TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
yerini alma {i} die Nachfolge {f}
yerini almak {fi} ersetzen {v}
yerini almak {allg} Platz nehmen {allg}
yerini belirleme {i} die Lokalisierung {f}
yerini belirleme {i} die Orientierung {f}
yerini belirlemek {v} [hek]lokalisieren {v}
yerini belirlemek {itr} orten {itr}
yerini değiştirme {i} die Umsetzung {f}
yerini değiştirme {i} die Umstellung {f}
yerini değiştirme {i} die Verlagerung {f}
yerini değiştirme {i} die Verschiebung {f}
yerini değiştirme {i} die Versetzung {f}
yerini değiştirmek {fi} [bitk]auspflanzen {v}
yerini değiştirmek {v} dislozieren {v}
yerini değiştirmek {fi} verändern {v}
yerini değiştirmek {fi} umbesetzen {v}
yerini değiştirmek {fi} umlegen {v}
yerini değiştirmek {fi} umsetzen {v}
yerini değiştirmek {fi} umstellen {v}
yerini değiştirmek {v} verlagern {v}
yerini değiştirmek {v} verlegen {v}
yerini değiştirmek {v} verrücken {v}
yerini değiştirmek {v} verschieben {v}
yerini değiştirmek {v} versetzen {v}
yerini değiştirmek {v} verstellen {v}
yerini değiştirmek {fi} wegsetzen {v}
yerini doldurma {i} die Ersetzung {f}
yerini doldurmak {fi} wettmachen {v}
yerini korumak {allg} behaupten {allg}
yerini saptamak {fi} orten {v}
yerini saptamak {v} verorten {v}
yerini tespit etmek {itr} orten {itr}
yerini tutmak {v} ersetzen {v}
yerinin doldurulması zor {allg} er ist schwer zu ersetzen {allg}
Indirekte Treffer
bir adın yerini alan zarf {i} [dilb]das Pronominaladverb {n}
bir kaza yerini merakla seyreden {i} der Gaffer {m}
bir kaza yerini merakla seyretmek {itr} gaffen {itr}
bir şeyin sırasını veya yerini değiştirmek {v} permutieren {v}
bir yerini burkmak {v} verdrehen {v}
bir yerini keserek sakatlama {i} die Verstümmelung {f}
bir yerini yakmak {allg} brennen {allg}
bir yerleşim yerini başka bir yer ile birleştirmek {fi} eingemeinden {v}
birisinin yerini diğeriyle doldurma {allg} die Ersetzung einer Person durch eine andere {allg}
çalışma yerini başka yere nakletme {i} die Arbeitsplatzverlagerung {f}
çalışma yerini değiştirmek {allg} Arbeitsplatz wechseln {allg}
çalışma yerini düzenleme {i} die Arbeitsplatzgestaltung {f}
çalışma yerini seçme {i} die Arbeitsplatzwahl {f}
edep yerini kapamaya yarar küçük örtü {i} das Feigenblatt {n}
görevini veya görev yerini değiştirmek {fi} wegtreiben {v}
her yerini delmek {fi} durchlöchern {v}
yerini erken kapama {allg} früher Geschäftsschluss {allg}
konaklama yerini değiştirmek {fi} [ask]ausquartieren {v}
satrançda şah ile kalenin karşılıklı yerini değiştirmek {itr} [sp]rochieren {itr}
sürekli bir yerini oynatmak {itr} zappeln {itr}
yelkenlerin yerini değiştirmek {itr} [den]schiften {itr}
yerini alma {i} die Nachfolge {f}
yerini almak {allg} Platz nehmen {allg}
yerini almak {fi} ersetzen {v}
yerini belirleme {i} die Orientierung {f}
yerini belirleme {i} die Lokalisierung {f}
yerini belirlemek {itr} orten {itr}
yerini belirlemek {v} [hek]lokalisieren {v}
yerini değiştirme {i} die Verlagerung {f}
yerini değiştirme {i} die Versetzung {f}
yerini değiştirme {i} die Umstellung {f}
yerini değiştirme {i} die Verschiebung {f}
yerini değiştirme {i} die Umsetzung {f}
yerini değiştirmek {fi} umstellen {v}
yerini değiştirmek {v} dislozieren {v}
yerini değiştirmek {v} verschieben {v}
yerini değiştirmek {fi} umsetzen {v}
yerini değiştirmek {fi} [bitk]auspflanzen {v}
yerini değiştirmek {v} verrücken {v}
yerini değiştirmek {fi} umlegen {v}
yerini değiştirmek {fi} wegsetzen {v}
yerini değiştirmek {v} verlegen {v}
yerini değiştirmek {fi} umbesetzen {v}
yerini değiştirmek {v} verstellen {v}
yerini değiştirmek {v} verlagern {v}
yerini değiştirmek {fi} verändern {v}
yerini değiştirmek {v} versetzen {v}
yerini doldurma {i} die Ersetzung {f}
yerini doldurmak {fi} wettmachen {v}
yerini korumak {allg} behaupten {allg}
yerini saptamak {v} verorten {v}
yerini saptamak {fi} orten {v}
yerini tespit etmek {itr} orten {itr}
yerini tutmak {v} ersetzen {v}