TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
çıkma {i} der Abgang {m}
çıkma {i} der Abzug {m}
çıkma {i} das Auftreten {n}
çıkma {i} der Ausbruch {m}
çıkma {i} die Dislokation {f}
çıkma {i} der Durchbruch {m}
çıkma {i} die Erhöhung {f}
çıkma {i} der Erker {m}
çıkma {i} das Erscheinen {n}
çıkma {i} die Ersteigung {f}
çıkma {s} minderwertig {adj}
çıkma {i} die Randbemerkung {f}
çıkma {i} der Vermerk {m}
çıkma {i} [mim]der Vorsprung {m}
çıkma {i} der Zusatz {m}
çıkma desteği {i} [mim]die Konsole {f}
çıkma durumu {i} [dilb]der Ablativ {m}
çıkmak {fi} abfallen {v}
çıkmak {fi} abgehen {v}
çıkmak {itr} abtreten {itr}
çıkmak {fi} anfallen {v}
çıkmak {fi} aufsteigen {v}
çıkmak {fi} aufziehen {v}
çıkmak {fi} ausbrechen {v}
çıkmak {fi} ausgehen {v}
çıkmak {fi} [hek]ausrenken {v}
çıkmak {fi} ausscheiden {v}
çıkmak {fi} aussteigen {v}
çıkmak {fi} austreten {v}
çıkmak {fi} besteigen {v}
çıkmak {fi} einmünden {v}
çıkmak {itr} entsprießen {itr}
çıkmak {itr} entspringen {itr}
çıkmak {itr} entstehen {itr}
çıkmak {itr} entsteigen {itr}
çıkmak {itr} entwachsen {itr}
çıkmak {itr} entweichen {itr}
çıkmak {fi} erfolgen {v}
çıkmak {itr} ergehen {itr}
çıkmak {v} erklettern {v}
çıkmak {itr} erscheinen {itr}
çıkmak {fi} erstehen {v}
çıkmak {fi} gewittern {v}
çıkmak {fi} heraufsteigen {v}
çıkmak {fi} herausbrechen {v}
çıkmak {fi} herausgehen {v}
çıkmak {fi} herauskommen {v}
çıkmak {fi} herausragen {v}
çıkmak {fi} herausstehen {v}
çıkmak {fi} heraustreten {v}
çıkmak {fi} herrühren {v}
çıkmak {fi} hervorgehen {v}
çıkmak {fi} hervorkommen {v}
çıkmak {fi} hervorschauen {v}
çıkmak {fi} hinausfliegen {v}
çıkmak {fi} hinausgehen {v}
çıkmak {fi} hinführen {v}
çıkmak {fi} kommen {v}
çıkmak {itr} [yol]münden {itr}
çıkmak {fi} quellen {v}
çıkmak {fi} ragen {v}
çıkmak {fi} entspinnen {v}
çıkmak {fi} erheben {v}
çıkmak {fi} erhöhen {v}
çıkmak {fi} zusammenziehen {v}
çıkmak {itr} stammen {itr}
çıkmak {fi} wegtreten {v}
çıkmak {allg} zum Ausbruch kommen {allg}
çıkmak istemek {fi} herauswollen {v}
çıkma {s} vorspringend {adj}
çıkmaz {i} [hek]das Divertikel {n}
çıkmaz {i} die Klemme {f}
çıkmaz {allg} nicht weiterführend {allg}
çıkmaz {allg} verfahrene Lage {allg}
çıkmaz ayın son çarşambası {i} der Sankt-Nimmerleins-Tag {m}
çıkmaz ayın son günü {i} der Nimmerleinstag {m}
çıkmaz ayın son gününde {allg} am Nimmerleinstag {allg}
çıkmaz sokak {allg} blinde Gasse {allg}
çıkmaz sokak {i} die Sackgasse {f}
çıkmaz yol {i} [yol]die Sackgasse {f}
Indirekte Treffer
aletli jimnastikte kulplu beygire sıçrayarak üzerine çıkma {i} [sp]der Pferdsprung {m}
arka çıkma {i} die Nachhilfe {f}
arka çıkma {i} die Bestärkung {f}
arka çıkma {i} die Stützung {f}
arka çıkma {i} [mim]die Stütze {f}
baştan cıkma {i} der Seitensprung {m}
bir yerden çıkma {öt} aus {prp}
buhar çıkma deliği {i} [tek]der Dampfauslass {m}
çığrından çıkma {i} die Eskalation {f}
çıkma desteği {i} [mim]die Konsole {f}
çıkma durumu {i} [dilb]der Ablativ {m}
dışarı çıkma {i} der Stuhlgang {m}
dışarı çıkma {i} der Austritt {m}
dışarı çıkma yasağı {i} [ask]das Ausgehverbot {n}
dışarı çıkma yasağı {i} der Arrest {m}
evden çıkma {i} der Umzug {m}
gece trafiğe çıkma yasağı {i} das Nachtfahrverbot {n}
gemi karaya çıkma yeri {i} die Landungsstelle {f}
girip çıkma {allg} Gehen und Kommen {allg}
gökyüzüne çıkma {i} die Hinreise {f}
İdrara Çıkma {allg} Miktion {allg}
idrara çıkma güdüsü {i} der Harndrang {m}
idrara çıkma sorunu {i} [hek]die Harnbeschwerden {f}
idrara çıkma zorluğu {i} [hek]der Harnzwang {m}
iki olgunun aynı anda ortaya çıkma ihtimali {i} die Kontingenz {f}
ilk olarak halk önüne çıkma {i} [tiy]das Debüt {n}
ilk olarak sahneye çıkma {i} [tiy]das Debüt {n}
kademe kademe çıkma {i} die Abstufung {f}
kanlı idrara çıkma {i} [hek]das Blutharnen {n}
karaya çıkma {i} die Landung {f}
karaya çıkma {i} [den]die Ausschiffung {f}
karaya çıkma ücreti {ç} die Landungskosten {pl}
karşı çıkma {i} das Wenn {n}
karşı çıkma {i} der Protest {m}
karşı çıkma {i} die Opposition {f}
karşı çıkma {i} die Anfechtung {f}
karşı çıkma {i} die Widrigkeit {f}
kat çıkma hakkı {i} das Baurecht {n}
koltuk çıkma {i} die Nachhilfe {f}
koltuk çıkma {i} die Beisteuer {f}
koltuk çıkma {i} die Stützung {f}
koltuk çıkma {i} der Rückhalt {m}
kontrolden çıkma {i} die Eskalation {f}
konu dışına çıkma {i} [huk]die Überschreitung {f}
konu dışına çıkma {i} die Abschweifung {f}
meydana çıkma {i} das Auftreten {n}
öne çıkma {i} der Vorsprung {m}
öne çıkma {i} der Schwung {m}
ortaya çıkma {i} der Aufgang {m}
ortaya çıkma {i} die Manifestation {f}
ortaya çıkma {i} das Auftreten {n}
otomobille motorun ısınması beklenmeden yola çıkma {i} der Kaltstart {m}
raydan çıkma {i} die Entgleisung {f}
sahip çıkma {i} die Aneignung {f}
sahneden çıkma {i} [tiy]der Abtritt {m}
sahneye çıkma {i} [tiy]der Krach {m}
sarhoşluğa rağmen trafiğe çıkma {i} [huk]die Trunkenheit im Verkehr {f}
şirketten çıkma {allg} Ausscheiden aus der Gesellschaft {allg}
sokağa çıkma {i} der Ausgang {m}
sokağa çıkma yasağı {i} das Ausgehverbot {n}
sokağa çıkma yasağı {i} das Ausgangsverbot {n}
tahta çıkma {i} die Besteigung {f}
tahta çıkma {i} die Thronbesteigung {f}
temize çıkma {i} der Erlass {m}
terzi elinden çıkma {s} tailormade {adj}