi {allg}
Dauer der Freundschaft {allg} arkadaşlığın süresi {allg}
die Dauerakte {f} sürekli dosya {i}
der Dauerangestellter {m} daimi memur {i}
der Dauerangestellter {m} sürekli memur {i}
die Daueranlage {f} [Handel]uzun vadeli yatırım {i}
der Daueranleger {m} [Handel]uzun vadeli yatırımcı {i}
der Dauerarbeitslose {m} [Handel]uzun süredir işsiz olan {i}
der Dauerarbeitsloser {m} daimi işsiz {i}
der Dauerarbeitsloser {m} sürekli işsiz {i}
die Dauerarbeitslosigkeit {f} daimi işsizlik {i}
die Dauerarbeitslosigkeit {f} [Handel]sürekli işsizlik {i}
der Dauerarbeitsplatz {m} daimi çalışma yeri {i}
der Dauerarbeitsplatz {m} sürekli çalışma yeri {i}
der Dauerarbeitsplatz {m} [Handel]uzun süreli işyeri {i}
der Dauerarrest {m} sürekli hapis {i}
der Dauerauftrag {m} açık emir {i}
der Dauerauftrag {m} aralıksız sipariş {i}
der Dauerauftrag {m} [Handel]banka ile sürekli yapılan ödemelerin belirlenmesi {i}
der Dauerauftrag {m} daimi sipariş {i}
der Dauerauftrag {m} kesintisiz sipariş {i}
der Dauerauftrag {m} otomatik ödeme {i}
der Dauerauftrag {m} sürekli emir {i}
der Dauerauftrag {m} [Handel]sürekli yetki {i}
der Dauerauftrag {m} [Handel]vadelere yayılmış ödemelerin belirtilmesi {i}
der Dauerauftrag {m} [ökon.]düzenli ödeme emri {i}
der Dauerausweis {m} abonman karnesi {i}
der Dauerausweis {m} abonman kartı {i}
die Dauerbehandlung {f} [Med.]sürekli doktor kontrolü altında olma {i}
die Dauerbelegschaft {f} sürekli kadro {i}
die Dauerbeschäftigung {f} hayat boyu istihdam {i}
die Dauerbeschäftigung {f} sürekli çalıştırma {i}
der Dauerbetrieb {m} daimi işleme {i}
der Dauerbetrieb {m} daimi işletme {i}
der Dauerbetrieb {m} sürekli işleme {i}
der Dauerbetrieb {m} sürekli işletme {i}
die Dauerbezugskarte {f} süresiz abonman kartı {i}
der Dauerbrenner {m} sürekli fırın {i}
der Dauerbrenner {m} uzun süre yanan soba {i}
das Dauerbudget {n} sürekli bütçe {i}
das Dauerdelikt {n} mütemadi suç {i}
das Dauerdelikt {n} sürekli suç {i}
das Dauereinkommen {n} hayat boyu gelir {i}
die Dauereinnahme {f} daimi gelir {i}
die Dauereinnahme {f} daimi tahsilat {i}
die Dauereinnahme {f} sürekli gelir {i}
die Dauereinnahme {f} sürekli tahsilat {i}
der Daueremittent {m} aralıksız emisyoncu {i}
die Dauerfahrkarte {f} abonman bileti {i}
die Dauerfahrkarte {f} abonman pasosu {i}
die Dauerfahrt {f} uzun yolculuk {i}
die Dauerfalte {f} kalıcı plise {i}
das Dauerfeuer {n} [mil.]sürekli ateş {i}
der Dauerflug {m} uçak uzun menzilli uçuş {i}
der Dauergast {m} otelde uzun süre kalan müşteri {i}
das Dauergewächs {n} [Bot.]uzun ömürlü bitki {i}
die Dauergewebe {f} [anat.]değişmezdoku {i}
die Dauergüter {pl} sürekli mallar {ç}
dauerhaft {adj} dayanıklı {s}
dauerhaft {a} devamlı {a}
dauerhaft {adj} ilelebet {s}
dauerhaft {a} kalıcı {a}
dauerhaft {a} kesintisiz {a}
dauerhaft {adj} metanetli {s}
dauerhaft {adj} payidar {s}
dauerhaft {adj} sağlam {s}
Indirekte Treffer
auf die Dauer {allg} uzun süreli {allg}
auf die Dauer von drei Wochen {allg} üç hafta süreyle {allg}
Dauer der Arbeitslosigkeit {allg} işsizlik süresi {allg}
Dauer der Beschäftigung {allg} çalışma süresi {allg}
Dauer der Beschäftigung {allg} istihdam süresi {allg}
Dauer der Beschäftigung {allg} çalıştırma süresi {allg}
Dauer der Betriebszugehörigkeit {allg} işletmede çalışma süresi {allg}
Dauer der Betriebszugehörigkeit {allg} fabrikada çalışma süresi {allg}
Dauer der Freundschaft {allg} arkadaşlığın süresi {allg}
es war nur von kurzer Dauer {allg} uzun sürmedi {allg}
von Dauer sein {allg} sürekli olmak {allg}
von Dauer sein {allg} dayanıklı olmak {allg}
während der Dauer eines Vertrages {allg} sözleşme süre içinde {allg}