TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
havası alınmış yer ile normal basınçlı havalı yer arasında geçişi sağlayan bölme {i} die Luftschleuse {f}
havası boşaltılmış {s} luftleer {adj}
havası boşaltılmış alan {i} das Vakuum {n}
havası kaçmış lastik {i} [hek]der Plattfuß {m}
havası tamamen alınabilen deney cam kabı {i} [fiz]der Rezipient {m}
havasına alışmak {allg} an das Klima gewöhnen {allg}
havasına uymak {fi} mitmachen {v}
havasında olmak {allg} gute Stimmung sein {allg}
havasında olmama {i} die Stinklaune {f}
havası almak {i} das Das Nachsehen haben {n}
havası almak {v} entlüften {v}
havası boşaltmak {v} entlüften {v}
havası bulmak {allg} in Stimmung kommen {allg}
havasız {allg} abgestandene Luft {allg}
havasız {s} luftfrei {adj}
havasız {s} luftleer {adj}
havasız {allg} schlechte Luft {allg}
havasız yer {allg} luftleerer Raum {allg}
Indirekte Treffer
av havası {i} das Jagdwetter {n}
bahar havası {i} die Frühlingsluft {f}
bayram havası {i} die Festesstimmung {f}
bravur havası {i} [müz]das Bravourstück {n}
çalışma havası {i} die Arbeitsatmosphäre {f}
çalkalama havası {i} die Spülluft {f}
çözülme havası {i} das Tauwetter {n}
dağ havası {i} das Hochgebirgsklima {n}
dağ havası {i} die Höhenluft {f}
dediğim dedik çaldığım düdük havası öttürmek {i} die Selbstgerechtigkeit {f}
deniz havası {i} die Seeluft {f}
deniz havası {i} das Seeklima {n}
don havası {i} das Frostwetter {n}
emme havası {i} die Saugluft {f}
havası alınmış yer ile normal basınçlı havalı yer arasında geçişi sağlayan bölme {i} die Luftschleuse {f}
havası boşaltılmış {s} luftleer {adj}
havası boşaltılmış alan {i} das Vakuum {n}
havası kaçmış lastik {i} [hek]der Plattfuß {m}
havası tamamen alınabilen deney cam kabı {i} [fiz]der Rezipient {m}
kır havası {i} die Landluft {f}
köy havası {ç} [müz]die Bauernlieder {pl}
kriz havası {i} die Krisenstimmung {f}
lastiğin havası {i} der Reifendruck {m}
mart havası gibi {s} märzlich {adj}
matem havası {i} der Trauermarsch {m}
sanatçı bir havası var {allg} er hat künstlerisches Flair {allg}
tatil havası {i} die Urlaubsstimmung {f}
tatil havası {i} das Reisewetter {n}
terör havası estirmek {v} terrorisieren {v}
tören havası {i} die Weihe {f}