TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
sabah {i} die Frühe {f}
sabah {i} der Morgen {m}
sabah {a} morgens {a}
sabah {i} der Vormittag {m}
sabah dinlenmesi {i} die Frühstückspause {f}
sabah erkenden {allg} am frühen Morgen {allg}
sabah erkenden {allg} früh morgens {allg}
sabah erkenden {allg} frühen Morgen {allg}
sabah gazetesi {i} das Morgenblatt {n}
sabah gazetesi {i} die Morgenzeitung {f}
sabah giysisi {i} das Neglige {n}
sabah güneşi {i} die Frühsonne {f}
sabah içilen içki {i} der Frühschoppen {m}
sabah jimnastiği {i} die Morgengymnastik {f}
sabah kızıllığı {i} das Morgenrot {n}
sabah kızıllığı {i} die Morgenröte {f}
sabah namazı {i} das Frühgebet {n}
sabah namazı {i} das Morgengebet {n}
sabah ola hayrola {allg} was nicht ist kann noch werden {allg}
sabah olmak {itr} anbrechen {itr}
sabah olmak {fi} aufdämmern {v}
sabah olmak {itr} tagen {itr}
sabah oluyor {allg} der Morgen bricht an {allg}
sabah oluyor {allg} es wird Morgen {allg}
sabah sabah {allg} am frühen Morgen {allg}
sabah sefası {i} die Trichterwinde {f}
sabah sefası {i} die Winde {f}
sabah serinliği {i} die Morgenkühle {f}
sabah sporu {i} die Morgengymnastik {f}
sabah treni {i} der Frühzug {m}
sabah uyanıldığında hemen ölçülen vücut derecesi {i} die Basaltemperatur {f}
sabah vakti {i} die Morgenstunde {f}
sabah vaktinde {a} morgens {a}
sabah vardiyasi {i} die Frühschicht {f}
sabah vardiyası {i} die Frühschicht {f}
sabah yıldızı {i} [gökb]der Luzifer {m}
sabaha kadar {a} bis zum frühen Morgen {a}
sabaha kadar dans etmek {fi} durchtanzen {v}
sabaha kadar içki içerek eğlenmek {fi} durchtoben {v}
sabaha kadar içki içmek {fi} durchzechen {v}
sabaha kadar vur patlasın çal oynasın eğlenmek {fi} durchjubeln {v}
sabaha karşı {allg} gegen Morgen {allg}
sabahçı {i} der Frühaufsteher {m}
sabahçı {i} die Frühaufsteherin {f}
sabahın ilk ışıklarıyla {allg} beim ersten Hahnschrei {allg}
sabahki {adv} morgendlich {adv}
sabahlamak {fi} aufbleiben {v}
sabahlamak {fi} durchsitzen {v}
sabahlamak {allg} nicht zu Bett gehen {allg}
sabahlara kadar eğlenmek {fi} durchfeiern {v}
sabahları {adv} morgens {adv}
sabahları {a} vormittags {a}
sabahları geç kalkan kimse {i} der Langschläfer {m}
sabahları keyifsiz olan kimse {i} der Morgenmuffel {m}
sabahleyin {allg} am Morgen {allg}
sabahleyin {allg} an dem Morgen {allg}
sabahleyin {s} früh {adj}
sabahleyin {allg} in der Frühe {allg}
sabahleyin {adv} morgen {adv}
sabahleyin {adv} morgens {adv}
sabahlık {i} das Morgenkleid {n}
sabahlık {i} der Morgenmantel {m}
sabahlık {i} der Morgenrock {m}
sabahlık {i} das Neglige {n}
sabahlık {i} das Negligee {n}
sabahlık {mn} Dressinggown {mn}
sabahtan akşama kadar {allg} von früh bis spät {allg}
sabahtan akşama kadar {allg} von morgens bis abends {allg}
sabahtan erken kalkan kimse {i} der Frühaufsteher {m}
saban {i} der Pflug {m}
saban bıçağı {i} das Sech {n}
saban demiri {i} die Schar {f}
saban demiri {i} das Streichblech {n}
saban izi {i} die Furche {f}
saban izi yapmak {fi} furchen {v}
saban kolu {i} [hayb]der Sterz {m}
sabankıran {allg} dornige Hauhechel {allg}
sabankıran {i} die Hauhechel {f}
sabankıran {allg} kriechender Hauhechel {allg}
Indirekte Treffer
kaba saba {s} tappig {adj}
kaba saba {s} knüttelig {adj}
kaba saba {s} tölpelhaft {adj}
kaba saba {s} blockig {adj}
kaba saba {s} tapsig {adj}
kaba saba {s} knollig {adj}
kaba saba {s} tollpatschig {adj}
kaba saba {s} bärisch {adj}
kaba saba {s} stoffelig {adj}
kaba saba {s} hanebüchen {adj}
kaba saba {s} tippisch {adj}
kaba saba {a} Plump {a}
kaba saba {s} drastisch {adj}
kaba saba {s} taprig {adj}
kaba saba {s} lümmelhaft {adj}
kaba saba {s} vierschrätig {adj}
kaba saba {s} deftig {adj}
kaba saba adam {i} der Lümmel {m}
kaba saba adam {i} der Klotzkopf {m}
kaba saba adam {s} grobschlächtig {adj}
kaba saba herif {i} der Bauer {m}