TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
bilmek {allg} bewusst sein {allg}
bilmek {itr} erkennen {itr}
bilmek {v} kennen {v}
bilmek {fi} können {v}
bilmek {fi} lesen {v}
bilmek {fi} verstehen {v}
bilmek {v} Wissen {v}
Indirekte Treffer
ağzının tadını bilmek {fi} ein Leckermaul sein {v}
Almanca bilmek {allg} Deutsch können {allg}
başına geleceği bilmek {allg} wissen was die Uhr geschlagen hat {allg}
bir hastalığın seyrini önceden bilmek {i} die Prognose {f}
bir şeyi fırsat bilmek {fi} ausnützen {v}
bir şeyi fırsat bilmek {fi} ausnutzen {v}
bir şeyi iyi bilmek {allg} gute Kenntnisse besitzen {allg}
bir şeyi iyi bilmek {allg} vertraut machen {allg}
bir şeyi yok bilmek {allg} in den Kamin schreiben {allg}
bir yeri avcunun içi gibi bilmek {allg} etwas wie seine Westentasche kennen {allg}
bunun arkasında bir şey olduğunu bilmek {allg} wissen woher der Wind weht {allg}
değerini bilmek {v} würdigen {v}
ezbere bilmek {allg} auswendig wissen {allg}
gayet iyi bilmek {allg} genau wissen {allg}
geçinmesini bilmek {allg} forthelfen {allg}
haddini bilmek {fi} maßhalten {v}
haddini bilmek {itr} Maß halten {itr}
her devrin büyüklerine hoş görünmeyi geçim kuralı bilmek {allg} seinen Mantel nach dem Wind hängen {allg}
her şeyiyle bilmek {fi} auskennen {v}
içini dışını bilmek {allg} in und auswendig kennen {allg}
işini bilmek {allg} nicht mehr zu helfen wissen {allg}
işini bilmek {fi} zu helfen wissen {v}
işlerin nereye varacağını önceden bilmek {allg} wissen wie der Hase läuft {allg}
iyi bilmek {v} beherrschen {v}
kendi çıkarlarını korumasını iyi bilmek {allg} sein Schäfchen zu scheren wissen {allg}
kimsenin bilemediği bir şeyi bilmek {allg} etw. in Petto haben {allg}
kıymetini bilmek {v} würdigen {v}
kıymetini bilmek {v} schätzen {v}
müziği iyi bilmek {allg} Musik verstehen {allg}
ne var ne yok her şeyi bilmek {fi} auskennen {v}
numarayı bilmek {allg} den Schwindel kennen {allg}
okuma yazma bilmek {allg} lesen und schreiben können {allg}
önceden bilmek {fi} vorauswissen {v}
önemini bilmek {fi} einer Sache bewusst sein {v}
püf noktasını bilmek {fi} im Griff haben {v}
sihir sanatını bilmek {fi} zaubern {v}
sonuçları önceden bilmek mümkün değil {allg} die Folgen sind nicht absehbar {allg}
yabancı dil bilmek {allg} Fremdsprache beherrschen {allg}
yakından bilmek {fi} näher kennen {v}
yapa bilmek {fi} vermögen zu {v}
yapa bilmek {fi} können {v}
yapa bilmek {fi} in der Lage sein {v}
yapa bilmek {fi} dürfen {v}
yarım yamalak bilmek {allg} halb wissen {allg}
yasaları bilmek {allg} die Gesetze kennen {allg}
yaşamasını bilmek {allg} zu leben verstehen {allg}
yol iz bilmek {fi} auskennen {v}
yol yordam bilmek {fi} auskennen {v}