TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
bağımsız {s} autark {adj}
bağımsız {s} autonom {adj}
bağımsız {s} diskret {adj}
bağımsız {s} eigenstaatlich {adj}
bağımsız {s} eigenständig {adj}
bağımsız {s} frei {adj}
bağımsız {a} selbständig {a}
bağımsız {s} selbstständig {adj}
bağımsız {s} souverän {adj}
bağımsız {s} unabhängig {adj}
bağımsız {s} ungebunden {adj}
bağımsız {s} losgelöst {adj}
bağımsız biçim {allg} freie Form {allg}
bağımsız bir devlet {allg} ein unabhängiger Staat {allg}
bağımsız bölüm {i} [huk]das Teileigentum {n}
bağımsız danışman {i} [pol]der Ombudsmann {m}
bağımsız danışman {allg} unabhängiger Berater {allg}
bağımsız denetçi yoluyla muhasebe denetimi {allg} Buchprüfung durch betriebsfremde Prüfer {allg}
Bağımsız Devletler Topluluğu {allg} Gemeinschaft unabhängiger Staaten {allg}
Bağımsız Devletler Topluluğu {allg} GUS {allg}
bağımsız gibi görünen ama bir büyük devlete bağımlı devlet {i} der Satellitenstaat {m}
bağımsız hale gelmek {fi} verselbständigen {v}
bağımsız işten elde edilen gelirler {allg} Einkünfte aus selbständiger Arbeit {allg}
bağımsız işten elde edilen gelirler {allg} Einkünfte aus selbständiger Tätigkeit {allg}
bağımsız işten elde edilen kazançlar {allg} Einkünfte aus selbständiger Arbeit {allg}
bağımsız işten elde edilen kazançlar {allg} Einkünfte aus selbständiger Tätigkeit {allg}
bağımsız kilise {i} [din]die Freikirche {f}
bağımsız olma {i} die Verselbständigung {f}
bağımsız olmamak {allg} [den]an {allg}
bağımsız olmayan {s} sklavisch {adj}
bağımsız olmayan {s} unfrei {adj}
bağımsız olmayan çalışma {allg} nichtselbständige Beschäftigung {allg}
bağımsız olmayan çalışma {i} die Unselbstständige Beschäftigung {f}
bağımsız olmayan {allg} nichtselbständige Beschäftigung {allg}
bağımsız olmayan {allg} unselbstständige Beschäftigung {allg}
bağımsız simsar {i} der Freimakler {m}
bağımsız tüccar {i} der Eigenhändler {m}
bağımsız yatırım {allg} autonome Investition {allg}
bağımsızlar {fm} Unabhängiger {fm}
bağımsızlaşmak {fi} verselbständigen {v}
bağımsızlık {i} die Eigenständigkeit {f}
bağımsızlık {i} die Freiheit {f}
bağımsızlık {allg} höchste Staatsgewalt {allg}
bağımsızlık {i} die Integrität {f}
bağımsızlık {i} die Selbständigkeit {f}
bağımsızlık {i} die Selbstständigkeit {f}
bağımsızlık {i} [pol]die Souveränität {f}
bağımsızlık {i} die Unabhängigkeit {f}
bağımsızlık {i} die Ungebundenheit {f}
bağımsızlık hareketi {i} die Befreiungsbewegung {f}
bağımsızlık hareketi {i} die Freiheitsbewegung {f}
bağımsızlık ilanı {i} die Unabhängigkeitserklärung {f}
bağımsızlık savaşı {i} der Freiheitskrieg {m}
bağımsızlık savaşı {i} der Unabhängigkeitskrieg {m}
Indirekte Treffer
ana işlem biriminden bağımsız {s} rechnerunabhängig {adj}
bağımsız biçim {allg} freie Form {allg}
bağımsız bir devlet {allg} ein unabhängiger Staat {allg}
bağımsız bölüm {i} [huk]das Teileigentum {n}
bağımsız danışman {i} [pol]der Ombudsmann {m}
bağımsız danışman {allg} unabhängiger Berater {allg}
bağımsız denetçi yoluyla muhasebe denetimi {allg} Buchprüfung durch betriebsfremde Prüfer {allg}
Bağımsız Devletler Topluluğu {allg} GUS {allg}
Bağımsız Devletler Topluluğu {allg} Gemeinschaft unabhängiger Staaten {allg}
bağımsız gibi görünen ama bir büyük devlete bağımlı devlet {i} der Satellitenstaat {m}
bağımsız hale gelmek {fi} verselbständigen {v}
bağımsız işten elde edilen gelirler {allg} Einkünfte aus selbständiger Tätigkeit {allg}
bağımsız işten elde edilen gelirler {allg} Einkünfte aus selbständiger Arbeit {allg}
bağımsız işten elde edilen kazançlar {allg} Einkünfte aus selbständiger Tätigkeit {allg}
bağımsız işten elde edilen kazançlar {allg} Einkünfte aus selbständiger Arbeit {allg}
bağımsız kilise {i} [din]die Freikirche {f}
bağımsız olma {i} die Verselbständigung {f}
bağımsız olmamak {allg} [den]an {allg}
bağımsız olmayan {s} sklavisch {adj}
bağımsız olmayan {s} unfrei {adj}
bağımsız olmayan çalışma {i} die Unselbstständige Beschäftigung {f}
bağımsız olmayan çalışma {allg} nichtselbständige Beschäftigung {allg}
bağımsız olmayan {allg} nichtselbständige Beschäftigung {allg}
bağımsız olmayan {allg} unselbstständige Beschäftigung {allg}
bağımsız simsar {i} der Freimakler {m}
bağımsız tüccar {i} der Eigenhändler {m}
bağımsız yatırım {allg} autonome Investition {allg}
birbirinden bağımsız olarak benzer gelişim {i} die Parallelentwicklung {f}
İsviçrede bağımsız milletvekili {fm} Wilder {fm}
ticari olarak bağımsız {a} [tic]autark {a}
üç bağımsız bölümden oluşan eser {i} [ed]die Trilogie {f}