TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
bebek {i} das Baby {n}
bebek {i} das Kind {n}
bebek {i} das Kindchen {n}
bebek {i} das Kleinkind {n}
bebek {i} der Säugling {m}
bebek alt değiştirme masası {i} der Wickeltisch {m}
bebek alt değiştirme ünitesi {i} der Wickelraum {m}
bebek arabası {i} der Babywagen {m}
bebek arabası {i} der Kinderwagen {m}
bebek bakıcısı {i} der Babysitter {m}
bebek bakıcısı {i} die Babysitterin {f}
bebek bakım yurdu {i} das Säuglingsheim {n}
bebek bakımı {i} die Säuglingspflege {f}
bebek bakımı uzmanı hemşire {i} die Säuglingschwester {f}
bebek beklemek {allg} ein Baby erwarten {allg}
bebek beklemek {allg} etwas Kleines bekommen {allg}
bebek beklemek {allg} etwas Kleines erwarten {allg}
bebek beklemek {allg} guter Hoffnung sein {allg}
bebek beklemek {fi} in anderen Umständen sein {v}
bebek beklemek {fi} schwanger sein {v}
bebek bezi değiştirmek {fi} trockenlegen {v}
bebek çamaşırı {i} die Säuglingsausstattung {f}
bebek eli {i} die Patschhand {f}
bebek emzirme {i} die Stillung {f}
bebek emzirmek {fi} anlegen {v}
bebek emzirmek {allg} einen Säugling stillen {allg}
bebek endüstri {allg} schutzbedürftige Industrie {allg}
bebek gibi {s} puppig {adj}
bebek gibi genç kız {i} die Puppe {f}
bebek gibi kadın {allg} bildschöne Frau {allg}
bebek karyolası {i} das Bettchen {n}
bebek mama önlüğü {i} das Sabberlätzchen {n}
bebek maması {i} der Babykost {m}
bebek maması {i} die Babynahrung {f}
bebek maması {i} die Säuglingsnahrung {f}
bebek ölümleri {i} die Säuglingssterblichkeit {f}
bebek önlüğü {i} das Geiferläppchen {n}
bebek oyuncağı {i} die Kinderrassel {f}
bebek taşıma çantası {i} die Babytragetasche {f}
bebek taşıma çantası {i} die Tragetasche {f}
bebek tulum elbisesi {i} das Strampelhöschen {n}
bebek tulumu {i} die Strampelhose {f}
bebek yürüteci {i} das Gängelband {n}
bebekler için kauçuk külot {i} das Gummihöschen {n}
bebeklik {allg} frühe Kindheit {allg}
bebekte doğumda oluşan leke {i} [biy]das Muttermal {n}
Indirekte Treffer
ani bebek ölümü {i} [hek]der Plötzliche Kindstod {m}
ani bebek ölümü {i} [hek]der Krippentod {m}
ani bebek ölümü {i} [hek]der Plötzliche Säuglingstod {m}
anne ve anne karnındaki bebek arasında besin alışverişini sağlayan organ {i} die Plazenta {f}
bebek alt değiştirme masası {i} der Wickeltisch {m}
bebek alt değiştirme ünitesi {i} der Wickelraum {m}
bebek arabası {i} der Kinderwagen {m}
bebek arabası {i} der Babywagen {m}
bebek bakıcısı {i} die Babysitterin {f}
bebek bakıcısı {i} der Babysitter {m}
bebek bakım yurdu {i} das Säuglingsheim {n}
bebek bakımı {i} die Säuglingspflege {f}
bebek bakımı uzmanı hemşire {i} die Säuglingschwester {f}
bebek beklemek {fi} schwanger sein {v}
bebek beklemek {allg} ein Baby erwarten {allg}
bebek beklemek {fi} in anderen Umständen sein {v}
bebek beklemek {allg} guter Hoffnung sein {allg}
bebek beklemek {allg} etwas Kleines erwarten {allg}
bebek beklemek {allg} etwas Kleines bekommen {allg}
bebek bezi değiştirmek {fi} trockenlegen {v}
bebek çamaşırı {i} die Säuglingsausstattung {f}
bebek eli {i} die Patschhand {f}
bebek emzirme {i} die Stillung {f}
bebek emzirmek {fi} anlegen {v}
bebek emzirmek {allg} einen Säugling stillen {allg}
bebek endüstri {allg} schutzbedürftige Industrie {allg}
bebek gibi {s} puppig {adj}
bebek gibi genç kız {i} die Puppe {f}
bebek gibi kadın {allg} bildschöne Frau {allg}
bebek karyolası {i} das Bettchen {n}
bebek mama önlüğü {i} das Sabberlätzchen {n}
bebek maması {i} die Säuglingsnahrung {f}
bebek maması {i} die Babynahrung {f}
bebek maması {i} der Babykost {m}
bebek ölümleri {i} die Säuglingssterblichkeit {f}
bebek önlüğü {i} das Geiferläppchen {n}
bebek oyuncağı {i} die Kinderrassel {f}
bebek taşıma çantası {i} die Tragetasche {f}
bebek taşıma çantası {i} die Babytragetasche {f}
bebek tulum elbisesi {i} das Strampelhöschen {n}
bebek tulumu {i} die Strampelhose {f}
bebek yürüteci {i} das Gängelband {n}
doğuştan kıllı bebek {i} der Kindskopf {m}
el bebek gül bebek büyütmek {v} verpäppeln {v}
el bebek gül bebek büyütmek {v} verpimpeln {v}
ikiden fazla bebek doğurma Mehrlingsschwangerschaf {i} die Mehrlingsgeburt {f}
ikiz veya daha fazla bebek dünyaya getirme {i} die Mehrlingsgeburt {f}
küçük oyuncak bebek {i} das Püppchen {n}
lastik bebek {i} die Gummipuppe {f}
masalda bebek getiren leylek {i} der Klapperstorch {m}
oyuncak bebek {i} die Puppe {f}
oyuncak bebek {i} die Docke {f}
oyuncak bebek arabası {i} der Puppenwagen {m}
oyuncak bebek evi {i} das Puppenhaus {n}
oyuncak bebek evi {i} die Puppenstube {f}
oyuncak bebek tamircisi {i} der Puppendoktor {m}
prematüre bebek {i} die Frühgeburt {f}
sütten kesilmemiş bebek {i} der Säugling {m}
taş bebek {i} die Ankleidepuppe {f}
tüp bebek {i} [hek]das Retortenbaby {n}
tüp bebek {i} das IVF-Baby {n}
üç günlük bebek {allg} dreitägiges Kind {allg}
yeni doğmuş bebek {i} das Neugeborene {n}