TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
sınırı aşma {i} die Grenzübertretung {f}
sınırı aşma {i} die Übertreibung {f}
sınırı aşma {i} der Übertritt {m}
sınırı aşmak {allg} die Grenze passieren {allg}
sınırı aşmak {allg} die Grenze überschreiten {allg}
sınırı aşmak {fi} hinausgehen {v}
sınırı aşmak {allg} übers Ziel hinaus schießen {allg}
sınırı geçme {i} die Grenzübertretung {f}
sınırı geçme yeri {i} der Grenzübergang {m}
Indirekte Treffer
ağırlık sınırı {i} die Gewichtsgrenze {f}
avans sınırı {i} die Beleihungsgrenze {f}
azami hız sınırı {i} die Höchstgeschwindigkeitsgrenze {f}
belediye sınırı {i} die Gemeindegrenze {f}
bilet ücreti sınırı {i} die Zahlgrenze {f}
borçlanma sınırı kredi limiti {i} die Kreditaufnahmegrenze {f}
borçlanma sınırı kredi tavanı {i} die Kreditaufnahmegrenze {f}
dayanıklılık sınırı {i} die Stabilitätsgrenze {f}
deniz sınırı {i} [coğ]die Seegrenze {f}
denk ölçü sınırı {i} die Gleichmaßgrenze {f}
devlet sınırı {i} die Staatsgrenze {f}
devlet sınırı {i} die Landesgrenze {f}
don sınırı {i} die Frostgrenze {f}
duyum sınırı {i} [hek]die Reizschwelle {f}
esneklik sınırı {i} [fiz]die Dehngrenze {f}
esneklik sınırı {i} die Dehnungsgrenze {f}
eyalet sınırı {i} die Landesgrenze {f}
ezilme sınırı {i} die Quetschgrenze {f}
fiyat sınırı {i} [tic]das Limit {n}
fiyat sınırı olan sipariş {allg} Auftrag mit Preisbegrenzung {allg}
genişleme sınırı {i} die Dehnungsgrenze {f}
gerilim sınırı {i} die Spannungsgrenze {f}
hassasiyet sınırı {i} die Genauigkeitsgrenze {f}
hata sınırı {i} die Fehlergrenze {f}
hız sınırı {i} die Spitzengeschwindigkeit {f}
hız sınırı {i} die Geschwindigkeitsbegrenzung {f}
hız sınırı {i} das Tempolimit {n}
hoşgörü sınırı {i} die Toleranzschwelle {f}
iklim sınırı {i} [metr]die Wetterscheide {f}
ikraz sınırı {i} die Beleihungsgrenze {f}
istisna sınırı {i} [tic]die Freigrenze {f}
kanda alkol sınırı {i} die Promillegrenze {f}
kapasite sınırı {i} die Kapazitätslinie {f}
kapasite sınırı {i} die Kapazitätsgrenze {f}
karışım sınırı {i} die Mischungszone {f}
katlanırlık sınırı {i} die Schmerzgrenze {f}
kopma sınırı {i} die Bruchgrenze {f}
kredi sınırı {i} das Kreditlimit {n}
kredi sınırı {i} die Kreditgrenze {f}
kredi sınırı {i} die Kreditzuwachsbegrenzung {f}
kredi sınırı {i} die Kreditlinie {f}
maden alanı sınırı {i} die Markscheide {f}
ödünç verme sınırı {i} die Belehnungsgrenze {f}
orantı sınırı {i} die Proportionalitätsgrenze {f}
ormanın sınırı {i} die Waldgrenze {f}
saptama sınırı {i} die Bestimmungsgrenze {f}
sınırı aşma {i} die Übertreibung {f}
sınırı aşma {i} die Grenzübertretung {f}
sınırı aşma {i} der Übertritt {m}
sınırı aşmak {allg} übers Ziel hinaus schießen {allg}
sınırı aşmak {fi} hinausgehen {v}
sınırı aşmak {allg} die Grenze überschreiten {allg}
sınırı aşmak {allg} die Grenze passieren {allg}
sınırı geçme {i} die Grenzübertretung {f}
sınırı geçme yeri {i} der Grenzübergang {m}
sorumluluk sınırı {i} die Haftungsgrenze {f}
sürat sınırı {i} das Tempolimit {n}
tarih sınırı {i} die Datumsgrenze {f}
tarla sınırı kabarıklığı {i} der Rain {m}
tehlike sınırı {allg} Gefahrengrenzwert {allg}
tolerans sınırı {i} die Toleranzschwelle {f}
tolerans sınırı {i} die Toleranzgrenze {f}
toplanan karların sınırı {i} die Schneegrenze {f}
ülke sınırı {i} die Landesgrenze {f}
uzama sınırı {i} die Streckgrenze {f}
vergi sınırı {i} die Beiteuerungsgrenze {f}
verim sınırı {i} die Leistungsgrenze {f}
yağmur ve kar arasındaki yükseklik sınırı {i} die Schneegrenze {f}
yanlışlık sınırı {i} die Fehlergrenze {f}
yapabilirlik sınırı {i} die Höchstleistung {f}
yapma sınırı {i} die Erwerbsbeschränkung {f}
yaş sınırı {i} die Altersgrenze {f}
yoksulluk sınırı {i} die Armutsgrenze {f}
yorulma sınırı {i} die Ermüdungsgrenze {f}