TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
geçim {i} das Auskommen {n}
geçim {i} das Brot {n}
geçim {i} der Erwerb {m}
geçim {i} die Existenz {f}
geçim {i} die Lebenshaltung {f}
geçim {i} der Lebensunterhalt {m}
geçim {i} der Unterhalt {m}
geçim {i} die Unterhaltung {f}
geçim derdi {ç} die Existenzsorgen {pl}
geçim derdi {ç} die Nahrungssorgen {pl}
geçim endeksi {i} der Lebenshaltungsindex {m}
geçim esası {i} die Existenzgrundlage {f}
geçim fiyat indeksi {i} der Lebenshaltungspreisindex {m}
geçim giderleri {ç} die Lebenshaltungskosten {pl}
geçim giderleri {ç} die Lebensunterhaltskosten {pl}
geçim güvencesi {i} die Existenzsicherung {f}
geçim için gerekenin en asgarisi {i} das Lebensminimum {n}
geçim ihtiyaçları {ç} die Lebensbedürfnisse {pl}
geçim indeksi {i} der Lebenshaltungsindex {m}
geçim kaynağı {i} die Erwerbsquelle {f}
geçim kaynağı {ç} die Existenzmittel {pl}
geçim kaynağı {i} die Nahrung {f}
geçim maliyeti indeksi {allg} Index der Lebenshaltungskosten {allg}
geçim masrafı {i} die Fürsorgelast {f}
geçim masrafı {ç} die Lebenshaltungskosten {pl}
geçim masrafları {allg} Kosten der Lebenshaltung {allg}
geçim masrafları {ç} die Lebenshaltungskosten {pl}
geçim masrafları {ç} die Lebensunterhaltskosten {pl}
geçim masrafları {ç} die Lebensunterhaltungskosten {pl}
geçim masrafları {ç} die Unterhaltskosten {pl}
geçim olanaklarını yoketme {i} die Existenzvernichtung {f}
geçim sıkıntısı {ç} die Nahrungssorgen {pl}
geçim sıkıntısı {i} die Existenznot {f}
geçim temeli {i} die Existenzgrundlage {f}
geçim yardımı {i} die Einkommensunterstützung {f}
geçimde eşel mobil kaydı {i} die Lebenshaltungsgleitklausel {f}
geçimini hilekarlıkla sağlamak {fi} durchmogeln {v}
geçimini kendi kazanma {allg} seinen Lebensunterhalt bestreiten {allg}
geçimini sağlama {i} die Versorgung {f}
geçimini sağlamak {itr} sorgen {itr}
geçimini temin etme yükümlülüğü {i} [huk]die Unterhaltspflicht {f}
geçimini temin etmek {v} bestreiten {v}
geçimini temin etmek {fi} durchfüttern {v}
geçimini temin etmek {fi} durchkommen {v}
geçimini temin etmek {allg} sein Brot verdienen {allg}
geçimini temin etmek {allg} sein Fortkommen haben {allg}
geçimini temin etmek {allg} seinen Unterhalt verdienen {allg}
geçimini temin etmek {fi} durchwursteln {v}
geçimini temin etmek {itr} sorgen {itr}
geçimini temin etmek {v} unterhalten {v}
geçimini temin etmek {v} verproviantieren {v}
geçimini temin etmekle yükümlü {s} [huk]unterhaltspflichtig {adj}
geçimini zorlukla temin etmek {allg} kümmerlich durchschlagen {allg}
geçimli {s} aufgeknöpft {adj}
geçimli {a} einträchtig {a}
geçimli {s} konziliant {adj}
geçimli {s} umgänglich {adj}
geçimli {s} versöhnlich {adj}
geçimli {s} verträglich {adj}
geçimlilik {i} die Umgänglichkeit {f}
geçimlilik {i} die Verträglichkeit {f}
geçimsiz {s} bärbeißig {adj}
geçimsiz {s} bösartig {adj}
geçimsiz {s} griesgrämig {adj}
geçimsiz {s} unverträglich {adj}
geçimsiz {s} zänkisch {adj}
geçimsiz {s} zanksüchtig {adj}
geçimsiz kadın {i} die Zicke {f}
geçimsiz karı {i} das Ehekreuz {n}
geçimsiz karı {i} die Megäre {f}
geçimsiz kimse {i} der Zanker {m}
geçimsiz kişi {i} der Querulant {m}
geçimsiz olmak {allg} Haare auf den Zähnen haben {allg}
geçimsizlik {i} die Bärbeißigkeit {f}
geçimsizlik {i} die Bösartigkeit {f}
geçimsizlik {i} die Dissonanz {f}
geçimsizlik {i} der Griesgram {m}
geçimsizlik {i} [ask]der Krieg {m}
geçimsizlik {i} die Reiberei {f}
geçimsizlik {i} die Reibung {f}
Indirekte Treffer
aile için en az geçim indirimi {i} der Familienabzug {m}
asgari geçim {i} das Lebensminimum {n}
asgari geçim düzeyi {i} das Existenzminimum {n}
asgari geçim haddi {i} das Existenzminimum {n}
asgari geçim indirimi {i} [eko]der Mindestfreibetrag {m}
en az geçim indirimi {i} der Einkommensteuerfreibetrag {m}
en az geçim indirimi {i} der Lebenshaltungszuschuss {m}
en az geçim indirimi {i} der Lebenshaltungskostenzuschlag {m}
en az geçim indirimi {i} der Grundfreibetrag {m}
en az geçim primi {i} der Lebenshaltungskostenzuschlag {m}
en az geçim zammı {i} der Lebenshaltungskostenzuschlag {m}
geçim derdi {ç} die Existenzsorgen {pl}
geçim derdi {ç} die Nahrungssorgen {pl}
geçim endeksi {i} der Lebenshaltungsindex {m}
geçim esası {i} die Existenzgrundlage {f}
geçim fiyat indeksi {i} der Lebenshaltungspreisindex {m}
geçim giderleri {ç} die Lebenshaltungskosten {pl}
geçim giderleri {ç} die Lebensunterhaltskosten {pl}
geçim güvencesi {i} die Existenzsicherung {f}
geçim için gerekenin en asgarisi {i} das Lebensminimum {n}
geçim ihtiyaçları {ç} die Lebensbedürfnisse {pl}
geçim indeksi {i} der Lebenshaltungsindex {m}
geçim kaynağı {i} die Nahrung {f}
geçim kaynağı {ç} die Existenzmittel {pl}
geçim kaynağı {i} die Erwerbsquelle {f}
geçim maliyeti indeksi {allg} Index der Lebenshaltungskosten {allg}
geçim masrafı {ç} die Lebenshaltungskosten {pl}
geçim masrafı {i} die Fürsorgelast {f}
geçim masrafları {ç} die Lebenshaltungskosten {pl}
geçim masrafları {allg} Kosten der Lebenshaltung {allg}
geçim masrafları {ç} die Unterhaltskosten {pl}
geçim masrafları {ç} die Lebensunterhaltungskosten {pl}
geçim masrafları {ç} die Lebensunterhaltskosten {pl}
geçim olanaklarını yoketme {i} die Existenzvernichtung {f}
geçim sıkıntısı {i} die Existenznot {f}
geçim sıkıntısı {ç} die Nahrungssorgen {pl}
geçim temeli {i} die Existenzgrundlage {f}
geçim yardımı {i} die Einkommensunterstützung {f}
her devrin büyüklerine hoş görünmeyi geçim kuralı bilmek {allg} seinen Mantel nach dem Wind hängen {allg}
normal durumda gerekli geçim ihtiyacı {i} der Regelbedarf {m}
sadece geçim sağlayabilmek amacıyla yapılan öğrenim {i} das Brotstudium {n}