TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
adamı {i} [din]der Priester {m}
adamı {i} [din]der Schwarzrock {m}
adamı {i} [din]der Seelenhirte {m}
adamı {i} [din]der Seelsorger {m}
adamı ile cemaat arasında karşılıklı okunan uzun dua {i} [din]die Litanei {f}
adamın biri {adv} jemand {adv}
Indirekte Treffer
adamı ile cemaat arasında karşılıklı okunan uzun dua {i} [din]die Litanei {f}
alayda görevli din adamı {i} [ask]der Feldprediger {m}
alayda görevli din adamı {i} [ask]der Feldgeistlicher {m}
antik yazıtları inceleyen bilim adamı {i} der Epigrafiker {m}
bilim adamı {i} der Gelehrte {m}
bilim adamı {i} die Wissenschaftlerin {f}
bilim adamı {i} der Wissenschaftler {m}
bilim adamı {i} der Gelehrter {m}
devlet adamı {i} der Politiker {m}
devlet adamı {i} der Staatsmann {m}
din adamı {i} [din]der Klerus {m}
din adamı {i} [din]der Kleriker {m}
din adamı {i} [din]der Geistlicher {m}
din adamı {i} [hayb]der Schwarzkittel {m}
din adamı {i} [din]die Geistliche {f}
din adamı {i} [din]der Pater {m}
din adamı cüppesi {i} [din]die Robe {f}
din adamı olmayan {i} [din]der Laie {m}
din adamı ve cemaat arasında karşılıklı olarak okunan uzun dua {i} [din]die Liturgie {f}
din adamı yetiştirme kurumu {i} [din]das Seminar {n}
din adamı yetiştirme kurumu mensubu {i} [din]der Seminarist {m}
doğu bilimlerini araştıran bilim adamı {i} der Orientalist {m}
düşünce adamı {i} der Denker {m}
eski yazıtları inceleyen bilim adamı {i} das Epigraf {n}
eylem adamı {allg} ein Mann der Tat {allg}
fikir adamı {i} der Ideologe {m}
fikir adamı {i} der Denker {m}
hayat adamı {i} der Lebenskenner {m}
hayat adamı {allg} ein Mann von Welt {allg}
hesap adamı {i} der Rechnungsführer {m}
Himalaya kar adamı {i} der Yeti {m}
İngiliz din adamı ünvanı {i} [din]der Reverend {m}
adamı {i} der Geschäftsmann {m}
sahte bilim adamı {i} der Schmalspurwissenschaftler {m}
salon adamı {i} der Gesellschaftsmensch {m}
saray adamı {i} der Höfling {m}
saray adamı {i} der Hofmann {m}
siyaset adamı {i} der Staatsmann {m}
tabiat adamı {i} der Naturmensch {m}
üst düzey din adamı {i} der Propst {m}
uzay adamı {i} [gökb]der Astronaut {m}
uzay adamı {i} der Raumfahrer {m}
uzay adamı {i} der Kosmonaut {m}
yüksek rütbeli din adamı {i} der Prälat {m}
yüksek rütbeli din adamı makamı {i} die Prälatur {f}
zevk adamı {i} der Lebemann {m}