TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
gelme {i} das Erscheinen {n}
gelme {i} das Herkommen {n}
gelme {i} das Kommen {n}
gelme cesaretinde bulunmak {fi} hervortun {v}
gelme cesaretinde bulunmak {fi} herwagen {v}
gelme cesaretini göstermek {fi} hervortun {v}
gelme cesaretini göstermek {fi} herwagen {v}
gelme olası değil {allg} er wird kaum kommen {allg}
gelmek {fi} anfahren {v}
gelmek {fi} anlangen {v}
gelmek {fi} anreisen {v}
gelmek {fi} anspannen {v}
gelmek {fi} anspazieren {v}
gelmek {fi} [tek]anstrengen {v}
gelmek {fi} antanzen {v}
gelmek {fi} anzittern {v}
gelmek {fi} aufschießen {v}
gelmek {fi} dazukommen {v}
gelmek {v} dünken {v}
gelmek {fi} eingehen {v}
gelmek {fi} einlaufen {v}
gelmek {fi} eintreffen {v}
gelmek {itr} entsprießen {itr}
gelmek {fi} erfolgen {v}
gelmek {fi} erscheinen {v}
gelmek {itr} geraten {itr}
gelmek {fi} herbeikommen {v}
gelmek {fi} hergehen {v}
gelmek {fi} herkommen {v}
gelmek {fi} herstammen {v}
gelmek {itr} kommen {itr}
gelmek {fi} einfinden {v}
gelmek {fi} einstellen {v}
gelmek {fi} herleiten {v}
gelmek {itr} stammen {itr}
gelmek {fi} teilnehmen {v}
gelmek {itr} treten {itr}
gelmeme {i} das Ausbleiben {n}
gelmeme {i} das Fernbleiben {n}
gelmemek {fi} ausbleiben {v}
gelmemek {fi} fortbleiben {v}
gelmemek {fi} wegbleiben {v}
gelmemesini söyleme {i} die Ausbootung {f}
gelmemesini söylemek {fi} ausbooten {v}
gelmesinden memnun olma {i} der Willkomm {m}
gelmesinden memnun olma {nm} willkommen {nm}
gelmesini beklemek {fi} entgegensehen {v}
gelmesini istemek {v} rufen {v}
gelmesini özlemle beklemek {fi} herbeiwünschen {v}
gelmesini rica etmek {fi} herbemühen {v}
gelmesini rica etmek {fi} herbitten {v}
Indirekte Treffer
aileden gelme varis {i} der Leibeserbe {m}
anadan gelme {s} mütterlich {adj}
anlamına gelme {i} die Hindeutung {f}
ansızın gelme {i} das Einfallen {n}
aracın belli bir hızla sürülmesi halinde sürekli yeşil ışığa denk gelme {allg} grüne Welle {allg}
ard arda gelme {i} die Sequenz {f}
bir araya gelme {i} die Verschmelzung {f}
bir araya gelme {i} die Vereinigung {f}
bir araya gelme {i} [biy]die Aggregation {f}
bir araya gelme {i} das Sammeln {n}
bir araya gelme {i} der Zusammentritt {m}
bir araya gelme {i} die Kumulation {f}
bir araya gelme {i} die Zusammensetzung {f}
birdenbire gelme {i} das Einfallen {n}
birinin soyundan gelme {i} [gökb]die Deszendenz {f}
dışardan gelme {s} äußer {adj}
dolduruşa gelme {i} die Verhetzung {f}
düzenli gelme {i} der Besuch {m}
emre karşı gelme {i} die Zuwiderhandlung {f}
eve gelme {i} der Hausbesuch {m}
galip gelme {i} die Überwindung {f}
galip gelme {i} die Bewältigung {f}
galip gelme {i} die Besiegung {f}
gaz haline gelme {i} die Entweichung {f}
gaza gelme {i} die Verhetzung {f}
gelme cesaretinde bulunmak {fi} herwagen {v}
gelme cesaretinde bulunmak {fi} hervortun {v}
gelme cesaretini göstermek {fi} hervortun {v}
gelme cesaretini göstermek {fi} herwagen {v}
gelme olası değil {allg} er wird kaum kommen {allg}
geri gelme {i} die Wiederkunft {f}
geri gelme {i} die Umkehr {f}
gidip gelme {i} die Pendelwanderung {f}
gidip gelme {allg} Gehen und Kommen {allg}
hakkından gelme {i} die Bewältigung {f}
iyi bir aileden gelme {allg} aus guter Familie {allg}
kanuna karşı gelme {i} die Gesetzesumgehung {f}
kanunlara karşı gelme {i} der Rechtsbruch {m}
karşı gelme {i} der Protest {m}
karşı gelme {i} die Auflehnung {f}
karşı karşıya gelme {i} die Konfrontation {f}
kok haline gelme {i} die Verkokung {f}
koza haline gelme {i} [hayb]die Verpuppung {f}
küçük erkek çocuğun soyundan gelme {i} [demy]die Nebenlinie {f}
menfaatler için bir araya gelme {i} der Zusammenschluss {m}
meydana gelme {i} das Aufkommen {n}
meydana gelme {i} das Werden {n}
meydana gelme {i} die Entstehung {f}
önce gelme {i} der Vorrang {m}
önde gelme {i} die Vormacht {f}
peş peşe gelme {i} die Sequenz {f}
sırayla gelme {i} der Turnus {m}
sırayla gelme {i} die Reihenfolge {f}
soydan gelme evlat {i} der Nachkomme {m}
süre gelme {i} das Bestehen {n}
tekrar bir araya gelme {i} die Wiedervereinigung {f}
üstesinden gelme {i} die Bewältigung {f}
üstün gelme {i} die Überwindung {f}
uygun gelme {i} die Anpassung {f}
vücuda gelme {i} die Inkarnation {f}
yabancı ülkeden gelme insan ve canlı {i} der Exote {m}
yasalara karşı gelme {i} die Gesetzesumgehung {f}
yasalara karşı gelme {i} die Zuwiderhandlung {f}
yasaya karşı gelme {i} die Gesetzesübertretung {f}
yerine gelme {i} die Erfüllung {f}