TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
görenek {i} der Brauch {m}
görenek {i} der Gebrauch {m}
görenek {i} die Gepflogenheit {f}
görenek {i} die Gewohnheit {f}
görenek {i} der Kodex {m}
görenek {i} die Konvenienz {f}
görenek {i} die Konvention {f}
görenek {i} die Tradition {f}
görenek {i} der Usus {m}
görenek {i} der Volksbrauch {m}
görenekçilik {i} der Traditionalismus {m}
göreneksel {s} konventionell {adj}
göreneksel {s} traditionell {adj}
Indirekte Treffer
askerlik yerine sivil hizmet gören {i} [ask]der Zivi {m}
askerlik yerine sivil hizmet gören {i} [ask]Zivildienstleistender {nom}
çok gören {s} missgünstig {adj}
geceleri daha iyi gören {s} tagblind {adj}
geleceği gören {s} prospektiv {adj}
geleceği gören {s} vorausschauend {adj}
geleceği gören {s} verständig {adj}
geleceği gören kimse {i} der Seher {m}
güneşi gören taraf {i} die Sonnenseite {f}
hor gören {s} abfällig {adj}
hor gören {s} wegwerfend {adj}
hor gören {s} abschätzig {adj}
hor gören kimse {i} der Verächter {m}
idealinden başka bir alanda öğrenim gören öğrenci {i} der Parkstudent {m}
ileriyi gören {s} besonnen {adj}
gören {i} der Abwickler {m}
gören kadın {i} [tic]die Kauffrau {f}
işlem gören {a} gehandelt {a}
kendi hesabına göre gören tüccar {i} die Properhändlerin {f}
kendi nam ve hesabına gören tüccar {i} der Properhändler {m}
kendi nam ve hesabına gören tüccar {i} der Eigenhändler {m}
kendi nam ve hesabınaiş gören tüccar {i} die Eigenhändlerin {f}
kendini karşı cinsten birisiymiş gibi gören {s} transsexuell {adj}
kendini karşı cinsten birisiymiş gibi gören kişi {fm} Transsexueller {fm}
kötü muamele gören {s} geschunden {adj}
manastırda henüz kutsanmamış olarak hizmet gören keşiş {i} der Laienbruder {m}
olumsuz çevre koşulları nedeniyle zarar gören {s} milieugeschädigt {adj}
piyasada yaygın işlem gören hisse senetleri {allg} gängige Aktien {allg}
rağbet gören {s} heiß geliebt {adj}
rağbet gören {s} begehrt {adj}
rağbet gören {adv} gesucht {adv}
rağbet gören {s} gefragt {adj}
rağbet gören mal {i} der Schlager {m}
revaç gören {s} beliebt {adj}
rüşvetle gören {s} bestechlich {adj}
rüya gören kişi {i} der Träumer {m}
sağ elini kullanarak gören kişi {i} der Rechtshänder {m}
sağ elini kullanarak gören kişi {i} der Rechtser {m}
saygı gören {s} hoch angesehen {adj}
saygınlık gören {s} ruhmbedeckt {adj}
sistemli gören kişi {i} der Systematiker {m}
uzağı gören {s} verständig {adj}
uzağı iyi gören {s} [hek]übersichtig {adj}
uzağı iyi gören {s} [hek]scharfsichtig {adj}
uzaktakileri iyi gören {s} [hek]übersichtig {adj}
zarar gören {i} der Geschädigter {m}
zarar gören {a} beschädigt {a}