TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
süresi bitmek {fi} ablaufen {v}
süresi dolduğu için {s} [huk]fristgerecht {adj}
süresi dolmak {fi} ablaufen {v}
süresi dolmuş {allg} fällig {allg}
süresi dolmuş pasaport {allg} abgelaufener Pass {allg}
süresi dolmuş senet {allg} betagter Wechsel {allg}
süresi geçmiş {allg} ausgedient haben {allg}
süresi gelmemiş {adv} fristgebunden {adv}
süresi içinde {adv} fristgemäß {adv}
süresi içinde {s} fristzeitig {adj}
süresi sınırlı {i} die Zeitarbeit {f}
süresince {öt} durch {prp}
süresince {öt} während {prp}
süresini belirleme {i} die Befristung {f}
süresini belirlemek {v} befristen {v}
süresiz {adv} durchlaufend {adv}
süresiz {s} fristlos {adj}
süresiz {s} unbefristet {adj}
süresiz abonman kartı {i} die Dauerbezugskarte {f}
süresiz çalışma ilişkisi {allg} unbefristetes Arbeitsverhältnis {allg}
süresiz işe alınmış {allg} fest angestellt {allg}
süresiz kira sözleşmesi {allg} unbefristeter Mietvertrag {allg}
süresiz memuriyete alınmış {allg} fest angestellt {allg}
Indirekte Treffer
abone süresi {i} die Abonnementdauer {f}
abone süresi {i} der Bezugszeitraum {m}
adaylık süresi {i} die Anwartschaftszeit {f}
adaylık süresi boyunca toplanan haklarm temettüü {i} die Anwartschaftsdividende {f}
akış süresi {i} die Ausflussdauer {f}
akma süresi {i} die Ausflussdauer {f}
akreditifin süresi {allg} Laufzeit eines Akkreditivs {allg}
alıkoyma süresi {i} die Aufbewahrungsfrist {f}
arkadaşlığın süresi {allg} Dauer der Freundschaft {allg}
asgari çalışma süresi {i} die Mindestarbeitszeit {f}
asgari geçerlilik süresi {i} die Mindestlaufzeit {f}
asgari süresi {i} die Mindestarbeitszeit {f}
askerlik süresi {i} [ask]die Militärzeit {f}
askerlik süresi {i} [ask]die Dienstzeit {f}
atom yarılama süresi {i} [fiz]die Halbwertszeit {f}
av yasağı süresi {i} die Schonzeit {f}
avansın süresi {allg} Laufzeit eines Darlehens {allg}
avlanma süresi {i} die Jagdzeit {f}
bağlama süresi {i} die Bindungsfrist {f}
bağlantı süresi {i} die Schaltpause {f}
başvuru süresi {i} die Meldefrist {f}
başvuru süresi {i} die Bewerbungsfrist {f}
başvuru süresi {i} die Antragsfrist {f}
başvuru süresi {i} die Anmeldefrist {f}
başvuru süresi bitimi {i} der Meldeschluss {m}
bekleme süresi {i} die Wartezeit {f}
bekleme süresi {i} die Karenzzeit {f}
bekleme süresi {i} die Karenzfrist {f}
bekleme süresi {i} die Bereitschaftszeit {f}
bekleme süresi {i} die Wartefrist {f}
bekleme süresi {i} [eko]die Sperrfrist {f}
belirli bir zaman süresi {i} die Zeit {f}
beyan süresi {i} die Erklärungsfrist {f}
bildirim süresi {i} [huk]die Kündigungsfrist {f}
bildirme süresi {i} die Anmeldefrist {f}
bir şeyin hazırlanma süresi {i} die Anlaufzeit {f}
borçlanma süresi {i} die Anleihelaufzeit {f}
boşaltma süresi {i} [den]die Löschungszeit {f}
boşaltma süresi {ç} die Löschtage {pl}
boşaltma süresi {i} die Entladedauer {f}
bulunma süresi {i} die Anwesenheitsdauer {f}
çalışanın işine son verme süresi {i} die Kündigungsfrist {f}
çalışma süresi {i} die Arbeitszeit {f}
çalışma süresi {i} die Arbeitsdauer {f}
çalışma süresi {i} die Funktionsdauer {f}
çalışma süresi {i} das Dienstalter {n}
çalışma süresi {allg} Dauer der Beschäftigung {allg}
çalışma süresi çizelgesi {ç} die Arbeitszeitaufzeichnungen {pl}
çalışma süresi etüdü {i} die Arbeitszeitstudie {f}
çalışma süresi kayıtları {ç} die Arbeitszeitaufzeichnungen {pl}
çalışmaya uyum sağlama süresi {i} die Einarbeitungszeit {f}
çalıştırma süresi {allg} Dauer der Beschäftigung {allg}
çalıştırma süresi {i} die Beschäftigungszeit {f}
çalıştırma süresi {i} die Beschäftigungsdauer {f}
çarpma süresi {i} die Stoßdauer {f}
cevap süresi {i} [huk]die Einlassungsfrist {f}
dava açma süresi {i} die Klagefrist {f}
dayanıklılık süresi {i} die Lebensdauer {f}
dayanma süresi {i} die Lebensdauer {f}
deneme sefer süresi {i} die Probefahrtdauer {f}
deneme süresi {i} die Probezeit {f}
depolama süresi {i} die Lagerzeit {f}
derleme süresi {i} der Erhebungszeitraum {m}
doğum süresi {i} die Geburtsdauer {f}
dokunma süresi {i} die Berührungszeit {f}
doldurma süresi {i} die Ladedauer {f}
doldurma süresi {i} die Ladezeit {f}
dönüş süresi {i} die Zykluszeit {f}
dönüş süresi {i} die Umlaufzeit {f}
dönüş süresi {i} die Taktzeit {f}
doyurma süresi {i} die Saturationsdauer {f}
düşünme süresi {i} die Bedenkzeit {f}
düşünme süresi {i} die Bedenkfrist {f}
eğitim süresi {i} die Ausbildungszeit {f}
eğitim süresi {i} die Ausbildungsdauer {f}
eğitim süresi {i} die Lehrzeit {f}
en az dayanıklılık süresi {i} die Mindesthaltbarkeit {f}
erişim süresi {i} die Zugriffszeit {f}
erişim süresi {allg} Suchzeit für Datenzugriff {allg}
esas süresi {i} die Kernarbeitszeit {f}