TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
piyasaya çıkarmak {fi} herausbringen {v}
piyasaya çıkmak {allg} auf den Markt kommen {allg}
piyasaya çıkmak {allg} auf der Bildfläche erscheinen {allg}
piyasaya çıkmak {itr} erscheinen {itr}
piyasaya çıkmak {fi} herauskommen {v}
piyasaya gelen mallar {i} [tic]die Marktbeschickung {f}
piyasaya giriş {i} der Marktzugang {m}
piyasaya giriş değeri {i} der Einstandswert {m}
piyasaya giriş fiyatı {i} der Einführungspreis {m}
piyasaya giriş fiyatı {i} der Einstandskurs {m}
piyasaya giriş fiyatı {i} der Einstandspreis {m}
piyasaya giriş maliyeti {ç} die Einstandskosten {pl}
piyasaya girme {i} die Marktdurchdringung {f}
piyasaya hakim {s} marktbeherrschend {adj}
piyasaya hakim mal {i} der Marktführer {m}
piyasaya hakim şirket {i} der Marktführer {m}
piyasaya hakimiyet {i} die Marktbeherrschung {f}
piyasaya para sürerek enflasyona yol açma {i} [tic]der Inflationismus {m}
piyasaya sahte para sürmek {allg} Falschgeld in Umlauf bringen {allg}
piyasaya sürme {i} die Einführung {f}
piyasaya sürmek {fi} [tic]absetzen {v}
piyasaya sürmek {allg} auf den Markt bringen {allg}
piyasaya sürmek {fi} herausbringen {v}
piyasaya sürmek {allg} in den Handel bringen {allg}
piyasaya sürmek {allg} Markt beliefern {allg}
piyasaya sürmek {allg} Markt beschicken {allg}
piyasaya sürmek {v} [tic]vermarkten {v}
piyasaya sürmek {v} vertreiben {v}
piyasaya sürmek {allg} in Verkehr bringen {allg}
piyasaya sürüm {i} die Marktbelieferung {f}
piyasaya sürüm {i} die Markteinführung {f}
piyasaya yapılan destek {i} [tic]die Marktpflege {f}
piyasaya yeni sürülmüş mal {allg} neu eingeführter Artikel {allg}
Indirekte Treffer
banknotları piyasaya sürmek {allg} Banknoten in Umlauf setzen {allg}
bir ürünü piyasaya sürmek {allg} eine Ware auf den Markt bringen {allg}
büyük sermayelerin tüm piyasaya sahip olması {i} [tic]das Oligopol {n}
hisse senetlerini piyasaya sürmek {allg} Aktien an der Börse emittieren {allg}
piyasaya çıkarmak {fi} herausbringen {v}
piyasaya çıkmak {fi} herauskommen {v}
piyasaya çıkmak {itr} erscheinen {itr}
piyasaya çıkmak {allg} auf der Bildfläche erscheinen {allg}
piyasaya çıkmak {allg} auf den Markt kommen {allg}
piyasaya gelen mallar {i} [tic]die Marktbeschickung {f}
piyasaya giriş {i} der Marktzugang {m}
piyasaya giriş değeri {i} der Einstandswert {m}
piyasaya giriş fiyatı {i} der Einstandskurs {m}
piyasaya giriş fiyatı {i} der Einführungspreis {m}
piyasaya giriş fiyatı {i} der Einstandspreis {m}
piyasaya giriş maliyeti {ç} die Einstandskosten {pl}
piyasaya girme {i} die Marktdurchdringung {f}
piyasaya hakim {s} marktbeherrschend {adj}
piyasaya hakim mal {i} der Marktführer {m}
piyasaya hakim şirket {i} der Marktführer {m}
piyasaya hakimiyet {i} die Marktbeherrschung {f}
piyasaya para sürerek enflasyona yol açma {i} [tic]der Inflationismus {m}
piyasaya sahte para sürmek {allg} Falschgeld in Umlauf bringen {allg}
piyasaya sürme {i} die Einführung {f}
piyasaya sürmek {v} [tic]vermarkten {v}
piyasaya sürmek {allg} in den Handel bringen {allg}
piyasaya sürmek {fi} herausbringen {v}
piyasaya sürmek {allg} auf den Markt bringen {allg}
piyasaya sürmek {allg} in Verkehr bringen {allg}
piyasaya sürmek {allg} Markt beschicken {allg}
piyasaya sürmek {fi} [tic]absetzen {v}
piyasaya sürmek {v} vertreiben {v}
piyasaya sürmek {allg} Markt beliefern {allg}
piyasaya sürüm {i} die Markteinführung {f}
piyasaya sürüm {i} die Marktbelieferung {f}
piyasaya yapılan destek {i} [tic]die Marktpflege {f}
piyasaya yeni sürülmüş mal {allg} neu eingeführter Artikel {allg}
serbest piyasaya müdahale {allg} Intervention am freien Markt {allg}