TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
bozukluğu {i} der Gewebsschaden {m}
Indirekte Treffer
ahlak bozukluğu {i} die Verderbtheit {f}
akıl bozukluğu {i} die Geistesstörung {f}
ani dolaşım bozukluğu {i} [hek]der Kollaps {m}
anlam bozukluğu {i} der Sinnfehler {m}
bağışıklık bozukluğu {i} [hek]die Immunschwäche {f}
bellek bozukluğu {i} die Gedächtnisstörung {f}
beslenme bozukluğu {i} [hek]die Dystrofie {f}
beslenme bozukluğu hastası {allg} [hek]dystroph {allg}
beyin kanlanma bozukluğu {i} die Hirndurchblutungsstörung {f}
biçim bozukluğu {i} die Fehlbildung {f}
Bir pilotun görme bozukluğu olmaması gerekir {allg} Ein Pilot darf keine Sehstörungen haben {allg}
çiçek bozukluğu {i} [bitk]die Blatternarbe {f}
çiğneme bozukluğu {i} die Kaustörung {f}
cilt bozukluğu {i} die Hautunreinheit {f}
davranış bozukluğu {i} die Verhaltensstörung {f}
davranış bozukluğu gösteren {s} verhaltensgestört {adj}
demir değerlendirme bozukluğu {i} die Eisenverwertungsstörung {f}
denge bozukluğu {i} die Gleichgewichtsstörung {f}
doku bozukluğu {i} [hek]die Läsion {f}
dolaşım bozukluğu {i} die Kreislaufstörung {f}
dolaşım bozukluğu {i} [hek]die Durchblutungsstörung {f}
dolaşım bozukluğu geçirmek {itr} [hek]kollabieren {itr}
duyma bozukluğu {i} die Hörstörung {f}
duyu bozukluğu {ç} [hek]die Sensibilitätsstörungen {pl}
elektrolit bozukluğu {i} die Elektrolytstörung {f}
genel sağlık durumunun bozukluğu ile ilgili zayıflama hali {i} die Kachexie {f}
görme bozukluğu {i} die Sehstörung {f}
görme bozukluğu {i} die Sehrstörung {f}
görme bozukluğu {i} [hek]der Sehfehler {m}
görme bozukluğu {i} die Sehbehinderung {f}
göz bozukluğu {i} die Sehstörung {f}
hammadde bozukluğu {i} der Materialfehler {m}
hareket bozukluğu {i} die Bewegungsstörung {f}
hazım bozukluğu {i} [hek]die Dyspepsie {f}
irade bozukluğu {i} der Willensmangel {m}
bozukluğu {i} die Arbeitsstörung {f}
işitme bozukluğu {i} die Hörstörung {f}
işletme bozukluğu {i} die Betriebsstörung {f}
iştah bozukluğu {i} die Appetitstörung {f}
istek bozukluğu {i} der Willensmangel {m}
istemeden yapılan ifade bozukluğu {i} die Stilblüte {f}
kalp ritim bozukluğu {i} die Herzrhythmusstörung {f}
kalp ritim bozukluğu {i} die Arrhythmie {f}
kalp ritmi bozukluğu {i} die Herzrhythmusstörung {f}
kan dolaşım bozukluğu {i} die Blutkreislaufstörung {f}
kan dolaşımı bozukluğu {i} [hek]die Durchblutungsstörung {f}
kan dolaşımı bozukluğu {i} [hek]die Kreislaufstörung {f}
kanlanma bozukluğu {i} die Durchblutungsstörung {f}
kelimeleri ve cümleleri anlaşılmaz şekilde kullanma şeklindeki konuşma bozukluğu {i} die Paraphasie {f}
kırılma hatası ve buna bağlı olarak oluşan görme bozukluğu {i} [hek]der Brechungsfehler {m}
konuşma bozukluğu {i} der Sprachfehler {m}
konuşma bozukluğu {i} die Lalopathie {f}
konuşma bozukluğu {i} [hek]die Dysphasie {f}
konuşma bozukluğu {i} der Zungenschlag {m}
konuşma bozukluğu {i} die Sprachstörung {f}
metabolizma bozukluğu {i} [hek]die Stoffwechselstörung {f}
mide bozukluğu {i} die Magenverstimmung {f}
mide bozukluğu {i} die Magenbeschwerden {f}
moral bozukluğu {i} der Frust {m}
moral bozukluğu {i} die Niedergeschlagenheit {f}
moral bozukluğu {i} die Frustration {f}
öğrenme bozukluğu {i} [ruhb]die Dyslexie {f}
pıhtılaşma bozukluğu {i} die Gerinnungsstörung {f}
şekil bozukluğu {i} [hek]die Fehlbildung {f}
ses bozukluğu {i} die Dysphonie {f}
sindirim bozukluğu {i} [hek]die Verdauungsstörung {f}
sinir bozukluğu {i} der Nervenzusammenbruch {m}
sinir bozukluğu {i} [hek]die Nervenschwäche {f}
sinir sistemi bozukluğu {i} die Neurose {f}
şuur bozukluğu {i} [hek]die Bewusstseinsstörung {f}
uyku bozukluğu {i} die Schlafstörung {f}
vücut denge bozukluğu {allg} Gleichgewichtsstörungen pl {allg}
vücut denge bozukluğu {ç} die Gleichgewichtsstörungen {pl}
yapı bozukluğu {i} [hek]die Deformation {f}
yutma bozukluğu {i} die Dysphagie {f}
yutma bozukluğu {i} die Schluckstörung {f}