TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
kriz {i} der Anfall {m}
kriz {i} der Infarkt {m}
kriz {allg} [huk]Insult in {allg}
kriz {i} [huk]die Insultation {f}
kriz {i} die Krise {f}
kriz {i} [hek]die Krisis {f}
kriz belirtileri göstermek {itr} [hek]kriseln {itr}
kriz bölgesi {i} das Krisengebiet {n}
kriz bölgesi {i} [pol]der Krisenherd {m}
kriz dönemi {i} das Klimakterium {n}
kriz dönemi {i} die Krisenzeit {f}
kriz durumu {i} die Krisensituation {f}
kriz fonları {i} der Krisenfonds {m}
kriz havası {i} die Krisenstimmung {f}
kriz masası {i} der Krisenstab {m}
kriz tehlikesi içinde {s} krisenanfällig {adj}
kriz tehlikesi olmayan {s} krisenfest {adj}
kriz toplantısı {i} die Krisensitzung {f}
kriz vergisi {i} die Krisensteuer {f}
kriz yönetimi {i} das Krisenmanagement {n}
kriz zamanı için ayrılan fonlar {i} der Krisenfonds {m}
kriz zamanı stokları {ç} die Krisenbestände {pl}
krizalit {i} [hayb]das Gespinst {n}
krizalit {i} die Puppe {f}
krizalitleşme {i} [hayb]die Verpuppung {f}
krizalitleşmek {fi} [hayb]verpuppen {v}
krizantem {i} die Chrysantheme {f}
krizdeki işkolu {i} die Krisenbranche {f}
krizden etkilenmeyen {s} krisenfest {adj}
krizden etkilenmez {a} krisenunempfindlich {a}
krizi gelmek {allg} [hek]Zustände bekommen {allg}
krizle sarsılmış {s} krisengeschüttelt {adj}
krizoberil {i} der Alexandrit {m}
krizoberil {i} der Chrysoberyll {m}
krizolit {i} [mad]der Chrysolith {m}
Indirekte Treffer
ani kriz {i} [hek]der Paroxysmus {m}
ekonomik kriz {i} die Finanzkrise {f}
ekonomik kriz {i} die Wirtschaftskrise {f}
ekonomik kriz {allg} wirtschaftliche Krise {allg}
ekonomik kriz {i} der Niedergang {m}
enflasyonist kriz {i} die Inflationskrise {f}
kriz belirtileri göstermek {itr} [hek]kriseln {itr}
kriz bölgesi {i} [pol]der Krisenherd {m}
kriz bölgesi {i} das Krisengebiet {n}
kriz dönemi {i} das Klimakterium {n}
kriz dönemi {i} die Krisenzeit {f}
kriz durumu {i} die Krisensituation {f}
kriz fonları {i} der Krisenfonds {m}
kriz havası {i} die Krisenstimmung {f}
kriz masası {i} der Krisenstab {m}
kriz tehlikesi içinde {s} krisenanfällig {adj}
kriz tehlikesi olmayan {s} krisenfest {adj}
kriz toplantısı {i} die Krisensitzung {f}
kriz vergisi {i} die Krisensteuer {f}
kriz yönetimi {i} das Krisenmanagement {n}
kriz zamanı için ayrılan fonlar {i} der Krisenfonds {m}
kriz zamanı stokları {ç} die Krisenbestände {pl}
mali kriz {i} die Finanzkrise {f}