TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
terk {i} die Abandonnierung {f}
terk {i} der Abgang {m}
terk {i} die Hausaufgabe {f}
terk {i} die Auflassung {f}
terk {i} die Auslassung {f}
terk {i} die Auswanderung {f}
terk {i} die Entwerung {f}
terk {i} die Hingabe {f}
terk {i} die Zurücklassung {f}
terk edeceğini bildirme {i} die Abmeldung {f}
terk edilemez {s} unerlässlich {adj}
terk edilme {i} die Zurücklassung {f}
terk edilmek {itr} verwaisen {itr}
terk edilmez {s} unverzichtbar {adj}
terk edilmiş {s} [mad]auflässig {adj}
terk edilmiş {a} herrenlos {a}
terk edilmiş {s} hinterlassen {adj}
terk edilmiş {s} öd {adj}
terk edilmiş {s} ödnis {adj}
terk edilmiş {s} verwaist {adj}
terk edilmiş {fi} ausgesetzt sein {v}
terk edilmiş çocuk {i} der Findling {m}
terk edilmişlik {i} die Verlassenheit {f}
terk etme {i} [huk]der Abandon {m}
terk etme {i} die Abwendung {f}
terk etme {i} die Aussetzung {f}
terk etme {i} die Resignation {f}
terk etme {i} die Trennung {f}
terk etmek {v} abandonnieren {v}
terk etmek {fi} abfallen {v}
terk etmek {fi} abgeben {v}
terk etmek {fi} abgehen {v}
terk etmek {itr} abschwenken {itr}
terk etmek {fi} aufgeben {v}
terk etmek {fi} auflassen {v}
terk etmek {fi} aussetzen {v}
terk etmek {allg} einer Sache entrückt sein {allg}
terk etmek {allg} eingehen lassen {allg}
terk etmek {fi} entweren {v}
terk etmek {fi} fortziehen {v}
terk etmek {fi} hingeben {v}
terk etmek {v} lassen {v}
terk etmek {v} räumen {v}
terk etmek {itr} resignieren {itr}
terk etmek {itr} scheiden {itr}
terk etmek {fi} sein lassen {v}
terk etmek {allg} wegmachen {allg}
terk etmek {fi} sitzen lassen {v}
terk etmek {v} trennen {v}
terk etmek {v} überlassen {v}
terk etmek {v} verlassen {v}
terk etmek {fi} weglaufen {v}
terk etmek {v} [ed]preisgeben {v}
terk ve feragat {i} [huk]die Abtretung {f}
terke zorlamak {fi} abnötigen {v}
terkedilmiş çocuk {i} das Findelkind {n}
terkedilmiş sanayi {i} die Industriebranche {f}
terketme {i} die Aufgabe {f}
terketmek {fi} abdingen {v}
terketmek {fi} auflassen {v}
terki diyar etmek {allg} sein Land verlassen {allg}
terki kayışı {i} [ask]der Mantelriemen {m}
terki kemeri {i} [ask]der Mantelriemen {m}
terkibi gizli olan kocakarı ilacı {i} das Geheimmittel {n}
terkin {i} das Löschen {n}
terkin {i} die Löschung {f}
terkin etmek {fi} löschen {v}
terkin hakkı {i} der Löschungsanspruch {m}
terkin kabulü {i} die Löschungsbewilligung {f}
terkip {i} das Arrangement {n}
terkip {i} die Besetzung {f}
terkip {i} die Dosis {f}
terkip {i} das Gemengsel {n}
terkip {i} die Kombination {f}
terkip {i} die Synthese {f}
terkip {i} [kim]die Verbindung {f}
terkip {i} der Verbund {m}
terkip {i} die Zusammensetzung {f}
terkip etmek {fi} vereinigen {v}
terkos suyu {i} das Leitungswasser {n}
Indirekte Treffer
araziyi terk etme {i} die Gebietsabtretung {f}
birisini terk etmek {allg} von jdm abfallen {allg}
birisini terk etmek {allg} jdn im Stich lassen {allg}
birisini terk etmemek {fi} aushalten {v}
çocuğu terk etme {i} die Kindesaussetzung {f}
çocuğu terk etmek {allg} Kind aussetzen {allg}
doğumdan sonra yuvasını terk eden hayvan {i} [hayb]der Nestflüchter {m}
gemiyi terk etmek {allg} von Bord gehen {allg}
görevini terk etmek {fi} abmustern {v}
insandan kaynaklanan kötü etkiler nedeniyle doğal yaşama alanını terk etmek zorunda kalan bitki veya hayvan {ç} die Kulturflüchter {pl}
kötü niyetli terk etme {allg} böswillige Verlassung {allg}
mevziyi terk etmek {fi} [ask]aufgeben {v}
meydanı terk etmek {allg} [ask]das Feld räumen {allg}
oğul arıların kovanı terk etmesi {itr} [hayb]schwärmen {itr}
okulu terk etmek {allg} Abgang von der Schule {allg}
saltanatı terk etmek {fi} abdanken {v}
sokağa terk edilmiş çocuk {i} das Findelkind {n}
terk edeceğini bildirme {i} die Abmeldung {f}
terk edilemez {s} unerlässlich {adj}
terk edilme {i} die Zurücklassung {f}
terk edilmek {itr} verwaisen {itr}
terk edilmez {s} unverzichtbar {adj}
terk edilmiş {s} öd {adj}
terk edilmiş {s} hinterlassen {adj}
terk edilmiş {fi} ausgesetzt sein {v}
terk edilmiş {a} herrenlos {a}
terk edilmiş {s} verwaist {adj}
terk edilmiş {s} [mad]auflässig {adj}
terk edilmiş {s} ödnis {adj}
terk edilmiş çocuk {i} der Findling {m}
terk edilmişlik {i} die Verlassenheit {f}
terk etme {i} die Resignation {f}
terk etme {i} die Aussetzung {f}
terk etme {i} die Abwendung {f}
terk etme {i} [huk]der Abandon {m}
terk etme {i} die Trennung {f}
terk etmek {allg} einer Sache entrückt sein {allg}
terk etmek {itr} resignieren {itr}
terk etmek {v} [ed]preisgeben {v}
terk etmek {fi} abgehen {v}
terk etmek {fi} hingeben {v}
terk etmek {fi} sitzen lassen {v}
terk etmek {fi} aussetzen {v}
terk etmek {fi} weglaufen {v}
terk etmek {fi} abgeben {v}
terk etmek {fi} fortziehen {v}
terk etmek {allg} wegmachen {allg}
terk etmek {fi} auflassen {v}
terk etmek {v} verlassen {v}
terk etmek {fi} abfallen {v}
terk etmek {fi} entweren {v}
terk etmek {fi} sein lassen {v}
terk etmek {fi} aufgeben {v}
terk etmek {v} räumen {v}
terk etmek {v} überlassen {v}
terk etmek {v} abandonnieren {v}
terk etmek {allg} eingehen lassen {allg}
terk etmek {itr} scheiden {itr}
terk etmek {itr} abschwenken {itr}
terk etmek {v} lassen {v}
terk etmek {v} trennen {v}
terk ve feragat {i} [huk]die Abtretung {f}
ücretin terk ve ferağı {i} die Lohnabtretung {f}
üretimi terk ödencesi {i} die Ausfallentschädigung {f}
yurdunu terk etmek {fi} abtreten {v}
yurdunu terk etmek {fi} auswandern {v}
yuvayı terk etmek {itr} ausfliegen {itr}