TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
geçme {i} der Ablauf {m}
geçme {i} [hek]die Ansteckung {f}
geçme {i} die Auslassung {f}
geçme {i} die Devolution {f}
geçme {i} die Durchfahrt {f}
geçme {i} die Durchfuhr {f}
geçme {i} der Durchgang {m}
geçme {i} die Durchreise {f}
geçme {i} der Durchzug {m}
geçme {i} [hek]die Kontagion {f}
geçme {i} der Übergang {m}
geçme {i} [huk]die Überschreitung {f}
geçme {i} der Überschuss {m}
geçme {i} [demy]der Zug {m}
geçme arzusu {i} der Wetteifer {m}
geçme bilezik {i} der Schrumpfring {m}
geçme boru {i} das Muffenrohr {n}
geçme hukuku {i} [huk]das Devolutionsrecht {n}
geçme kolluk {i} der Ärmling {m}
geçme ücreti {i} die Maut {f}
geçmek {fi} ablaufen {v}
geçmek {fi} anheim fallen {v}
geçmek {fi} anstecken {v}
geçmek {fi} aufhören {v}
geçmek {fi} auslassen {v}
geçmek {itr} auslöschen {itr}
geçmek {fi} bestehen {v}
geçmek {fi} durchbrennen {v}
geçmek {fi} durchgehen {v}
geçmek {fi} durchkommen {v}
geçmek {fi} durchschneiden {v}
geçmek {fi} durchziehen {v}
geçmek {itr} gelten {itr}
geçmek {fi} gelten fortschreiten {v}
geçmek {fi} hinfließen {v}
geçmek {fi} hingehen {v}
geçmek {v} passieren {v}
geçmek {itr} rinnen {itr}
geçmek {fi} abspielen {v}
geçmek {fi} begeben {v}
geçmek {fi} übertragen {v}
geçmek {itr} verlaufen {itr}
geçmek {fi} verziehen {v}
geçmek {fi} spielen {v}
geçmek {fi} überbieten {v}
geçmek {itr} überflügeln {itr}
geçmek {fi} übergehen {v}
geçmek {fi} übergreifen {v}
geçmek {v} [oto]überholen {v}
geçmek {fi} überschreiten {v}
geçmek {fi} überspringen {v}
geçmek {fi} übertreffen {v}
geçmek {fi} überwinden {v}
geçmek {itr} vergehen {itr}
geçmek {itr} verkehren {itr}
geçmek {fi} vorbeigehen {v}
geçmek {fi} zugehen {v}
geçmek bilmemek {fi} dahinschleichen {v}
geçmek yasaktır! {allg} Durchfahrt verboten {allg}
geçmek yasaktır! {allg} Durchgang verboten {allg}
geçmek zorunda olmak {fi} durchmüssen {v}
geçmemek {fi} dahinschleichen {v}
geçmesi {itr} [hek]vernarben {itr}
geçmesine izin vermek {fi} vorbeilassen {v}
geçmesine izin vermek {fi} vorlassen {v}
geçmeye mecbur olmak {fi} durchmüssen {v}
Indirekte Treffer
akıp geçme {i} der Durchfluss {m}
akıp geçme {i} das Durchfließen {n}
başka bir dine geçme {i} [din]der Religionswechsel {m}
başka enerjiden ısı enerjisine geçme {i} [fiz]die Dissipation {f}
başka takıma geçme {i} der Transfer {m}
bir süre için kendinden geçme {mn} Black-out {mn}
bir yerden yürüyerek geçme {i} der Durchzug {m}
birbirine geçme {i} die Verschlingung {f}
cebren ırza geçme {i} die Notzucht {f}
dalga geçme {i} die Verspottung {f}
dalga geçme {i} die Verhöhnung {f}
dalga geçme! {allg} schlaf nicht {allg}
delip geçme {i} der Durchschlag {m}
dönüşe geçme {i} die Umkehrung {f}
dönüşe geçme {i} die Umkehr {f}
eline geçme {i} der Erhalt {m}
geçme arzusu {i} der Wetteifer {m}
geçme bilezik {i} der Schrumpfring {m}
geçme boru {i} das Muffenrohr {n}
geçme hukuku {i} [huk]das Devolutionsrecht {n}
geçme kolluk {i} der Ärmling {m}
geçme ücreti {i} die Maut {f}
gırgır geçme {i} die Flunkerei {f}
harekete geçme {i} [ask]der Abmarsch {m}
harekete geçme {i} der Ausmarsch {m}
harekete geçme {i} der Auslauf {m}
harekete geçme {i} der Zugriff {m}
harekete geçme {öt} auf {prp}
harekete geçme {fi} vorgehen {v}
harekete geçme {i} die Abreise {f}
harekete geçme {fi} einschreiten {v}
harekete geçme isteği {i} der Tatendrang {m}
hep birlikte yürüyerek harekete geçme {i} [ask]der Ausmarsch {m}
içinden geçme {i} die Durchquerung {f}
ırza geçme {i} die Vergewaltigung {f}
ırza geçme {i} die Schändung {f}
ırza geçme {i} [huk]die Notzucht {f}
kaba geçme {i} [tek]der Grobsitz {m}
karşı tarafa geçme {i} der Übertritt {m}
karşıya geçme {i} die Überquerung {f}
kayda geçme {i} [tic]die Verbuchung {f}
kendinden geçme {i} die Trance {f}
kendinden geçme {i} die Bewusstlosigkeit {f}
kendinden geçme {i} die Tobsucht {f}
kendinden geçme {i} die Schwärmerei {f}
kendinden geçme {i} der Rausch {m}
kendinden geçme {i} die Verzückung {f}
kendinden geçme {i} die Ekstase {f}
kütüğe geçme {i} die Registrierung {f}
listeye geçme {i} die Registrierung {f}
listeye geçme {i} die Registratur {f}
meskut geçme {i} die Verschwengung {f}
nehri karşıya geçme {i} der Flussübergang {m}
önüne geçme {i} [hek]die Prävention {f}
önüne geçme {i} die Abwendung {f}
ortasından geçme {i} die Durchquerung {f}
pas geçme {i} die Auslassung {f}
sıkı geçme yatak {i} der Schrumpfsitz {m}
sıkı geçme yatak {i} der Presssitz {m}
sıkı sıkı geçme {i} der Haftsitz {m}
sınıf geçme {i} das Umsetzen {n}
sınıf geçme {i} die Klassenversetzung {f}
sınıfı geçme {i} die Versetzung {f}
sınır geçme yeri {i} die Grenzübertrittsstelle {f}
sınırı geçme {i} die Grenzübertretung {f}
sınırı geçme yeri {i} der Grenzübergang {m}