TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
davet {i} der Anruf {m}
davet {i} der Appell {m}
davet {i} die Aufforderung {f}
davet {i} der Aufruf {m}
davet {i} das Bankett {n}
davet {i} die Berufung {f}
davet {fi} einbenennen {v}
davet {i} die Einberufung {f}
davet {i} die Einladung {f}
davet {i} die Evokation {f}
davet {i} die Forderung {f}
davet {i} die Ladung {f}
davet {i} die Proklamation {f}
davet {i} der Ruf {m}
davet {i} die Vorladung {f}
davet {i} [huk]die Zitation {f}
davet edilen {i} die Beigeladene {f}
davet edilen {i} der Beigeladener {m}
davet edilmeden {s} unaufgefordert {adj}
davet etme {i} [ask]die Aufbietung {f}
davet etmek {v} appellieren {v}
davet etmek {fi} [ask]aufbieten {v}
davet etmek {fi} auffordern {v}
davet etmek {fi} aufrufen {v}
davet etmek {fi} beiziehen {v}
davet etmek {v} berufen {v}
davet etmek {v} bescheiden {v}
davet etmek {v} bitten {v}
davet etmek {fi} einberufen {v}
davet etmek {i} die Einberufung {f}
davet etmek {fi} einladen {v}
davet etmek {fi} fordern {v}
davet etmek {fi} hinzuziehen {v}
davet etmek {allg} holen lassen {allg}
davet etmek {v} laden {v}
davet etmek {fi} versammeln {v}
davet etmek {fi} vorladen {v}
davet hakkı {i} das Evokationsrecht {n}
davet üzerine {allg} auf Aufforderung {allg}
davet veren kişi {i} der Hausherr {m}
davet vermek {itr} bankettieren {itr}
davetçi {i} der Bringer {m}
daveti reddetmek {allg} versagt sein {allg}
davetiye {i} die Einladung {f}
davetiye {i} die Ladung {f}
davetiyenin asılması {i} die Ediktalzitation {f}
davetli {i} der Gast {m}
davetli listesi {i} die Besucherliste {f}
davetli misafirler {allg} geladene Gäste {allg}
davetli olarak resmi bir akşam yemeğine katılmak {itr} soupieren {itr}
davetlilerin içeceklerini yanında getirerek katıldığı eğlence {i} die Bottle-Party {f}
davetsiz {s} unaufgefordert {adj}
davetsiz {a} ungebeten {a}
davetsiz {s} [elek]ungeladen {adj}
davetsiz gelen {s} ungebeten {adj}
davetsiz misafir {i} der Eindringling {m}
davetsiz seyirci {i} der Zaungast {m}
Indirekte Treffer
(düelloya) davet {i} die Herausforderung {f}
bir şeyi yapmaya davet etmek {fi} appellieren {v}
birisini düelloya davet etmek {allg} jdn zum Duell herausfordern {allg}
birisini tarafsızlığa davet etmek {allg} jdn zur Ordnung rufen {allg}
çay içmeye davet etmek {allg} zum Tee einladen {allg}
dansa davet etmek {allg} zum Tanzen einladen {allg}
dansa davet etmek {fi} auffordern {v}
davet edilen {i} der Beigeladener {m}
davet edilen {i} die Beigeladene {f}
davet edilmeden {s} unaufgefordert {adj}
davet etme {i} [ask]die Aufbietung {f}
davet etmek {v} berufen {v}
davet etmek {v} laden {v}
davet etmek {i} die Einberufung {f}
davet etmek {fi} beiziehen {v}
davet etmek {allg} holen lassen {allg}
davet etmek {fi} aufrufen {v}
davet etmek {fi} einberufen {v}
davet etmek {fi} hinzuziehen {v}
davet etmek {fi} auffordern {v}
davet etmek {v} bitten {v}
davet etmek {fi} vorladen {v}
davet etmek {fi} fordern {v}
davet etmek {fi} [ask]aufbieten {v}
davet etmek {v} bescheiden {v}
davet etmek {fi} versammeln {v}
davet etmek {fi} einladen {v}
davet etmek {v} appellieren {v}
davet hakkı {i} das Evokationsrecht {n}
davet üzerine {allg} auf Aufforderung {allg}
davet veren kişi {i} der Hausherr {m}
davet vermek {itr} bankettieren {itr}
düelloya davet etmek {allg} zum Duell fordern {allg}
düelloya davet etmek {v} kontrahieren {v}
düelloya davet etmek {v} fordern {v}
düğüne davet etmek {allg} zur Hochzeit einladen {allg}
geri ödemeye davet {allg} Aufforderung zur Rückzahlung {allg}
icaba davet {allg} Aufforderung zur Abgabe eines Angebots {allg}
icaba davet {i} die Invitatio ad offerendum {f}
ilk dansa davet etmek {fi} antanzen {v}
ısrarla girmeye davet etmek {fi} hereinnötigen {v}
kahvaltıya davet etmek {allg} zum Frühstück einladen {allg}
karşı davet {i} die Gegeneinladung {f}
mahkemeye davet etmek {fi} [huk]vorladen {v}
mahkemeye davet etmek {v} [huk]laden {v}
ödemeye davet {i} die Einschussaufforderung {f}
ödemeye davet {i} [tic]der Abruf {m}
tekrar sahneye davet etmek {fi} [tiy]herausrufen {v}
toplantıya davet {allg} Einberufung einer Versammlung {allg}
tövbe etmeye davet eden rahip {i} [din]der Bußprediger {m}