DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
der Schulabgänger {m} okuldan mezun olan öğrenci {i}
der Schulabgänger {m} okulu bitiren öğrenci {i}
der Schulabschluss {m} mezuniyet {i}
das Schulalter {n} okul çağı {i}
das Schulalter {n} okul yaşı {i}
das Schulamt {n} Eğitim Dairesi {i}
das Schulamt {n} eğitim müdürlüğü {i}
der Schulanfänger {m} okula başlayan {i}
die Schularbeit {f} ev ödevi {i}
die Schularbeit {f} ödev {i}
der Schularzt {m} okul doktoru {i}
die Schulaufgabe {f} yazılı sınav {i}
die Schulaufgaben {pl} ev ödevi {ç}
die Schulaufsicht {f} devletin okulları yönetmesi {i}
die Schulaufsicht {f} milli eğitim {i}
die Schulausbildung {f} okul eğitimi {i}
der Schulausflug {m} okul gezisi {i}
die Schulbank {f} okul sırası {i}
die Schulbehörde {f} eğitim-öğrenim dairesi {i}
das Schulbeispiel {n} tipik örnek {i}
die Schulbescheinigung {f} okul belgesi {i}
der Schulbesuch {m} okula devam {i}
der Schulbesuch {m} okula devam mecburiyeti {i}
die Schulbildung {f} eğitim {i}
die Schulbildung {f} kültür {i}
die Schulbildung {f} öğrenim {i}
das Schulbuch {n} ders kitabı {i}
der Schulbus {m} [Auto]okul taşıtı {i}
der Schulbus {m} [Auto]okul servis aracı {i}
die Schuld {f} [Handel]borç {i}
schuld {adj} [Handel]borçlu {s}
die Schuld {f} [Handel]günah {i}
die Schuld {f} [Handel]hata {i}
die Schuld {f} [Handel]kabahat {i}
die Schuld {f} [Handel]kusur {i}
die Schuld {f} matlup {i}
die Schuld {f} [Jur.]suç {i}
schuld {adj} suçlu {s}
die Schuld {f} suçluluk {i}
die Schuld {f} taksir {i}
die Schuld {f} verecek {i}
Schuld auf andere schieben {allg} başkasının üzerine atmak {allg}
Schuld geben {allg} kabahat bulmak {allg}
Schuld geben {allg} suçlamak {allg}
schuld haben {itr} suçlu olmak {itr}
Schuld sein {allg} kabahati olmak {allg}
Schuld sein {allg} suçu olmak {allg}
Schuld und Sühne {allg} suç ve ceza {allg}
die Schuldanerkenntnis {f} borcun tanınması {i}
die Schuldanerkenntnis {f} [Handel]borç senedi {i}
der Schuldbeitritt {m} borca katılma {i}
das Schuldbekenntnis {n} [Rel.]suç itirafı {i}
das Schuldbekenntnis {n} [Rel.]tövbe {i}
der Schuldbetrag {m} borç miktarı {i}
schuldbewusst {adj} suçlu olduğunu bilir durumda {s}
schuldbewusst {adj} süt sökmüş kedi gibi {s}
der Schuldbrief {m} ipotekli borç senedi {i}
der Schuldbrief {m} [Jur.]ipotekli borç senedi {i}
schulden {allg} birisine borçlu olmak {allg}
die schulden {pl} borç {ç}
schulden {v} borçlu olmak {v}
schulden {v} borcu bulunmak {v}
Schulden ausgleichen {v} borcunu kapatmak {fi}
Schulden erlassen {v} borcunu silmek {fi}
Schulden machen {allg} borç altına girmek {allg}
Schulden machen {allg} borç yapmak {allg}
Schulden machen {allg} borca girmek {allg}
der Schuldenberg {m} borç yığını {i}
schuldenfrei {adj} borçsuz {s}
schuldenfrei {allg} borcu olmayan {allg}
schuldenfrei {adj} günahsız {s}
schuldenfrei {adj} kabahatsiz {s}
die Schuldenlast {f} borç yükü {i}
die Schuldentilgung {f} borç itfası {i}
die Schuldentilgung {f} borç ödemesi {i}
schuldfähig {allg} kusur ehliyetine sahip {allg}
die Schuldfähigkeit {f} [Jur.]ceza ehliyeti {i}
die Schuldfähigkeit {f} [Jur.]cezai sorumluluk {i}
die Schuldfähigkeit {f} [Jur.]cezai ehliyeti {i}
die Schuldform {f} kusur şekli {i}