DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
nachsagen {allg} birisi hakkında kötü şeyler söylemek {allg}
nachsagen {allg} iftirada bulunmak {allg}
nachsagen {v} söyleneni tekrarlamak {fi}
nachsagen {v} tekrarlamak {fi}
nachsagen {v} tekrarlayarak söylemek {fi}
nachsagen {v} yeniden söylemek {fi}
nachsagen {v} yinelemek {fi}
die Nachsaison {f} mevsim kapanışı {i}
die Nachsaison {f} mevsim sonu {i}
der Nachsaisonverkauf {m} mevsim sonu satışı {i}
der Nachsaisonverkauf {m} sezon sonu satışı {i}
die Nachsaturation {f} son karbonatlama {i}
der Nachsatz {m} ek {i}
der Nachsatz {m} ikmal {i}
der Nachsatz {m} ilave {i}
der Nachsatz {m} tamamlama {i}
nächsbeste {adj} bir sonraki {s}
nächsbeste {adj} herhangi bir {s}
nächsbeste {adj} ilk önüne çıkan {s}
nachschauen {v} bakarak süzmek {fi}
nachschauen {v} göz yummak {fi}
nachschauen {v} gözden geçirmek {fi}
nachschauen {v} gözleriyle izlemek {fi}
nachschauen {v} gözleriyle takip etmek {fi}
nachschauen {v} hoş görmek {fi}
der Nachscheidesaft {m} son kireçleme şerbeti {i}
nachschicken {v} arkasından göndermek {fi}
nachschicken {v} peşi sıra yollamak {fi}
nachschicken {v} peşinden göndermek {fi}
der Nachschlag {m} ek porsiyon {i}
der Nachschlag {m} ilave porsiyon {i}
nachschlagen {allg} birisine benzemek {allg}
nachschlagen {allg} birisine çekmek {allg}
das Nachschlagen {n} başvuru {i}
nachschlagen {v} benzemek {fi}
nachschlagen {v} bir şeyi aramak için kitaba başvurmak {fi}
nachschlagen {v} huyu çekmek {fi}
nachschlagen {v} kitapta aramak {fi}
das Nachschlagewerk {n} ansiklopedi {i}
das Nachschlagewerk {n} başvuru kitabı {i}
das Nachschlagewerk {n} kaynak {i}
das Nachschlagewerk {n} kaynak eser {i}
das Nachschlagewerk {n} sözlük {i}
nachschleichen {v} gizlice gözden geçirmek {fi}
nachschleichen {v} gizlice izlemek {fi}
nachschleifen {v} arkasından sürüklemek {fi}
nachschleifen {v} cilalamak {fi}
nachschleifen {v} perdahlamak {fi}
nachschleifen {v} peşinden sürüklemek {fi}
nachschleppen {v} arkasından sürüklemek {fi}
nachschleppen {v} peşinden sürüklemek {fi}
der Nachschlüssel {m} hırsız anahtarı {i}
der Nachschlüssel {m} maymuncuk {i}
nachschreiben {v} not almak {fi}
nachschreiben {v} not tutmak {fi}
nachschreiben {v} okulda hastalıktan dolayı yapılamayan imtihanı sonradan yapmak {fi}
nachschreiben {v} söylenenleri yazmak {fi}
die Nachschrift {f} aynı anda hem dinleyip hem yazmak {i}
die Nachschrift {f} dipnot {i}
die Nachschrift {f} mektuba yapılan ek {i}
die Nachschrift {f} özet {i}
die Nachschrift {f} yazıya yapılan ek {i}
der Nachschub {m} [mil.]destek malzemesi {i}
der Nachschub {m} ikmal {i}
der Nachschub {m} [mil.]ikmal malzemesi {i}
der Nachschub {m} [mil.]ikmal mühimmatı {i}
der Nachschub {m} ordonat {i}
der Nachschuss {m} [Handel]direkten dönen topa vurma {i}
der Nachschuss {m} ek olarak sermaye koyma {i}
der Nachschuss {m} [Sp]kaleciden dönen topa vurma {i}
der Nachschuss {m} [Handel]tekrar para yatırma {i}
der Nachschuss {m} [Handel]yeniden para yatırma {i}
nachschütten {v} üzerine dökerek eklemek {fi}
nachschütten {v} üzerine eklemek {fi}
die Nachschweißung {f} sonradan kaynak yapma {i}
nachsehen {allg} birisinin bir şeyini hoş karşılamak {allg}
nachsehen {allg} göz yummak {allg}
nachsehen {allg} birisini gözleriyle süzmek {allg}
nachsehen {allg} gözleriyle izlemek {allg}
nachsehen {v} arkasından bakmak {fi}