TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
sürü {i} die Ansammlung {f}
sürü {i} die Bande {f}
sürü {i} die Bank {f}
sürü {i} der Batzen {m}
sürü {i} der Convoy {m}
sürü {i} der Flug {m}
sürü {i} der Haufen {m}
sürü {i} [ask]das Heer {n}
sürü {i} die Herde {f}
sürü {i} die Horde {f}
sürü {i} die Kette {f}
sürü {i} die Menge {f}
sürü {i} [hayb]das Rudel {n}
sürü {i} [hayb]die Schar {f}
sürü {i} [hayb]der Schwarm {m}
sürü {i} die Sippschaft {f}
sürü gibi bir araya gelmek {fi} zusammenscharen {v}
sürü halde yaşayan {s} [hayb]sozial {adj}
sürü halinde {s} herdenweise {adj}
sürü halinde {s} hordenweise {adj}
sürü halinde avlanmak {allg} im Rudel jagen {allg}
sürü halinde dolaşan hayvanlar {i} [hayb]die Rotte {f}
sürü halinde gelmek {fi} anschwärmen {v}
sürü halinde toplanmak {fi} zusammenscharen {v}
sürü içgüdüsü {i} der Herdentrieb {m}
sürü insanı {i} der Herdenmensch {m}
sürü psikolojisi {i} [ruhb]der Herdentrieb {m}
sürü sürü {s} herdenweise {adj}
sürü sürü {a} in Scharen {a}
sürü {i} der Autofahrer {m}
sürü {i} der Fahrer {m}
sürü {i} die Fahrerin {f}
sürü {i} der Führer {m}
sürü {i} die Führerin {f}
sürü {i} der Kraftfahrer {m}
sürü {i} die Kraftfahrerin {f}
sürü {i} [biliş]das Laufwerk {n}
sürü {i} der Treiber {m}
sürü adayı {i} der Fahrschüler {m}
sürü adayı {i} die Fahrschülerin {f}
sürü alıştırma pisti {i} der Verkehrsgarten {m}
sürü belgesi {i} die Fahrerlaubnis {f}
sürü belgesi {i} der Führerschein {m}
sürü belgesi sınavı {i} die Fahrprüfung {f}
sürü belgesine elkoyma {allg} Beschlagnahme des Führerscheins {allg}
sürü belgesinin alınması {i} [huk]das Fahrverbot {n}
sürü dersi {i} die Fahrstunde {f}
sürü ehliyeti {i} der Führerschein {m}
sürü hatası {i} der Navigationsfehler {m}
sürü koltuğu {i} der Führersitz {m}
sürü kursu {i} die Fahrschule {f}
sürü kursu öğrencisi {i} der Fahrschüler {m}
sürü kursu öğrencisi {i} die Fahrschülerin {f}
sürü kursu öğretmeni {i} der Fahrlehrer {m}
sürü kursu öğretmeni {i} die Fahrlehrerin {f}
sürü okulu aracı {i} das Fahrschulauto {n}
sürü okulu aracı {i} der Fahrschulwagen {m}
sürü okulu öğrencisi {i} der Fahrschüler {m}
sürü okulu otomobili {i} der Fahrschulwagen {m}
sürü sınavı {i} die Fahrerprüfung {f}
sürü sınavı {i} die Fahrprüfung {f}
sürü yeri {i} der Führersitz {m}
sürü yeri {i} der Führerstand {m}
sürücülük {i} das Fahren {n}
sürücülük öğretmeni {i} der Fahrlehrer {m}
sürücülük öğretmeni {i} die Fahrlehrerin {f}
sürücülük okulu {i} die Fahrschule {f}
sürücünün (soy)adı {i} der Fahrername {m}
sürücünün kaçması {i} die Fahrerflucht {f}
sürücünün soyadı {i} der Fahrername {m}
sürükleme {i} das Schwemmen {n}
sürükleme kuvveti {i} die Schleppkraft {f}
sürüklemek {fi} abschwemmen {v}
sürüklemek {fi} anschieben {v}
sürüklemek {fi} anschwemmen {v}
sürüklemek {v} begeistern {v}
sürüklemek {fi} fortreißen {v}
sürüklemek {fi} fortschleppen {v}
sürüklemek {fi} hinschleppen {v}
sürüklemek {fi} im Gefolge haben {v}
Indirekte Treffer
bir sürü {a} massenhaft {a}
bir sürü {adv} lawinenartig {adv}
bir sürü {s} haufenweise {adj}
bir sürü {a} zig {a}
bir sürü {s} divers {adj}
bir sürü {i} das Schock {n}
bir sürü ... {allg} eine Fülle von ... {allg}
bir sürü çocuk {allg} zahllose Kinder {allg}
bir sürü eşya {allg} eine Menge Sachen {allg}
bir sürü insanın geri dönüşü {i} [elek]der Rückstrom {m}
bir sürü olay {allg} eine Lawine von Ereignissen {allg}
bir sürü trafik levhasının bir arada bulunması durumu {i} der Schilderwald {m}
halka biçiminde şehir suru {i} der Ringwall {m}
küçük sürü {i} das Häufchen {n}
sürü gibi bir araya gelmek {fi} zusammenscharen {v}
sürü halde yaşayan {s} [hayb]sozial {adj}
sürü halinde {s} hordenweise {adj}
sürü halinde {s} herdenweise {adj}
sürü halinde avlanmak {allg} im Rudel jagen {allg}
sürü halinde dolaşan hayvanlar {i} [hayb]die Rotte {f}
sürü halinde gelmek {fi} anschwärmen {v}
sürü halinde toplanmak {fi} zusammenscharen {v}
sürü içgüdüsü {i} der Herdentrieb {m}
sürü insanı {i} der Herdenmensch {m}
sürü psikolojisi {i} [ruhb]der Herdentrieb {m}
sürü sürü {a} in Scharen {a}
sürü sürü {s} herdenweise {adj}