DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
das Bett {n} döşek {i}
das Bett {n} in {i}
das Bett {n} karyola {i}
das Bett {n} kuşet {i}
das Bett {n} nehir yatağı {i}
das Bett {n} [Berg]tabaka {i}
das Bett {n} yatak {i}
das Bett {n} yatak takımı {i}
das Bett {n} yatılacak yer {i}
Bett machen {allg} yatağı düzeltmek {allg}
der Bettbezug {m} yatak takımı {i}
das Bettchen {n} bebek karyolası {i}
das Bettchen {n} küçük yatak {i}
die Bettcouch {f} çekyat {i}
die Bettcouch {f} yataklı kanepe {i}
die Bettdecke {f} battaniye {i}
die Bettdecke {f} yatak örtüsü {i}
die Bettdecke {f} yatak takımı {i}
die Bettdecke {f} yorgan {i}
der Betteinsatz {m} somya {i}
der Bettel {m} dilencilik {i}
bettelarm {adj} çok fakir {s}
bettelarm {adj} çok yoksul {s}
bettelarm {adj} muhtaç {s}
die Bettelei {f} dilencilik {i}
die Bettelei {f} ıvır zıvır eşya {i}
die Bettelei {f} pılı pırtı {i}
die Bettelei {f} yalvarış {i}
das Bettelgeld {n} [Rel.]sadaka {i}
das Bettelgeld {n} yok pahasına {i}
der Bettelmönch {m} [Rel.]dilenci rahipler tarikatının üyesi {i}
betteln {v} avuç açmak {v}
das Betteln {n} dilencilik {i}
betteln {v} dilencilik etmek {fi}
betteln {v} dilenmek {v}
betteln {v} el açmak {v}
betteln {v} sadaka dilenmek {v}
betteln {v} yalvarmak {v}
betteln gehen {allg} dilencilik yapmak {allg}
betteln gehen {allg} dilenmeye gitmek {allg}
der Bettelorden {m} [Rel.]dilenci rahipler tarikatı {i}
der Bettelsack {m} dilenci torbası {i}
der Bettelsack {m} yalvar yakar yaptıran kişi {i}
der Bettelstab {m} dilenci değneği {i}
der Bettelstab {m} dilenci sopası {i}
der Bettelstab {m} fakirlik {i}
der Bettelstab {m} yoksulluk {i}
betten {v} birisine yatak yapmak {v}
betten {v} birisini yatağa yatırmak {v}
betten {v} yatağını yapmak {v}
betten {v} yatırmak {fi}
betten {allg} kendi yatağını yapmak {allg}
betten {allg} uzanmak {allg}
betten {allg} yatmak {allg}
die Bettfeder {f} kuştüyü yatak-döşek {i}
die Bettflasche {f} buyot {i}
die Bettflasche {f} yatağı ısıtmak için içine sıcak su konan şişe {i}
das Bettgestell {n} karyola {i}
die Bettkante {f} yatak kenarı {i}
bettlägerig {adj} yatalak {s}
die Bettlägerigkeit {f} yatalaklık {i}
das Bettlaken {n} çarşaf {i}
das Bettlaken {n} yatak çarşafı {i}
das Bettlein {n} küçük karyola {i}
das Bettlein {n} küçük yatak {i}
die Bettlektüre {f} uykudan önce okunacak hafif kitap {i}
der Bettler {m} dilenci {i}
der Bettler {m} fakir {i}
der Bettler {m} sıkılmaz kişi {i}
der Bettler {m} yüzsüz kişi {i}
die Bettlerin {f} dilenci {i}
das Bettnässen {n} altına etme {i}
das Bettnässen {n} altını ıslatma {i}
das Bettnässen {n} uyurken yatağa işeme {i}
das Bettnässen {n} yatağa işeme {i}
das Bettnässen {n} yatağı ıslatma {i}
der Bettnässer {m} sidikli {i}
der Bettnässer {m} yatağa işeyen {i}
der Bettnässer {m} yatağı ıslatan {i}
der Bettnässer {m} yatağını ıslatan {i}
Indirekte Treffer
der ans Bett gefesselt {allg} yatağa bağlı {allg}
ans Bett gefesselt {allg} yatak esiri {allg}
Bett machen {allg} yatağı düzeltmek {allg}
das Bett hüten {allg} hastalıktan dolayı yatmak {allg}
das Bett hüten {allg} hastalık nedeniyle yataktan çıkmamak {allg}
das Bett machen {v} yatak yapmak {fi}
das Bett nass machen {allg} yatağı ıslatmak {allg}
das Bett nass machen {allg} yatağa işemek {allg}
ein Bett aufstellen {allg} yatak kurmak {allg}
ein Bett aufstellen {allg} döşek kurmak {allg}
im Bett liegen {allg} yatakta yatmak {allg}
ins Bett gehen {v} yatmak {fi}
ins Bett gehen {v} yatağa girmek {fi}
ins Bett legen {allg} yatağa yatırmak {allg}
ins Bett machen {allg} yatağı ıslatmak {allg}
ins Bett machen {allg} yatarken altına yapmak {allg}
ins Bett steigen {allg} yatağa girmek {allg}
nicht zu Bett gehen {allg} sabahlamak {allg}
nicht zu Bett gehen {allg} hiç yatmamak {allg}
orthopädisches Bett {allg} ortopedik yatak {allg}
zu Bett bringen {v} yatırmak {fi}
zu Bett gehen {allg} yatağa girmek {allg}
zu Bett gehen {allg} yatmak {allg}
zweischläfriges Bett {allg} iki kişilik yatak {allg}