TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
önemsiz {i} die Bagatelle {f}
önemsiz {a} bedeutungslos {a}
önemsiz {s} belanglos {adj}
önemsiz {allg} das hat nichts zu sagen {allg}
önemsiz {s} egal {adj}
önemsiz {s} einerlei {adj}
önemsiz {s} gehaltlos {adj}
önemsiz {s} gering {adj}
önemsiz {s} geringfügig {adj}
önemsiz {s} gleichgültig {adj}
önemsiz {s} irrelevant {adj}
önemsiz {s} klein {adj}
önemsiz {s} lächerlich {adj}
önemsiz {s} läppig {adj}
önemsiz {s} leicht {adj}
önemsiz {s} lumpig {adj}
önemsiz {s} mager {adj}
önemsiz {s} nebensächlich {adj}
önemsiz {a} nichtig {a}
önemsiz {allg} nichts von Belang {allg}
önemsiz {s} nichtssagend {adj}
önemsiz {s} schnuppe {adj}
önemsiz {s} taub {adj}
önemsiz {s} unbedeutend {adj}
önemsiz {s} unbeträchlich {adj}
önemsiz {s} unerheblich {adj}
önemsiz {s} unmaßgeblich {adj}
önemsiz {s} unwesentlich {adj}
önemsiz {s} unwichtig {adj}
önemsiz {allg} von geringer Bedeutung {allg}
önemsiz {s} nachrangig {adj}
önemsiz bir şey için çok çabalamak {fi} verzetteln {v}
önemsiz bir şey için varını yoğunu harcamak {v} verzetteln {v}
önemsiz bir yerde kalmak {allg} am Katzentisch sitzen {allg}
önemsiz detaylarla fazla ilgilenen kişi {i} der Korinthenkacker {m}
önemsiz figüran {i} die Randfigur {f}
önemsiz göstermek {v} verniedlichen {v}
önemsiz hata {allg} belangloser Fehler {allg}
önemsiz hesap {i} der Bagatellbetrag {m}
önemsiz {i} die Bagatellsache {f}
önemsiz {i} die Lappalie {f}
önemsiz {i} die Lumperei {f}
önemsiz işler {i} der Kleinkram {m}
önemsiz kişi {i} das Anhängsel {n}
önemsiz kişi {i} der Popel {m}
önemsiz kişi {i} der Statist {m}
önemsiz kişi {i} das Würstchen {n}
önemsiz kusur {i} der Schönheitsfehler {m}
önemsiz miktar {i} der Bagatellbetrag {m}
önemsiz olan {i} die Formsache {f}
önemsiz olay {i} die Bagatellsache {f}
önemsiz olma {i} die Gleichgültigkeit {f}
önemsiz olmak {allg} keine große Rolle spielen {allg}
önemsiz olmak {fi} keine Rolle spielen {v}
önemsiz şey {i} die Bagatelle {f}
önemsiz şey {i} die Bagatellsache {f}
önemsiz şey {i} das Dingelchen {n}
önemsiz şey {i} die Kleinigkeit {f}
önemsiz şey {i} das Körnchen {n}
önemsiz şey {i} die Lappalie {f}
önemsiz şey {i} die Nebensache {f}
önemsiz şey {i} die Nebensächlichkeit {f}
önemsiz şey {i} [huk]die Nichtigkeit {f}
önemsiz şey {i} das Nichts {n}
önemsiz şey {i} der Pappenstiel {m}
önemsiz şey {i} die Petitesse {f}
önemsiz şeyler {i} der Tinnef {m}
önemsiz suç {i} das Bagatelldelikt {n}
önemsiz suçlara davalara bakan mahkeme {i} [huk]das Bagatellgericht {n}
önemsiz ve değersiz şeyler {i} [hek]der Schwindel {m}
önemsiz yan etki {i} die Randerscheinung {f}
önemsiz yerel gazete {i} das Käseblatt {n}
önemsizlik {i} die Bedeutungslosigkeit {f}
önemsizlik {i} die Belanglosigkeit {f}
önemsizlik {i} die Gehaltlosigkeit {f}
önemsizlik {i} die Geringfügigkeit {f}
önemsizlik {i} die Gleichgültigkeit {f}
önemsizlik {i} die Irrelevanz {f}
önemsizlik {i} die Nebensächlichkeit {f}
önemsizlik {i} [huk]die Nichtigkeit {f}
Indirekte Treffer
ana bilim dalı yanında daha önemsiz bir araştırma alanı {i} das Randgebiet {n}
basit önemsiz şeyler {i} der Kleinkram {m}
bir olgu sırasında oluşan önemsiz olay {i} das Intermezzo {n}
bunlar önemsiz {allg} das sind kleine Fische {allg}
değersiz önemsiz {s} [huk]nichtig {adj}
önemsiz bir şey için çok çabalamak {fi} verzetteln {v}
önemsiz bir şey için varını yoğunu harcamak {v} verzetteln {v}
önemsiz bir yerde kalmak {allg} am Katzentisch sitzen {allg}
önemsiz detaylarla fazla ilgilenen kişi {i} der Korinthenkacker {m}
önemsiz figüran {i} die Randfigur {f}
önemsiz göstermek {v} verniedlichen {v}
önemsiz hata {allg} belangloser Fehler {allg}
önemsiz hesap {i} der Bagatellbetrag {m}
önemsiz {i} die Lappalie {f}
önemsiz {i} die Bagatellsache {f}
önemsiz {i} die Lumperei {f}
önemsiz işler {i} der Kleinkram {m}
önemsiz kişi {i} der Popel {m}
önemsiz kişi {i} das Anhängsel {n}
önemsiz kişi {i} das Würstchen {n}
önemsiz kişi {i} der Statist {m}
önemsiz kusur {i} der Schönheitsfehler {m}
önemsiz miktar {i} der Bagatellbetrag {m}
önemsiz olan {i} die Formsache {f}
önemsiz olay {i} die Bagatellsache {f}
önemsiz olma {i} die Gleichgültigkeit {f}
önemsiz olmak {fi} keine Rolle spielen {v}
önemsiz olmak {allg} keine große Rolle spielen {allg}
önemsiz şey {i} die Bagatelle {f}
önemsiz şey {i} das Nichts {n}
önemsiz şey {i} das Körnchen {n}
önemsiz şey {i} [huk]die Nichtigkeit {f}
önemsiz şey {i} die Kleinigkeit {f}
önemsiz şey {i} die Nebensächlichkeit {f}
önemsiz şey {i} das Dingelchen {n}
önemsiz şey {i} die Petitesse {f}
önemsiz şey {i} die Nebensache {f}
önemsiz şey {i} die Bagatellsache {f}
önemsiz şey {i} der Pappenstiel {m}
önemsiz şey {i} die Lappalie {f}
önemsiz şeyler {i} der Tinnef {m}
önemsiz suç {i} das Bagatelldelikt {n}
önemsiz suçlara davalara bakan mahkeme {i} [huk]das Bagatellgericht {n}
önemsiz ve değersiz şeyler {i} [hek]der Schwindel {m}
önemsiz yan etki {i} die Randerscheinung {f}
önemsiz yerel gazete {i} das Käseblatt {n}
ufak ve önemsiz şey {i} der Tand {m}