TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
düşman {s} abgeneigt {adj}
düşman {s} abhold {adj}
düşman {s} aufsässig {adj}
düşman {i} der Feind {m}
düşman {i} die Feindin {f}
düşman {a} feindlich {a}
düşman {i} [ask]der Gegner {m}
düşman {i} die Gegnerin {f}
düşman {i} der Hasser {m}
düşman {i} der Kriegsgegner {m}
düşman {s} verfeindet {adj}
düşman {i} der Widersacher {m}
düşman adına çalışmak {itr} kollaborieren {itr}
düşman baskısı {allg} [ask]Druck des Feindes {allg}
düşman eli {i} die Feindeshand {f}
düşman gemisini yakmaya çalışan gemi {i} [ask]der Brander {m}
düşman imgesi {i} [pol]das Feindbild {n}
düşman kuvvetleri {allg} [ask]feindliche Kräfte {allg}
düşman olma {i} die Verfeindung {f}
düşman olmak {fi} Feind sein {v}
düşman olmak {fi} verfeinden {v}
düşman saldırısından önce hücum etme {i} [ask]der Präventivkrieg {m}
düşman siperine açılan yeraltı yolu {i} [ask]der Stollen {m}
düşman tarafına geçmek {allg} Abfall zum Feind {allg}
düşman tarafına geçmek {fi} überlaufen {v}
düşman tarafına kaçan asker {i} [ask]der Überläufer {m}
düşman uçak veya füzesini elektronik olarak arayıp bulan cihaz {i} der Detektor {m}
düşmana geçmesi {allg} [ask]der Fall der Festung {allg}
düşmana karşı yapılan askeri uçuş {i} [ask]der Feindflug {m}
düşmana yaklaşma hendeği {i} [ask]der Laufgraben {m}
düşmana yaklaşmak {fi} [ask]anmarschieren {v}
düşmana yandan saldırma {i} [ask]der Flankenangriff {m}
düşmanca {s} feindlich {adj}
düşmanca {s} feindselig {adj}
düşmanca {s} unhold {adj}
düşmanca davranış {allg} feindselige Handlung {allg}
düşmanca davranmak {fi} entgegentreten {v}
düşmanca hareket {allg} feindliches Verhalten {allg}
düşmanca hareket {allg} feindselige Haltung {allg}
düşmanca politika {allg} kriegerische Politik {allg}
düşmanca tavır {allg} feindselige Handlung {allg}
düşmanca tavırlar içinde olan {i} der Unhold {m}
düşmandan ayrılmak {fi} [ask]absetzen {v}
düşmandan kaçan {i} der Treck {m}
düşmanı bozguna uğratmak {v} [ask]zersprengen {v}
düşmanı dinleme postası {i} [ask]der Horchposten {m}
düşmanı ezip geçmek {v} [ask]überrennen {v}
düşmanı ezip geçmek {v} [ask]überrollen {v}
düşmanı geri püskürtmek {allg} den Feind aufrollen {allg}
düşmanı geri püskürtmek {allg} [ask]den Feind zurückwerfen {allg}
düşmanı oyalamak {allg} den Feind ablenken {allg}
düşmanı püskürtmek {allg} den Feind abwehren {allg}
düşmanı rahatsız etmek {itr} [ask]manövrieren {itr}
düşmanı yenmek {fi} abstechen {v}
düşmanı yenmek {v} [ask]brechen {v}
düşmanı yenmek {allg} den Feind bezwingen {allg}
düşmanın içine girmek {fi} [ask]einbrechen {v}
düşmanın karşısına dikilmek {allg} dem Feinde begegnen {allg}
düşmanın silahını kendine karşı çevirmek {allg} den Spieß umdrehen {allg}
düşmanla işbirliği yapan kimse {i} der Kollaborateur {m}
düşmanla işbirliği yapmak {itr} kollaborieren {itr}
düşmanlığını ilan etme {i} die Aufsagung {f}
düşmanlık {i} die Anfeindung {f}
düşmanlık {i} die Aufsässigkeit {f}
düşmanlık {i} die Fehde {f}
düşmanlık {i} die Feindlichkeit {f}
düşmanlık {i} die Feindschaft {f}
düşmanlık {i} die Feindseligkeit {f}
düşmanlık {i} die Gegnerschaft {f}
düşmanlık {i} [ask]der Krieg {m}
düşmanlık {i} der Pik {m}
düşmanlık {i} die Spannung {f}
düşmanlık {i} die Zwietracht {f}
düşmanlık etmek {fi} anfeinden {v}
düşmanlık niyetinde {allg} feindlich gesinnt {allg}
Indirekte Treffer
amansız düşman {i} der Erzfeind {m}
baş düşman {allg} abgeschworener Feind {allg}
can düşman {i} der Intimfeind {m}
devlete düşman {s} staatsfeindlich {adj}
düşman adına çalışmak {itr} kollaborieren {itr}
düşman baskısı {allg} [ask]Druck des Feindes {allg}
düşman eli {i} die Feindeshand {f}
düşman gemisini yakmaya çalışan gemi {i} [ask]der Brander {m}
düşman imgesi {i} [pol]das Feindbild {n}
düşman kuvvetleri {allg} [ask]feindliche Kräfte {allg}
düşman olma {i} die Verfeindung {f}
düşman olmak {fi} Feind sein {v}
düşman olmak {fi} verfeinden {v}
düşman saldırısından önce hücum etme {i} [ask]der Präventivkrieg {m}
düşman siperine açılan yeraltı yolu {i} [ask]der Stollen {m}
düşman tarafına geçmek {fi} überlaufen {v}
düşman tarafına geçmek {allg} Abfall zum Feind {allg}
düşman tarafına kaçan asker {i} [ask]der Überläufer {m}
düşman uçak veya füzesini elektronik olarak arayıp bulan cihaz {i} der Detektor {m}
en büyük düşman {allg} abgeschworener Feind {allg}
evliliğe düşman {s} ehescheu {adj}
ezeli düşman {i} der Erbfeind {m}
ezeli düşman {i} der Intimfeind {m}
ezeli düşman {i} der Erzfeind {m}
has düşman {i} der Erzfeind {m}