TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
ölüm {i} der Abgang {m}
ölüm {i} das Ableben {n}
ölüm {i} der Abschied {m}
ölüm {allg} die ewige Ruhe {allg}
ölüm {i} das Ende {n}
ölüm {allg} ewiger Friede {allg}
ölüm {allg} ewiger Schlaf {allg}
ölüm {i} [hek]der Exitus {m}
ölüm {i} der Heimgang {m}
ölüm {i} die Hinreise {f}
ölüm {i} das Lebensende {n}
ölüm {i} [ed]der Sensenmann {m}
ölüm {i} der Sterbefall {m}
ölüm {i} der Tod {m}
ölüm {i} der Todesfall {m}
ölüm {i} der Verlust {m}
ölüm anı {i} die Todesstunde {f}
ölüm belgesi {i} der Totenschein {m}
ölüm belirtisi {i} das Todeszeichen {n}
ölüm biçimi {i} die Todesart {f}
ölüm cezası {i} [huk]die Todesstrafe {f}
ölüm cezasını infaz etmek {fi} hinrichten {v}
ölüm döşeği {i} das Sterbebett {n}
ölüm döşeği {i} das Totenbett {n}
ölüm döşeğinde kutsal yağ sürerek kutsama {allg} [din]die letzte Ölung {allg}
ölüm döşeğinde olmak {allg} auf dem Sterbebett liegen {allg}
ölüm döşeğinde yatan {s} [hek]moribund {adj}
ölüm durumu {i} der Ablebensfall {m}
ölüm günü {i} der Todestag {m}
ölüm haberi {i} der Todesnachricht {m}
ölüm haberi {i} die Trauernachricht {f}
ölüm halinde gerçekleşen hayat sigortası {allg} Lebensversicherung auf den Todesfall {allg}
ölüm ilanı {i} die Todesanzeige {f}
ölüm ilanı {i} die Traueranzeige {f}
ölüm ilmuhaberi {i} die Sterbeurkunde {f}
ölüm ilmuhaberi {i} der Totenschein {m}
ölüm ilmühaberi {i} die Sterbeurkunde {f}
ölüm ilmühaberi {i} der Totenschein {m}
ölüm kağıdı {i} die Todesbescheinigung {f}
ölüm kağıdı {i} der Totenschein {m}
ölüm kalım meselesi {allg} es geht um Kopf und Kragen {allg}
ölüm kalım meselesi {i} die Lebensfrage {f}
ölüm kalım meselesi {s} lebensnotwendig {adj}
ölüm kalım savaşı {i} die Agonie {f}
ölüm korkusu {i} die Todesangst {f}
ölüm korkusu {i} die Todesfurcht {f}
ölüm kurbanı {i} der Blutopfer {m}
ölüm kütüğü {i} das Sterbebuch {n}
ölüm lekesi {i} die Totenflecke {f}
ölüm mahkumu {i} der Todeskandidat {m}
ölüm meleği {i} der Todesengel {m}
ölüm meleği {i} der Würgengel {m}
ölüm nedeni {i} die Todesursache {f}
ölüm nedeni tespiti {i} die Leichenschau {f}
ölüm odası {i} das Sterbezimmer {n}
ölüm olayı {i} der Sterbefall {m}
ölüm olayları sayısı {i} die Sterblichkeit {f}
ölüm oranı {i} die Mortalität {f}
ölüm oranı {i} die Sterblichkeit {f}
ölüm oranı {i} die Sterblichkeitsziffer {f}
ölüm parası {i} das Sterbegeld {n}
ölüm raporu {i} der Totenschein {m}
ölüm saati {i} die Todesstunde {f}
ölüm saatı {i} die Todeszeit {f}
ölüm şekli {i} die Todesart {f}
ölüm sessizliği {i} die Grabesruhe {f}
ölüm sessizliği {i} die Grabesstille {f}
ölüm sessizliği {i} die Totenstille {f}
ölüm sicili {i} das Sterberegister {n}
ölüm süreci {i} die Sterbephase {f}
ölüm tarihi {s} gestorben {adj}
ölüm tarzı {i} die Todesart {f}
ölüm tehlikesi {i} die Lebensgefahr {f}
ölüm tehlikesi {i} die Todesgefahr {f}
ölüm vakası {i} [hek]der Exitus {m}
ölüm vakası {i} der Sterbefall {m}
ölüm yardımı {i} [huk]das Sterbegeld {n}
ölüm yardımı ödeneği {i} das Sterbegeld {n}
ölüm yeri {i} der Sterbeort {m}
ölüm yıldönümü {i} der Todestag {m}
Indirekte Treffer
açlıktan ölüm {i} der Hungertod {m}
adli hata sonucu verilen ölüm cezası {i} der Justizmord {m}
ailede ölüm {i} der Trauerfall {m}
birlikte ölüm karinesi {i} die Kommorientenvermutung {f}
çocuk ölüm oranı {i} die Kindersterblichkeit {f}
doğal bir ölüm {allg} ein natürlicher Tod {allg}
doğal ölüm {allg} natürlicher Tod {allg}
ecel ile ölüm {allg} natürlicher Tod {allg}
eceliyle ölüm {allg} ein natürlicher Tod {allg}
elinde orak bulunan ölüm meleği {i} der Sensenmann {m}
hatalı adli karar sonucu verilen ölüm cezası {i} der Justizmord {m}
kazada ölüm {i} der Unfalltod {m}
kendi isteğiyle acısız ölüm {i} die Euthanasie {f}
manevi ölüm {i} der Bürgerlicher Tod {m}
medeni ölüm {i} der Bürgerlicher Tod {m}
ölüm anı {i} die Todesstunde {f}
ölüm belgesi {i} der Totenschein {m}
ölüm belirtisi {i} das Todeszeichen {n}
ölüm biçimi {i} die Todesart {f}
ölüm cezası {i} [huk]die Todesstrafe {f}
ölüm cezasını infaz etmek {fi} hinrichten {v}
ölüm döşeği {i} das Sterbebett {n}
ölüm döşeği {i} das Totenbett {n}
ölüm döşeğinde kutsal yağ sürerek kutsama {allg} [din]die letzte Ölung {allg}
ölüm döşeğinde olmak {allg} auf dem Sterbebett liegen {allg}
ölüm döşeğinde yatan {s} [hek]moribund {adj}
ölüm durumu {i} der Ablebensfall {m}
ölüm günü {i} der Todestag {m}
ölüm haberi {i} die Trauernachricht {f}
ölüm haberi {i} der Todesnachricht {m}
ölüm halinde gerçekleşen hayat sigortası {allg} Lebensversicherung auf den Todesfall {allg}
ölüm ilanı {i} die Todesanzeige {f}
ölüm ilanı {i} die Traueranzeige {f}
ölüm ilmühaberi {i} der Totenschein {m}
ölüm ilmühaberi {i} die Sterbeurkunde {f}
ölüm ilmuhaberi {i} der Totenschein {m}
ölüm ilmuhaberi {i} die Sterbeurkunde {f}
ölüm kağıdı {i} der Totenschein {m}
ölüm kağıdı {i} die Todesbescheinigung {f}
ölüm kalım meselesi {i} die Lebensfrage {f}
ölüm kalım meselesi {allg} es geht um Kopf und Kragen {allg}
ölüm kalım meselesi {s} lebensnotwendig {adj}
ölüm kalım savaşı {i} die Agonie {f}
ölüm korkusu {i} die Todesfurcht {f}
ölüm korkusu {i} die Todesangst {f}
ölüm kurbanı {i} der Blutopfer {m}
ölüm kütüğü {i} das Sterbebuch {n}
ölüm lekesi {i} die Totenflecke {f}
ölüm mahkumu {i} der Todeskandidat {m}
ölüm meleği {i} der Würgengel {m}
ölüm meleği {i} der Todesengel {m}
ölüm nedeni {i} die Todesursache {f}
ölüm nedeni tespiti {i} die Leichenschau {f}
ölüm odası {i} das Sterbezimmer {n}
ölüm olayı {i} der Sterbefall {m}
ölüm olayları sayısı {i} die Sterblichkeit {f}
ölüm oranı {i} die Sterblichkeitsziffer {f}
ölüm oranı {i} die Sterblichkeit {f}
ölüm oranı {i} die Mortalität {f}
ölüm parası {i} das Sterbegeld {n}
ölüm raporu {i} der Totenschein {m}
ölüm saati {i} die Todesstunde {f}
ölüm saatı {i} die Todeszeit {f}
ölüm şekli {i} die Todesart {f}