TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
girme {i} der Beitritt {m}
girme {i} der Eingang {m}
girme {i} der Einzug {m}
girme yeri {i} [ask]die Einbruchstelle {f}
girmek {fi} abfahren {v}
girmek {fi} abgehen {v}
girmek {fi} ablegen {v}
girmek {fi} abreisen {v}
girmek {fi} abrutschen {v}
girmek {fi} beitreten {v}
girmek {v} beschicken {v}
girmek {fi} besuchen {v}
girmek {fi} betreten {v}
girmek {v} beziehen {v}
girmek {itr} dringen {itr}
girmek {fi} durchdringen {v}
girmek {fi} eindringen {v}
girmek {fi} eingeben {v}
girmek {fi} eingehen {v}
girmek {fi} einmarschieren {v}
girmek {fi} einreisen {v}
girmek {fi} einrücken {v}
girmek {fi} eintreten {v}
girmek {fi} fahren {v}
girmek {fi} fliegen {v}
girmek {fi} fortfahren {v}
girmek {fi} gehen {v}
girmek {itr} geraten {itr}
girmek {fi} hineintreten {v}
girmek {fi} hinfahren {v}
girmek {fi} hingehen {v}
girmek {fi} kleiden {v}
girmek {fi} kommen {v}
girmek {fi} münden {v}
girmek {fi} reisen {v}
girmek {fi} begeben {v}
girmek {allg} einbohren {allg}
girmek {itr} treten {itr}
girmek {fi} vergehen {v}
girmek {fi} wegfahren {v}
girmek {fi} weggehen {v}
girmek {fi} zurücklegen {v}
girmek {fi} [biliş]erfassen {v}
girmek lütfunda bulunmak {fi} hereinbemühen {v}
girmek yasaktır {allg} Betreten verboten {allg}
girmek yasaktır {allg} Betreten verboten! {allg}
girmek yasaktır {allg} Eintritt verboten {allg}
girmek yasaktır {allg} Eintritt verboten! {allg}
girmek yasaktır! {allg} Betreten verboten {allg}
girmek yasaktır! {allg} Eingang verboten {allg}
girmek yasaktır! {allg} Zutritt verboten {allg}
girmesine izin vermek {fi} hereinlassen {v}
girmesini rica etmek {fi} hereinbitten {v}
girmeye çalışmak {fi} hereinbemühen {v}
girmeye cesaret etmek {fi} hineinwagen {v}
girmeye zorlamak {fi} hereinnötigen {v}
Indirekte Treffer
aniden kramp girme {i} [hek]der Krampfanfall {m}
araya girme {i} die Intervention {f}
araya girme suretiyle kabul {i} das Ehrenakzept {n}
araya girme suretiyle kabul eden {i} der Ehrenakzeptant {m}
bir mekana girme yasağı {i} das Lokalverbot {n}
birbirine girme {i} die Karambolage {f}
çok ayrıntıya girme {i} die Weitschweifigkeit {f}
dereceye girme {i} der Platz {m}
dereceye girme {i} [sp]die Platzierung {f}
girme yeri {i} [ask]die Einbruchstelle {f}
göze girme hevesi {i} die Effekthascherei {f}
günaha girme {i} die Versündigung {f}
günaha girme dürtüsü {i} [din]die Erbsünde {f}
hayvanlarla cinsel ilişkiye girme {i} die Sodomie {f}
içeri girme {i} der Einbruch {m}
içgüveysi girme {i} die Einheirat {f}
ilişkiye girme {i} die Fühlungnahme {f}
kabul etmeme yüzünden araya girme {allg} Intervention mangels Akzept {allg}
kapıyı kırarak içeri girme {i} der Einbruch {m}
konuşmada araya girme {i} der Zwischenruf {m}
kramp girme {i} die Verkrampfung {f}
limana girme yasağı {i} die Hafensperre {f}
piyasaya girme {i} die Marktdurchdringung {f}
sıralamaya girme {i} [tic]die Platzierung {f}
tekrar girme {i} der Wiedereintritt {m}
uçarak girme {i} der Einflug {m}
uçarak içeri girme {i} der Einflug {m}
yabancı mekanlara girme korkusu {i} [hek]die Schwellenangst {f}
yürürlüğe girme {i} das Inkrafttreten {n}
yürürlüğe girme {i} [huk]die Rechtskraft {f}
zamanından önce ergenlik dönemine girme {i} [hek]die Prämaturität {f}