TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
altına {öt} unter {prp}
altına almak {v} überrennen {v}
altına almak {v} überrollen {v}
altına almak {fi} umfahren {v}
altına etme {i} das Bettnässen {n}
altına etmek {allg} beschmutzen {allg}
altına etmek {fi} voll machen {v}
altına geçirmek {fi} durchschlagen {v}
altına işeme {i} [hek]die Enurese {f}
altına işemek {fi} einnässen {v}
altına kaçırmak {allg} in die Hosen machen {allg}
altına kaçırmak {allg} beschmutzen {allg}
altına koymak {fi} darunter setzen {v}
altına koymak {s} unterlegen {adj}
altına koymak {fi} unterschieben {v}
altına koymak {fi} untersetzen {v}
altına koymak {fi} unterstellen {v}
altına sürmek {fi} unterschieben {v}
altına sürmek {fi} untersetzen {v}
altına sürmek {fi} unterstellen {v}
altına tünel açmak {v} untertunneln {v}
altına yazmak {fi} darunter schreiben {v}
altına yerleştirmek {fi} unterschieben {v}
altına yerleştirmek {fi} untersetzen {v}
altına yerleştirmek {fi} unterstellen {v}
Indirekte Treffer
abluka altına almak {v} blocken {v}
abluka altına almak {v} blockieren {v}
altına almak {v} überrollen {v}
altına almak {v} überrennen {v}
altına almak {fi} umfahren {v}
altına etme {i} das Bettnässen {n}
altına etmek {fi} voll machen {v}
altına etmek {allg} beschmutzen {allg}
altına geçirmek {fi} durchschlagen {v}
altına işeme {i} [hek]die Enurese {f}
altına işemek {fi} einnässen {v}
altına kaçırmak {allg} beschmutzen {allg}
altına kaçırmak {allg} in die Hosen machen {allg}
altına koymak {fi} unterstellen {v}
altına koymak {fi} untersetzen {v}
altına koymak {fi} unterschieben {v}
altına koymak {s} unterlegen {adj}
altına koymak {fi} darunter setzen {v}
altına sürmek {fi} unterstellen {v}
altına sürmek {fi} untersetzen {v}
altına sürmek {fi} unterschieben {v}
altına tünel açmak {v} untertunneln {v}
altına yazmak {fi} darunter schreiben {v}
altına yerleştirmek {fi} unterstellen {v}
altına yerleştirmek {fi} untersetzen {v}
altına yerleştirmek {fi} unterschieben {v}
ateş altına alarak zor durumda bırakmak {v} beharken {v}
ateş altına alma {i} [ask]der Beschuss {m}
ateş altına almak {v} belegen {v}
ateş altına almak {v} behammern {v}
ateş altına almak {v} beschießen {v}
ayak altına almak {v} zertreten {v}
ayaklar altına alarak ezmek {v} zertrampeln {v}
ayaklar altına almak {allg} mit Füßen treten {allg}
bakırı altına çeviren kişi {i} der Goldmacher {m}
baskı altına alıcı {s} repressiv {adj}
baskı altına alma {i} die Unterdrückung {f}
belden altına vuruş {i} der Tiefschlag {m}
birisini himayesi altına almak {allg} jdn in Schutz nehmen {allg}
birisini kanatları altına almak {allg} jdn unter seine Fittiche nehmen {allg}
birisini taahhüt altına sokmak {allg} jdn zu etw verpflichten {allg}
birisini vesayet altına almak {fi} [huk]bevormunden {v}
borç altına girmek {allg} Schulden machen {allg}
borç altına sokmak {fi} verpflichten {v}
borç altına sokmak {v} [tic]belasten {v}
borcun teminat altına alınması {i} die Forderungssicherung {f}
boyunduruğu altına almak {v} bezähmen {v}
boyunduruğu altına almak {fi} bemächtigen {v}
boyunduruğu altına almak {v} [ask]bezwingen {v}
boyunduruğu altına girmek {fi} unterwerfen {v}
boyunduruk altına alma {i} die Unterjochung {f}
boyunduruk altına alma {i} die Fesselung {f}
boyunduruk altına alma {i} die Bezähmung {f}
boyunduruk altına alma {i} die Unterwerfung {f}
boyunduruk altına almak {v} knechten {v}
boyunduruk altına almak {allg} in Fesseln legen {allg}
boyunduruk altına almak {v} fesseln {v}
boyunduruk altına almak {v} unterwerfen {v}
boyunduruk altına almak {v} unterjochen {v}
boyunduruk altına girmek {fi} unterwerfen {v}
çember altına alarak savaşma {i} [ask]die Kesselschlacht {f}
denetim altına almak {allg} unter Aufsicht stellen {allg}
deri altına {s} [biy]subkutan {adj}
deri altına iğne yapma {allg} subkutane Injektion {allg}
deri altına sıvı verme {i} [hek]die Infusion {f}
disiplin altına almak {v} disziplinieren {v}
diz altına bağlanan pantolon {i} die Kniebundhose {f}
elbise kıvrımı altına konan parça {i} der Stoß {m}
emir altına alınamaz {s} unbezwingbar {adj}
emir altına alınamaz {s} unbezwinglich {adj}
emniyet altına alma {i} die Absicherung {f}
emniyet altına alma {i} die Sicherstellung {f}
emniyet altına almak {v} bergen {v}
emniyet altına almak {v} sichern {v}
emri altına alma {i} die Bändigung {f}
emri altına almak {v} [ask]bezwingen {v}
emri altına almak {fi} bemächtigen {v}
enflasyonu kontrol altına almak {allg} Inflation unter Kontrolle bekommen {allg}
esaret altına alma {i} die Knechtung {f}