TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
şiddetli {s} brüsk {adj}
şiddetli {s} disziplinarisch {adj}
şiddetli {s} drakonisch {adj}
şiddetli {s} durchdringend {adj}
şiddetli {s} eindringlich {adj}
şiddetli {a} erbittert {a}
şiddetli {s} ernst {adj}
şiddetli {s} forsch {adj}
şiddetli {s} frenetisch {adj}
şiddetli {s} gewaltsam {adj}
şiddetli {s} gravierend {adj}
şiddetli {s} grell {adj}
şiddetli {a} grimmig {a}
şiddetli {s} hart {adj}
şiddetli {s} heftig {adj}
şiddetli {s} krampfhaft {adj}
şiddetli {s} lapidar {adj}
şiddetli {s} lausig {adj}
şiddetli {s} Massiv {adj}
şiddetli {a} nachdrücklich {a}
şiddetli {s} radikal {adj}
şiddetli {s} rau {adj}
şiddetli {s} rauschend {adj}
şiddetli {s} scharf {adj}
şiddetli {s} schroff {adj}
şiddetli {adv} sehr {adv}
şiddetli {s} stark {adj}
şiddetli {s} streng {adj}
şiddetli {s} unsanft {adj}
şiddetli {s} vehement {adj}
şiddetli {s} verbissen {adj}
şiddetli {a} wuchtig {a}
şiddetli {s} wütend {adj}
şiddetli açlık {i} der Heißhunger {m}
şiddetli ağrı {s} reißend {adj}
şiddetli ağrı ile bağırsak tıkanması {i} der Heus {m}
şiddetli akıntı {i} die Stromschnelle {f}
şiddetli arzu {s} brennend {adj}
şiddetli arzu {i} der Drang {m}
şiddetli arzu {i} der Durst {m}
şiddetli arzu {i} die Erpichtheit {f}
şiddetli arzu {i} die Lüsternheit {f}
şiddetli arzu {i} die Passion {f}
şiddetli azarlama {i} die Strafpredigt {f}
şiddetli baş ağrısı {i} [hek]die Migräne {f}
şiddetli baş ağrısı {allg} rasende Kopfschmerzen {allg}
şiddetli çalkantı {i} der Seegang {m}
şiddetli çarpma {i} der Prall {m}
şiddetli dairesel hareket {i} [metr]der Wirbel {m}
şiddetli dolu yağışı {i} der Hagelschauer {m}
şiddetli fırtına {i} das Donnerwetter {n}
şiddetli geçimsiz bir evlilik {s} [ruhb]eine zerrüttete Ehe {adj}
şiddetli geçimsizlik {allg} [huk]Zerrüttung der Ehe {allg}
şiddetli gürültü {i} der Höllenkrach {m}
şiddetli gürültü {i} der Höllenlärm {m}
şiddetli hareket {i} der Stoß {m}
şiddetli hava olayları {ç} [metr]die Extremwetterereignisse {pl}
şiddetli heves {i} der Durst {m}
şiddetli heves {i} die Leidenschaft {f}
şiddetli heyecan {i} der Affekt {m}
şiddetli karın ağrısı {i} [hek]die Kolik {f}
şiddetli öfke {i} die Berserkerwut {f}
şiddetli olma {i} die Heftigkeit {f}
şiddetli rüzgar {allg} böiger Wind {allg}
şiddetli rüzgar {i} der Brausewind {m}
şiddetli sağanak yağmur yağmak {itr} platschen {itr}
şiddetli saldırı {i} [ask]der Raid {m}
şiddetli savunucu {i} der Eiferer {m}
şiddetli sıcak {i} die Glut {f}
şiddetli sıcaklık {s} Glut {adj}
şiddetli soğuk {i} der Frost {m}
şiddetli soğuk {allg} grimmige Kälte {allg}
şiddetli soğuklar {allg} bittere Kälte {allg}
şiddetli şüphe {allg} erheblicher Zweifel {allg}
şiddetli tartışma {i} der Schlagabtausch {m}
şiddetli tenkit {i} die Geißelung {f}
şiddetli yağış {i} der Regenschauer {m}
şiddetli yağmur {i} der Regenguss {m}
şiddetli yağmur {allg} starker Regen {allg}
şiddetli yağmur yağıyor {allg} es schauert {allg}
Indirekte Treffer
ani ve şiddetli rüzgar {i} [metr]der Windstoß {m}
biriyle şiddetli çekişme içinde olmak {allg} mit jemandem Krach haben {allg}
çok şiddetli {adv} stark {adv}
çok şiddetli akan {s} reißend {adj}
çok şiddetli ama kısa gök gürültüsü {i} der Donnerschlag {m}
çok şiddetli rüzgar {i} [metr]der Orkan {m}
etkili şiddetli {s} kräftig {adj}
müşterilerin şiddetli alım talebi {i} der Käuferandrang {m}
oldukça şiddetli akan {s} reißend {adj}
şiddetli açlık {i} der Heißhunger {m}
şiddetli ağrı {s} reißend {adj}
şiddetli ağrı ile bağırsak tıkanması {i} der Heus {m}
şiddetli akıntı {i} die Stromschnelle {f}
şiddetli arzu {i} der Durst {m}
şiddetli arzu {i} der Drang {m}
şiddetli arzu {i} die Passion {f}
şiddetli arzu {s} brennend {adj}
şiddetli arzu {i} die Lüsternheit {f}
şiddetli arzu {i} die Erpichtheit {f}
şiddetli azarlama {i} die Strafpredigt {f}
şiddetli baş ağrısı {i} [hek]die Migräne {f}
şiddetli baş ağrısı {allg} rasende Kopfschmerzen {allg}
şiddetli çalkantı {i} der Seegang {m}
şiddetli çarpma {i} der Prall {m}
şiddetli dairesel hareket {i} [metr]der Wirbel {m}
şiddetli dolu yağışı {i} der Hagelschauer {m}
şiddetli fırtına {i} das Donnerwetter {n}
şiddetli geçimsiz bir evlilik {s} [ruhb]eine zerrüttete Ehe {adj}
şiddetli geçimsizlik {allg} [huk]Zerrüttung der Ehe {allg}
şiddetli gürültü {i} der Höllenlärm {m}
şiddetli gürültü {i} der Höllenkrach {m}
şiddetli hareket {i} der Stoß {m}
şiddetli hava olayları {ç} [metr]die Extremwetterereignisse {pl}
şiddetli heves {i} der Durst {m}
şiddetli heves {i} die Leidenschaft {f}
şiddetli heyecan {i} der Affekt {m}
şiddetli karın ağrısı {i} [hek]die Kolik {f}
şiddetli öfke {i} die Berserkerwut {f}
şiddetli olma {i} die Heftigkeit {f}
şiddetli rüzgar {i} der Brausewind {m}
şiddetli rüzgar {allg} böiger Wind {allg}
şiddetli sağanak yağmur yağmak {itr} platschen {itr}
şiddetli saldırı {i} [ask]der Raid {m}
şiddetli savunucu {i} der Eiferer {m}
şiddetli sıcak {i} die Glut {f}
şiddetli sıcaklık {s} Glut {adj}
şiddetli soğuk {allg} grimmige Kälte {allg}