TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
günlük {s} aktuell {adj}
günlük {ç} [pol]die Diäten {pl}
günlük {s} frisch {adj}
günlük {i} das Memorial {n}
günlük {s} quotidian {adj}
günlük {i} das Tagebuch {n}
günlük {i} das Tagegeld {n}
günlük {sonk} -tägig {suf}
günlük {s} täglich {adj}
günlük {s} tagtäglich {adj}
günlük {i} der Weihrauch {m}
günlük {i} der Weihrauchbaum {m}
günlük ağacı {i} der Benzoebaum {m}
günlük ağacı {allg} echter Storaxbaum {allg}
günlük ağacı {i} der Storaxbaum {m}
günlük bakım {i} die Tagespflege {f}
günlük biçimde {adv} tageweise {adv}
günlük böcek {i} [hayb]die Ephemeride {f}
günlük borsa çizelgesi {i} [tic]der Kurszettel {m}
günlük çalışıp günlük para alan kişi {i} der Tagelöhner {m}
günlük çalışma süresi {allg} tägliche Arbeitszeit {allg}
günlük çek {i} der Barscheck {m}
günlük ciro {i} die Tageseinnahme {f}
günlük ciro {i} der Tagesumsatz {m}
günlük ciro kasası {i} die Tageskasse {f}
günlük cironun içinde bulunduğu kasa {i} die Tageskasse {f}
günlük defter {i} [tic]das Journal {n}
günlük defter {i} die Kladde {f}
günlük defteri {i} das Tagebuch {n}
günlük değer {i} [tic]die Kurswert {f}
günlük değeri üzerinden alım {allg} Anschaffung zum Tageswert {allg}
günlük dergi {i} die Tagespresse {f}
günlük dil {i} die Alltagssprache {f}
günlük dil {i} die Konversationssprache {f}
günlük dil {i} die Umgangssprache {f}
günlük dilde {s} umgangsprachlich {adj}
günlük durum {i} die Aktualität {f}
günlük elbise {i} das Alltagskleid {n}
günlük elbise {i} die Alltagskleidung {f}
günlük emir {i} das Bulletin {n}
günlük erkek elbisesi {i} der Straßenanzug {m}
günlük fiyat ortalaması {i} die Eingangsdurchschnittspreise {f}
günlük fiyat üzerinden alım {allg} Anschaffung zum Tageswert {allg}
günlük fiyat üzerinden alış {allg} Anschaffung zum Tageswert {allg}
günlük gazete {i} das Tageblatt {n}
günlük gazete {i} die Tagespresse {f}
günlük gazete {i} die Tageszeitung {f}
günlük gazeteler {i} die Presse {f}
günlük gelir {i} die Tageseinnahme {f}
günlük gereksinim {i} der Tagesbedarf {m}
günlük gereksinim malları {allg} Gegenstände des täglichen Bedarfs {allg}
günlük gereksinme malları {allg} Güter des täglichen Bedarfs {allg}
günlük gidiş-dönüş bileti {i} die Tagesrückfahrkarte {f}
günlük gidişat {i} der Tagesablauf {m}
günlük gıdaya ilaveten tüketilen yiyecek {allg} Beikost {allg}
günlük gıdaya ilaveten tüketilen yiyecek {allg} Zukost {allg}
günlük hasılat {i} die Tageseinnahme {f}
günlük hasılat kasası {i} die Tageskasse {f}
günlük hasılatın içinde bulunduğu kasa {i} die Tageskasse {f}
günlük hastalık parası haddi {i} der Krankengeldtagessatz {m}
günlük hayatta kullanılan dil {i} die Alltagssprache {f}
günlük idman yapmak {allg} trimmen {allg}
günlük ihbarlı kredi {allg} täglich kündbares Darlehen {allg}
günlük ihbarlı mevduat {allg} täglich abrufbares Geld {allg}
günlük ihbarlı para {allg} täglich abrufbares Geld {allg}
günlük ihbarsız fonlar {allg} täglich fällige Gelder {allg}
günlük ihbarsız mevduat {allg} täglich abhebbares Guthaben {allg}
günlük ihtiyaç {i} der Tagesbedarf {m}
günlük ihtiyaç malları {allg} Gegenstände des täglichen Bedarfs {allg}
günlük ile tütsüleme {i} die Beweihräucherung {f}
günlük ile tütsülemek {v} beweihräuchern {v}
günlük iletişim {i} die Alltagskommunikation {f}
günlük {i} die Alltagsbeschäftigung {f}
günlük {i} die Tagesarbeit {f}
günlük {i} das Tagewerk {n}
günlük kazanç {i} die Tageseinnahme {f}
günlük kazanç {i} das Tagesgewinn {n}
günlük konuşma dili {i} die Demotike {f}
günlük konuşma dili {i} die Umgangssprache {f}
günlük konuşma dilinde {s} umgangsprachlich {adj}
Indirekte Treffer
354 günlük takvim {i} das Mondjahr {n}
bir günlük {adv} ephomer {adv}
bir günlük {a} eintägig {a}
bir günlük harcırah {i} das Tagegeld {n}
bir günlük seyahat {i} die Tagereise {f}
bir teoriyi günlük yaşamda denemek {allg} die Probe aufs Exempel machen {allg}
birkaç günlük {adv} mehrtägig {adv}
borsada günlük kur {i} [tic]der Tageskurs {m}
çocuğa günlük bakan kadın {i} die Tagesmutter {f}
dört günlük {s} viertägig {adj}
günlük ağacı {allg} echter Storaxbaum {allg}
günlük ağacı {i} der Benzoebaum {m}
günlük ağacı {i} der Storaxbaum {m}
günlük bakım {i} die Tagespflege {f}
günlük biçimde {adv} tageweise {adv}
günlük böcek {i} [hayb]die Ephemeride {f}
günlük borsa çizelgesi {i} [tic]der Kurszettel {m}
günlük çalışıp günlük para alan kişi {i} der Tagelöhner {m}
günlük çalışma süresi {allg} tägliche Arbeitszeit {allg}
günlük çek {i} der Barscheck {m}
günlük ciro {i} der Tagesumsatz {m}
günlük ciro {i} die Tageseinnahme {f}
günlük ciro kasası {i} die Tageskasse {f}
günlük cironun içinde bulunduğu kasa {i} die Tageskasse {f}
günlük defter {i} [tic]das Journal {n}
günlük defter {i} die Kladde {f}
günlük defteri {i} das Tagebuch {n}
günlük değer {i} [tic]die Kurswert {f}
günlük değeri üzerinden alım {allg} Anschaffung zum Tageswert {allg}
günlük dergi {i} die Tagespresse {f}
günlük dil {i} die Umgangssprache {f}
günlük dil {i} die Konversationssprache {f}
günlük dil {i} die Alltagssprache {f}
günlük dilde {s} umgangsprachlich {adj}
günlük durum {i} die Aktualität {f}
günlük elbise {i} die Alltagskleidung {f}
günlük elbise {i} das Alltagskleid {n}
günlük emir {i} das Bulletin {n}
günlük erkek elbisesi {i} der Straßenanzug {m}
günlük fiyat ortalaması {i} die Eingangsdurchschnittspreise {f}
günlük fiyat üzerinden alım {allg} Anschaffung zum Tageswert {allg}
günlük fiyat üzerinden alış {allg} Anschaffung zum Tageswert {allg}
günlük gazete {i} das Tageblatt {n}
günlük gazete {i} die Tageszeitung {f}
günlük gazete {i} die Tagespresse {f}
günlük gazeteler {i} die Presse {f}
günlük gelir {i} die Tageseinnahme {f}
günlük gereksinim {i} der Tagesbedarf {m}
günlük gereksinim malları {allg} Gegenstände des täglichen Bedarfs {allg}
günlük gereksinme malları {allg} Güter des täglichen Bedarfs {allg}
günlük gidiş-dönüş bileti {i} die Tagesrückfahrkarte {f}
günlük gidişat {i} der Tagesablauf {m}
günlük gıdaya ilaveten tüketilen yiyecek {allg} Zukost {allg}
günlük gıdaya ilaveten tüketilen yiyecek {allg} Beikost {allg}
günlük hasılat {i} die Tageseinnahme {f}
günlük hasılat kasası {i} die Tageskasse {f}
günlük hasılatın içinde bulunduğu kasa {i} die Tageskasse {f}
günlük hastalık parası haddi {i} der Krankengeldtagessatz {m}
günlük hayatta kullanılan dil {i} die Alltagssprache {f}
günlük idman yapmak {allg} trimmen {allg}
günlük ihbarlı kredi {allg} täglich kündbares Darlehen {allg}
günlük ihbarlı mevduat {allg} täglich abrufbares Geld {allg}
günlük ihbarlı para {allg} täglich abrufbares Geld {allg}
günlük ihbarsız fonlar {allg} täglich fällige Gelder {allg}
günlük ihbarsız mevduat {allg} täglich abhebbares Guthaben {allg}
günlük ihtiyaç {i} der Tagesbedarf {m}
günlük ihtiyaç malları {allg} Gegenstände des täglichen Bedarfs {allg}
günlük ile tütsüleme {i} die Beweihräucherung {f}