TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
fırtına {i} die {f}
fırtına {i} das Donnerwetter {n}
fırtına {i} das Gewitter {n}
fırtına {i} [metr]der Sturm {m}
fırtına {i} [ed]der Sturmwind {m}
fırtına {i} das Ungewitter {n}
fırtına {i} [metr]das Unwetter {n}
fırtına {i} [metr]das Wetter {n}
fırtına belirtisi {i} [metr]das Sturmsignal {n}
fırtına bulutu {i} [metr]die Gewitterwolke {f}
fırtına çıkmak {v} gewittern {v}
fırtına çıkmak {fi} stürmen {v}
fırtına gibi {s} angesprengt {adj}
fırtına gibi {s} orkanartig {adj}
fırtına gibi koşmak {allg} [sp]angestrengt laufen {allg}
fırtına kırlangıcı {i} die Schwalbe {f}
fırtına kırlangıcı {i} die Sturmschwalbe {f}
fırtına kopmak {v} gewittern {v}
fırtına kopmak {fi} niedergehen {v}
fırtına kopmak {fi} erheben {v}
fırtına kopmak {itr} [metr]wettern {itr}
fırtına kopuyor {allg} ein Gewitter geht nieder {allg}
fırtına kuşu {i} [hayb]der Gewittervogel {m}
fırtına kuşu {i} [hayb]der Sturmvogel {m}
fırtına nedeniyle yerle bir olmak {fi} abrasieren {v}
fırtına öncesindeki sessizlik {allg} die Ruhe vor dem Sturm {allg}
fırtına sinyal işareti {i} das Sturmwarnungszeichen {n}
fırtına tanrısının yıldırımlar saçan çekici {i} der Donnerkeil {m}
fırtına var {allg} es stürmt {allg}
fırtına var {allg} es wettert {allg}
fırtına yıkımı {i} der Sturmschaden {m}
fırtınakuşu {i} die Schwalbe {f}
fırtınakuşu {i} die Sturmschwalbe {f}
fırtınalar kopmaya hazır {allg} es liegt was in der Luft {allg}
fırtına {s} [metr]böig {adj}
fırtına {s} [metr]gewitterschwül {adj}
fırtına {s} [metr]gewittrig {adj}
fırtına {s} orkanartig {adj}
fırtına {s} stürmisch {adj}
fırtına deniz {allg} böiges Wetter {allg}
fırtına deniz kabarması {i} die Sturmflut {f}
fırtına havada rüzgara karşı yelken açmak {v} [den]lenzen {v}
fırtınanın oluşturduğu zarar {i} der Wetterschaden {m}
fırtınanın verdiği zarar {i} der Sturmschaden {m}
fırtınaya karşı yelken açmak {itr} [den]kneifen {itr}
fırtınaya yakalanmak {allg} in ein Gewitter kommen {allg}
Indirekte Treffer
deprem veya fırtına dolayısıyla ani ve dev dalga {i} die Flutwelle {f}
fırtına belirtisi {i} [metr]das Sturmsignal {n}
fırtına bulutu {i} [metr]die Gewitterwolke {f}
fırtına çıkmak {fi} stürmen {v}
fırtına çıkmak {v} gewittern {v}
fırtına gibi {s} angesprengt {adj}
fırtına gibi {s} orkanartig {adj}
fırtına gibi koşmak {allg} [sp]angestrengt laufen {allg}
fırtına kırlangıcı {i} die Sturmschwalbe {f}
fırtına kırlangıcı {i} die Schwalbe {f}
fırtına kopmak {v} gewittern {v}
fırtına kopmak {itr} [metr]wettern {itr}
fırtına kopmak {fi} erheben {v}
fırtına kopmak {fi} niedergehen {v}
fırtına kopuyor {allg} ein Gewitter geht nieder {allg}
fırtına kuşu {i} [hayb]der Gewittervogel {m}
fırtına kuşu {i} [hayb]der Sturmvogel {m}
fırtına nedeniyle yerle bir olmak {fi} abrasieren {v}
fırtına öncesindeki sessizlik {allg} die Ruhe vor dem Sturm {allg}
fırtına sinyal işareti {i} das Sturmwarnungszeichen {n}
fırtına tanrısının yıldırımlar saçan çekici {i} der Donnerkeil {m}
fırtına var {allg} es wettert {allg}
fırtına var {allg} es stürmt {allg}
fırtına yıkımı {i} der Sturmschaden {m}
güçlü fırtına {i} der Hurrikan {m}
meterolojinin yaklaşan fırtına için yaptığı uyarı {i} die Sturmwarnung {f}
mitolojide fırtına tanrısı {tnz} Donnerer {oA}
rüzgar eken fırtına biçer {allg} wer Wind sät, wird Sturm ernten {allg}
şiddetli fırtına {i} das Donnerwetter {n}