TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
kötüye çekmek {allg} übel deuten {allg}
kötüye çekmek {allg} übel auslegen {allg}
kötüye doğru gitmek {fi} ausarten {v}
kötüye gitme {i} die Ausartung {f}
kötüye gitme {i} der Rückgang {m}
kötüye gitme {i} [tic]der Rückschlag {m}
kötüye gitme {i} der Rückschritt {m}
kötüye gitmek {itr} nachlassen {itr}
kötüye gitmek {fi} rückwärts gehen {v}
kötüye gitmek {allg} übel ausgehen {allg}
kötüye gitmesi {fi} verdüstern {v}
kötüye kullanarak {s} missbräuchlich {adj}
kötüye kullanılma {i} der Missbrauch {m}
kötüye kullanma {i} der Amtsmissbrauch {m}
kötüye kullanma {i} der Missbrauch {m}
kötüye kullanma {allg} missbräuchliche Benutzung {allg}
kötüye kullanmak {fi} ausnutzen {v}
kötüye kullanmak {v} missbrauchen {v}
kötüye kullanmak {v} Verraten {v}
kötüye yormak {fi} übel nehmen {v}
Indirekte Treffer
açığa imzanın kötüye kullanması {i} der Blankettmissbrauch {m}
adı kötüye çıkmış {s} verrufen {adj}
adı kötüye çıkmış {s} berüchtigt {adj}
adı kötüye çıkmış avukat {i} der Winkeladvokat {m}
adı kötüye çıkmış bir okul {allg} eine verrufene Schule {allg}
adını kötüye çıkarmak {v} verunglimpfen {v}
birinin adını kötüye çıkarmak {s*be} [Redw.]ein schlechtes Licht auf jemanden werfen {s*be}
birisinin adını kötüye çıkarmak {allg} jdn in schlechten Leumund bringen {allg}
bütçenin kötüye kullanılması {allg} Missbrauch von Haushaltsmitteln {allg}
daha kötüye {allg} desto schlimmer {allg}
emniyeti kötüye kullanma {i} die Untreue {f}
görevi kötüye kullanma {i} die Pflichtverletzung {f}
görevi kötüye kullanma {i} das Amtsvergehen {n}
görevi kötüye kullanma {i} der Amtsmissbrauch {m}
görevi kötüye kullanma {i} das Amtsdelikt {n}
görevini kötüye kullanma suçu {i} das Dienstvergehen {n}
güveni kötüye kullanan {i} der Defraudant {m}
güveni kötüye kullanma {i} der Vertrauensbruch {m}
güveni kötüye kullanma {i} die Untreue {f}
güveni kötüye kullanma {i} die Dafraudation {f}
güveni kötüye kullanma {i} die Veruntreuung {f}
güveni kötüye kullanmak {v} veruntreuen {v}
güveni kötüye kullanmak {v} defraudieren {v}
hakkın kötüye kullanılması {i} der Rechtsmissbrauch {m}
hastalığın kötüye gidişi {s} depraviert {adj}
iktidarı kötüye kullanma {i} der Machtmissbrauch {m}
ilaçların kötüye kullanılması {i} der Arzneimittelmissbrauch {m}
inançları kötüye kullanma {i} [huk]die Untreue {f}
kamu fonlarının kötüye kullanılması {allg} Missbrauch öffentlicher Gelder {allg}
kötüye çekmek {allg} übel deuten {allg}
kötüye çekmek {allg} übel auslegen {allg}
kötüye doğru gitmek {fi} ausarten {v}
kötüye gitme {i} der Rückgang {m}
kötüye gitme {i} die Ausartung {f}
kötüye gitme {i} der Rückschritt {m}
kötüye gitme {i} [tic]der Rückschlag {m}
kötüye gitmek {fi} rückwärts gehen {v}
kötüye gitmek {itr} nachlassen {itr}
kötüye gitmek {allg} übel ausgehen {allg}
kötüye gitmesi {fi} verdüstern {v}
kötüye kullanarak {s} missbräuchlich {adj}
kötüye kullanılma {i} der Missbrauch {m}
kötüye kullanma {i} der Amtsmissbrauch {m}
kötüye kullanma {allg} missbräuchliche Benutzung {allg}
kötüye kullanma {i} der Missbrauch {m}
kötüye kullanmak {v} missbrauchen {v}
kötüye kullanmak {fi} ausnutzen {v}
kötüye kullanmak {v} Verraten {v}
kötüye yormak {fi} übel nehmen {v}
krediyi kötüye kullanma {i} der Kreditmissbrauch {m}
lafı kötüye yorma {i} die Wortverdrehung {f}
nüfuzun kötüye kullanılması {allg} Missbrauch der Amtsgewalt {allg}
takdir hakkının kötüye kullanılması {allg} Missbrauch der Ermessensfreiheit {allg}
takdir yetkisinin kötüye kullanılması {allg} Missbrauch der Ermessensfreiheit {allg}
tekelin kötüye kullanılması {allg} Missbrauch eines Monopols {allg}
uyuşturucuyu kötüye kullanma {i} der Drogenmissbrauch {m}
yaptırım gücünün kötüye kullanılması {i} der Machtmissbrauch {m}
yetkiyi kötüye kullanma {i} [huk]der Gewaltmissbrauch {m}
yetkiyi kötüye kullanma {i} der Autoritätsmissbrauch {m}
yetkiyi kötüye kullanma {i} der Amtsmissbrauch {m}
yöntemin kötüye kullanılması {i} der Verfahrensmissbrauch {m}