TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
yüzünü asmak {allg} ein langes Gesicht machen {allg}
yüzünü asmak {allg} langes Gesicht machen {allg}
yüzünü boyamak {allg} anmalen {allg}
yüzünü buruşturmak {fi} durchfurchen {v}
yüzünü çevirmek {fi} wegwenden {v}
yüzünü değiştirmek {allg} das Gesicht entstellen {allg}
yüzünü ekşitmek {allg} ein saures Gesicht zeigen {allg}
yüzünü ekşitmek {allg} eine Fratze ziehen {allg}
yüzünü ekşitmek {v} ziehen {v}
yüzünü güldürmek {fi} beglücken {v}
yüzünü güldürmek {v} erfreuen {v}
yüzünü kara çıkarmak {allg} Schande machen {allg}
yüzünü kara çıkarmak {allg} jemandem Schande machen {allg}
yüzünü kızartmak {v} beschämen {v}
yüzünü o yöne çevirmek {allg} hinwenden {allg}
yüzünü tutmak {fi} Geld scheffeln {v}
yüzünü yıkamak {fi} das Gesicht waschen {v}
yüzünün rengi gelmek {fi} auferstehen {v}
Indirekte Treffer
akciğer ve göğüs kafesinin yüzünü örten zar {i} die Pleura {f}
birisine yüzünü çevirmek {allg} das Gesicht zuwenden {allg}
birisini güldürmek için yüzünü çarpıtarak şaklabanlık yapmak {allg} Grimassen schneiden {allg}
elleriyle yüzünü kapamak {allg} die Hände vors Gesicht schlagen {allg}
gerçek yüzünü göstermek {v} demaskieren {v}
gerçek yüzünü göstermek {allg} sein wahres Gesicht zeigen {allg}
gerçek yüzünü ortaya çıkarma {i} die Demaskierung {f}
yüzünü öğrenmek {allg} etwas klar sehen {allg}
işin yüzünü bilen kimse {i} die Insiderin {f}
işin yüzünü bilen kimse {i} der Insider {m}
karın boşluğunun yüzünü örten zar {i} das Peritoneum {n}
şeytan yüzünü görsün {allg} er soll sich zum Teufel scheren {allg}
şeytan yüzünü görsün {allg} er kann mir gestohlen bleiben {allg}
tabutta yüzünü göstermek {fi} aufbahren {v}
yüzünü asmak {allg} langes Gesicht machen {allg}
yüzünü asmak {allg} ein langes Gesicht machen {allg}
yüzünü boyamak {allg} anmalen {allg}
yüzünü buruşturmak {fi} durchfurchen {v}
yüzünü çevirmek {fi} wegwenden {v}
yüzünü değiştirmek {allg} das Gesicht entstellen {allg}
yüzünü ekşitmek {v} ziehen {v}
yüzünü ekşitmek {allg} eine Fratze ziehen {allg}
yüzünü ekşitmek {allg} ein saures Gesicht zeigen {allg}
yüzünü güldürmek {fi} beglücken {v}
yüzünü güldürmek {v} erfreuen {v}
yüzünü kara çıkarmak {allg} jemandem Schande machen {allg}
yüzünü kara çıkarmak {allg} Schande machen {allg}
yüzünü kızartmak {v} beschämen {v}
yüzünü o yöne çevirmek {allg} hinwenden {allg}
yüzünü tutmak {fi} Geld scheffeln {v}
yüzünü yıkamak {fi} das Gesicht waschen {v}