TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
kişisel {adv} höchstpersönlich {adv}
kişisel {s} individuell {adj}
kişisel {s} personal {adj}
kişisel {s} personell {adj}
kişisel {s} persönlich {adj}
kişisel {s} privat {adj}
kişisel {s} [dilb]subjektiv {adj}
kişisel amaç {i} der Selbstzweck {m}
kişisel ayrım {allg} individuelle Differenz {allg}
kişisel bakım {i} die Pflege {f}
kişisel bilgisayar {i} der Personalcomputer {m}
kişisel birleşme {i} die Personenvereinigung {f}
kişisel birlik {i} die Personalunion {f}
kişisel cezayi önceden kaldırıcı neden {i} der Persönlicher Strafausschließungsgrund {m}
kişisel cezayı kaldıran neden {i} der Persönlicher Strafaufhebungsgrund {m}
kişisel çıkar {i} der Eigennutz {m}
kişisel çıkar {i} der Eigenvorteil {m}
kişisel çıkarı peşinde olmayan {s} uneigennützig {adj}
kişisel dava {i} [huk]die Privatklage {f}
kişisel durum {i} der Personenstand {m}
kişisel durum {allg} persönliche Lage {allg}
kişisel düşünce {allg} persönliche Meinung {allg}
kişisel geçmiş {i} das Vorleben {n}
kişisel gelir {allg} persönliches Einkommen {allg}
kişisel gelir dağılımı {allg} personelle Einkommensverteilung {allg}
kişisel gereksinim {i} der Eigenbedarf {m}
kişisel girişim {allg} persönliche Initiative {allg}
kişisel görüş {allg} persönliche Meinung {allg}
kişisel hak {i} das Individualrecht {n}
kişisel hakaretlere karşı savunma {i} die Ehrenrettung {f}
kişisel haklar {ç} die Ehrenrechte {pl}
kişisel haklar {ç} [huk]die Persönlichkeitsrechte {pl}
kişisel haklara müdahale {i} der Eingriff in die persönlichen Rechte {m}
kişisel haklardan men cezası {i} die Ehrenstrafe {f}
kişisel hesap {i} [tic]das Personenkonto {n}
kişisel insiyatif {i} die Eigeninitiative {f}
kişisel irtifak {allg} persönliche Dienstbarkeit {allg}
kişisel izlenim {i} die Einzelbeobachtung {f}
kişisel kredi {i} der Personalkredit {m}
kişisel kullanım {i} der Eigengebrauch {m}
kişisel kullanım {i} die Eigennutzung {f}
kişisel maske {i} der Selbstretter {m}
kişisel menfaat {i} das Privatinteresse {n}
kişisel mülk {allg} bewegliches Gut {allg}
kişisel mülk {ç} die Mobilien {pl}
kişisel mülkiyet {allg} persönliches Eigentum {allg}
kişisel özel kimlik numarası {allg} persönliche Kennnummer {allg}
kişisel özellik {i} die Idiosynkrasie {f}
kişisel pay {i} der Eigenanteil {m}
kişisel sahipliği bir kenara bırakıp ortak kullanmayı ve ortak davranışı savunan görüş {i} der Kollektivismus {m}
kişisel sicil numarası {i} die Personenkennzahl {f}
kişisel sicil numarası {i} die Personenkennziffer {f}
kişisel şifre {i} der PIN-Code {m}
kişisel sigorta {i} die Personenversicherung {f}
kişisel sorumluluk {i} die Individualhaftung {f}
kişisel sorumluluk {i} die Persönliche Haftung {f}
kişisel tüketim {i} der Eigenverbrauch {m}
kişisel tüketim için {allg} für den Eigenverbrauch {allg}
kişisel vergi kimlik numarası {i} die Persönliche Steueridentifikationsnummer {f}
kişisel vergi kimlik numarası {allg} TIN {allg}
kişisel veriler {ç} die Individualdaten {pl}
kişiselleştirilmiş {s} personifiziert {adj}
kişiselleştirme {i} die Personalisierung {f}
kişiselleştirmek {v} personalisieren {v}
Indirekte Treffer
çok kişisel konular {i} der Intimbereich {m}
coşkun ve kişisel duyguları ifade eden edebiyat {i} die Lyrik {f}
kişisel amaç {i} der Selbstzweck {m}
kişisel ayrım {allg} individuelle Differenz {allg}
kişisel bakım {i} die Pflege {f}
kişisel bilgisayar {i} der Personalcomputer {m}
kişisel birleşme {i} die Personenvereinigung {f}
kişisel birlik {i} die Personalunion {f}
kişisel cezayi önceden kaldırıcı neden {i} der Persönlicher Strafausschließungsgrund {m}
kişisel cezayı kaldıran neden {i} der Persönlicher Strafaufhebungsgrund {m}
kişisel çıkar {i} der Eigenvorteil {m}
kişisel çıkar {i} der Eigennutz {m}
kişisel çıkarı peşinde olmayan {s} uneigennützig {adj}
kişisel dava {i} [huk]die Privatklage {f}
kişisel durum {i} der Personenstand {m}
kişisel durum {allg} persönliche Lage {allg}
kişisel düşünce {allg} persönliche Meinung {allg}
kişisel geçmiş {i} das Vorleben {n}
kişisel gelir {allg} persönliches Einkommen {allg}
kişisel gelir dağılımı {allg} personelle Einkommensverteilung {allg}
kişisel gereksinim {i} der Eigenbedarf {m}
kişisel girişim {allg} persönliche Initiative {allg}
kişisel görüş {allg} persönliche Meinung {allg}
kişisel hak {i} das Individualrecht {n}
kişisel hakaretlere karşı savunma {i} die Ehrenrettung {f}
kişisel haklar {ç} [huk]die Persönlichkeitsrechte {pl}
kişisel haklar {ç} die Ehrenrechte {pl}
kişisel haklara müdahale {i} der Eingriff in die persönlichen Rechte {m}
kişisel haklardan men cezası {i} die Ehrenstrafe {f}
kişisel hesap {i} [tic]das Personenkonto {n}
kişisel insiyatif {i} die Eigeninitiative {f}
kişisel irtifak {allg} persönliche Dienstbarkeit {allg}
kişisel izlenim {i} die Einzelbeobachtung {f}
kişisel kredi {i} der Personalkredit {m}
kişisel kullanım {i} die Eigennutzung {f}
kişisel kullanım {i} der Eigengebrauch {m}
kişisel maske {i} der Selbstretter {m}
kişisel menfaat {i} das Privatinteresse {n}
kişisel mülk {ç} die Mobilien {pl}
kişisel mülk {allg} bewegliches Gut {allg}
kişisel mülkiyet {allg} persönliches Eigentum {allg}
kişisel özel kimlik numarası {allg} persönliche Kennnummer {allg}
kişisel özellik {i} die Idiosynkrasie {f}
kişisel pay {i} der Eigenanteil {m}
kişisel sahipliği bir kenara bırakıp ortak kullanmayı ve ortak davranışı savunan görüş {i} der Kollektivismus {m}
kişisel sicil numarası {i} die Personenkennzahl {f}
kişisel sicil numarası {i} die Personenkennziffer {f}
kişisel şifre {i} der PIN-Code {m}
kişisel sigorta {i} die Personenversicherung {f}
kişisel sorumluluk {i} die Persönliche Haftung {f}
kişisel sorumluluk {i} die Individualhaftung {f}
kişisel tüketim {i} der Eigenverbrauch {m}
kişisel tüketim için {allg} für den Eigenverbrauch {allg}
kişisel vergi kimlik numarası {allg} TIN {allg}
kişisel vergi kimlik numarası {i} die Persönliche Steueridentifikationsnummer {f}
kişisel veriler {ç} die Individualdaten {pl}
kullanılabilir kişisel gelir {allg} verfügbares persönliches Einkommen {allg}