TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
ileri! {ünl} marsch {Inter}
ileri! {allg} nur zu {allg}
ileri! {adv} [den]voraus {adv}
Indirekte Treffer
-den ileri gelmek {fi} entstammen {v}
araçla daha ileri gitmek {fi} vorfahren {v}
bir şeyden ileri gelmek {itr} Beruhen {itr}
çok ileri derecede {s} unverschämt {adj}
çok ileri gitmek {allg} es zu bunt treiben {allg}
daha da ileri götürmek {fi} weiterführen {v}
fazla ileri gitmek {fi} zu weit gehen {v}
fikri ileri süren {i} der Urheber {m}
hamileliği ileri aşamada olan {s} hochschwanger {adj}
iddia ileri sürmek {allg} Behauptung aufstellen {allg}
ileri {adv} voran {adv}
ileri {adv} hinweg {adv}
ileri {önk} pro- {prä}
ileri {a} hervor {a}
ileri {i} die Zukunft {f}
ileri {allg} nach vorne {allg}
ileri {a} fortschrittlich {a}
ileri {adv} Vorwärts {adv}
ileri {allg} marsch! {allg}
ileri {a} fortgeschritten {a}
ileri {a} vorgehend {a}
ileri {a} hochentwickelt {a}
ileri atılma {i} der Vorsprung {m}
ileri atılma {i} der Schuss {m}
ileri atılmak {fi} vorstürmen {v}
ileri atmak {fi} fortwerfen {v}
ileri atmak {fi} aufstellen {v}
ileri bak! {allg} [ask]Augen geradeaus {allg}
ileri bir tarihe atmak {fi} zurückverlegen {v}
ileri bir tarihe atmak {fi} zurücksetzen {v}
ileri bir tarihe atmak {fi} hinausschieben {v}
ileri bir tarihe bırakma {i} die Vertagung {f}
ileri bir tarihe bırakma {i} der Aufschub {m}
ileri bir tarihe bırakmak {v} missachten {v}
ileri bir tarihe bırakmak {fi} aufschieben {v}
ileri bir tarihe bırakmak {v} vertagen {v}
ileri çıkmak {fi} hervorkommen {v}
ileri doğru bir adım atmak {fi} vortreten {v}
ileri doğru doğru sürmek {fi} zutreiben {v}
ileri doğru gitmek {fi} weitergehen {v}
ileri doğru hareket {i} die Fortbewegung {f}
ileri doğru hareketlenmek {fi} zustürzen {v}
ileri düzeyde {s} fortgeschritten {adj}
ileri düzeye gelmiş olanlar {allg} die Fortgeschrittenen {allg}
ileri eğitim {i} die Fortbildung {f}
ileri eğitim kursu {i} der Fortbildungslehrgang {m}
ileri geçmesine izin vermek {fi} vorlassen {v}
ileri gelen {s} prominent {adj}
ileri gelen {adv} führend {adv}
ileri gelen {s} tonangebend {adj}
ileri gelenler {i} die Honoratioren {f}
ileri gelenler {allg} die Großen {allg}
ileri gelmek {fi} herrühren {v}
ileri gelmek {itr} basieren {itr}
ileri gelmek {fi} rühren von {v}
ileri gelmek {fi} hervorgehen {v}
ileri geri oynayan futbolcu {i} [sp]der Libero {m}
ileri getirmek {fi} vorsetzen {v}
ileri gitmek {fi} vorgehen {v}
ileri gitmek {allg} keine Grenzen kennen {allg}
ileri gitmek {fi} zu weit gehen {v}
ileri gitmek {fi} Fortschritte machen {v}
ileri göndermek {fi} weiterschicken {v}
ileri görüşlü {s} prospektiv {adj}
ileri görüşlü {s} aufgeschlossen {adj}
ileri görüşlülük {i} [hek]die Übersichtigkeit {f}
ileri götürmek {fi} vorbringen {v}
ileri istihkam {i} das Vorwerk {n}
ileri itmek {v} vorstoßen {v}
ileri itmek {fi} anrücken {v}
ileri karakol {i} [ask]der Vorposten {m}
ileri karakol hattı {i} [ask]die Vorpostenkette {f}
ileri kaydırmak {fi} vorverlegen {v}
ileri sayfalarda! {allg} siehe unten {allg}
ileri sürme {i} die Behauptung {f}
ileri sürme {i} die Angabe {f}
ileri sürmek {fi} vorsetzen {v}
ileri sürmek {fi} in Kraft setzen, zur Geltung bringen {v}
ileri sürmek {fi} vorschieben {v}
ileri sürmek {v} behaupten {v}